"Haber"iniz var mı?

Halk Tv’de yayınlanmakta olan Medya Mahallesi programında Ayşenur Arslan, iktidarın dış politika tercihlerini eleştirir ifadeler kullandığı için, Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından  Halk Tv’ye “beş gün yayın durdurma” cezası verildi.

Bir Halk Tv seyircisi değildim, dolayısıyla elim kumandada, gözüm yaşlı değil. Aynı şekilde istihdam edilen tüm kademeleri iktidarın kontrolünde olan diğer yandaş kuruluşların yayınladığı manipülatif içerikleri takip etmeye hevesli bir televizyon seyircisi de değilim. Dolayısıyla siz de benim gibi tüm televizyon kanallarını “al birini vur ötekine” şeklinde görüyorsanız, bir televizyon seyircisi olarak bu karar sizleri de pek etkilememiş olabilir. Ama gelin bir de hukuki açıdan ele alalım, bir vatandaş olarak bizi ne kadar etkilediğine bakalım bu kararın…

RTÜK, programda sarf edilen ifadeleri “Türk Silahlı Kuvveti mensuplarını rencide etmek ve onları hafife almak” olarak değerlendirmiş ve yayının ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı olamaz.” hükmünü ihlal ettiğini iddia etmiştir.

Ancak mahkeme sürece dair henüz nihai bir karar vermemiş, Halk Tv’nin yürütmeyi durdurma talebini de önce onaylamıştır. Sonrasında ise kararını gerekçesiz şekilde kaldırmış, henüz davanın esası hakkında hüküm kurulmadan ve kararın uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabilecek olmasına rağmen, yürütmeyi durdurma talebini reddetmiş, yayın durdurma kararının icrasına müsaade ederek bir hukuk garabetine meydan vermiştir.

Daha fenası şu ki RTÜK, Halk TV’ye 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası gerekçe gösterilerek iki defa ceza vermiş; yani aynı cezanın tekrar etmesi durumunda yayıncının lisansı tamamen iptal edilecek. Bu da demek oluyor ki bu yayın durdurma kararı Halk Tv’yi kapatmaya giden yolun ve tabii bir başka yayın organının da tıpkı benzer gerekçelerle, seri biçimde kapatılabileceğinin emsali olma yolunun son adımı.  

Bilmenizi isterim ki karar, uygulama biçimindeki yanlışların yanı sıra  Anayasa m.26 Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti kapsamında da etki doğuruyor; ifade özgürlüğünün engellenmesi ve yurttaşların haber alma hakkının ihlali anlamını taşıyor. Yani günün sonunda, bir televizyon kanalının yayınını durdurmak aslında vatandaşın istediği kaynaktan haber alma hürriyetini elinden almak mânâsına geliyor ve bu mânâsı Halk Tv’den de RTÜK’ten de daha önemli.

Bilgiye ve habere ulaşmanın bu denli kolay olduğu iletişim çağında, halkın başka bir kanal vasıtası ile de -Youtube, Twitter, yabancı kaynaklar vs.- istediği içeriğe erişebileceği çok açıkken bu kapatma kararının maksadının muhalif ve özgür medya fikrini alaşağı etmek isteyen bir anlayışa hizmet ettiğini fark etmemek işten değildir. Bir televizyon kanalını lisans iptaline sürüklemek maksadıyla üst üste kapatma cezaları veriliyor olması, devletin bağımsız bir organı olan Radyo Televizyon Üst Kurulu adına bir utanç olmalıdır.

Unutmayalım demokrasinin olmazsa olmazlarındandır basın özgürlüğü…Medya organlarına dayatılan bu nevi kararlar, farklı seslerin zaten artık duyulamadığı Türk medyası için vahim bir sonun çanlarının çalmaya başladığını gösterir.

Tabii görebilen ve görmek isteyene…

Av. Berna Çatalbaş Saroğlu

YORUM EKLE
YORUMLAR
salih göktürk
salih göktürk - 4 hafta Önce

bugün halk tv kapanır yarın Fox kapanır muhalefet sesleri kapatmak doğru mu olacak işi

salih göktürk
salih göktürk - 4 hafta Önce

bugün halk tv kapanır yarın Fox kapanır muhalefet sesleri kapatmak doğru mu olacak işi

Erdoğan Arduç
Erdoğan Arduç - 4 hafta Önce

Her cümlesini onaylıyor, gerçekleri, birebir yansıtan yazılarının devamını diliyorum