Hakimler tamam da davalar ne olacak

Ülkemiz 15 Temmuz’da bir darbe kalkışması ile karşı karşıya kaldı. Yıllardan bu yana devlet içinde sinsice yapılanan örgüt sonunda yönetimi tam manası ile ele almaya karar verdi ve düğmeye bastı.

Darbe kalkışması yönetimin elden gitmemesi ile sonuçlandı. Ancak bu bir mutlak sonuçlanma olmadı. Çünkü öncesi sırası ve sonrasında darbe planının içinde yer alanların da ayıklanması gerekiyordu.

Ancak sapla saman birbirine girmiş haldeydi. Kollar sıvandı ve öncelikli olarak bu kişilerin yargılanması gündeme geldi. Ancak unutulan bir şey vardı. Yargıda da bu yapılanma söz sahibiydi. Yani sizin tartınız bile bozuktu ki neyi ne şekilde tartacaksınız?

Bu defa rota yargıya çevrildi. İnceleme yapıldığında gerçekten de bazı hakim ve savcıların soruları çalarak ya da bu yapı sayesinde elde ettikleri torpille o mevkilere geldikleri belirlendi.

Bu defa pek çok davada “Kararı veren hakimin tutuklanmasına, tutuklanmasına karar verdiği sanığın salıverilmesine ve davanın yeniden görülmesine” diye verilen mizahi kararlara şahitlik ettik.

Yani hakim suçludan daha suçlu, suçlu hakimden daha haklı…

Ama 15 Temmuz bir gecede olmadı ki nedenler ve sonuçları birkaç günde neticelensin. Yıllar süren bir yapılanmadan bahsediyorsunuz. Belki başlangıçta bu noktaya kadar gelebileceklerini kendileri bile hayal etmiyordu. Ama gelinen noktada, eğitimden adalete, sağlıktan ekonomiye, siyasetten yargıya kadar her alanı ele geçirmişler. Yeniden bir devlet denetlemesi şart olmuş.

Buraya kadarı bilmediğimiz şeyler değil.

Kim göz yumdu, kim yol verdi, kim kar etti, kim nemalandı konularını bir kenara bırakalım. Çünkü ortada cenaze varken intikam almak düşünülmez. Önce mevcut durum düzeltilir gerisine sonra bakılır. “Kim yaptıysa cezasını o çeksin” diyemeyiz. Sonuçta 15 Temmuz gerçekleşseydi bunun faturasını herkes ödeyecekti. Aynı uçaktayız. Uçak düşerse sadece suçu olanlar değil herkes bedel öder.

Neyse konumuz o da değil.

Benim merak ettiğim konu şu: Hukukta mutlak butlan diye bir şey vardır. Yani bir şeyin temelinde hukukilik yoksa, hukuken öyle bir şey de yoktur.

Şöyle düşünün, namaz kılacaksınız. Aldığınız abdest geçerli değil. Namazınız var mı? Yok! İkinci rekatta uzun sure okumanız önemli mi? Değil! Çünkü abdestiniz yok.

Şimdi bu fetö’den tutuklanan hakim ve savcılar aslında hakim ve savcılık hakkını hiç elde etmemişler. Yani bu kişiler hukuken hiçbir hukuki karara imza atamazlar. Aldıkları tüm hukuki kararlar hukuki olarak yok hükmündedir…

Hadi buyrun bakalım.

Hakimlik sınavındaki soruları çalarak (adaletsizlik yaparak, başkalarının hakkını yiyerek) adalet dağıtmak ve başkalarının hakkını koruma görevi elde eden kişinin verdiği hangi karar sağlıklı olabilir ki?

Bu sürecin sonunda bu kişilerin hazırladığı tüm iddianameler ve verdiği tüm kararlar yeniden gözden geçirilmek durumunda kalabilir.

Hakim savcı olmadıkları anlaşılanları görevden almakta sıkıntı yok da hakim savcı olmayanların, hırsızlık yapanların, adalet çalarak, kul hakkı yiyerek göreve başlayanların yargıladıkları ne olacak?

Göreve başlarken soru adaletsizlik yapan kişilerin dağıttığı adalete itimat edecek miyiz yani?

Tersine demokrasi

Partilerin delege seçimleri aslında genel başkan değişikliklerini bile getirebilir. Çünkü siyasi partiler yasasına göre delegeler tespit edilir. Seçilen delegeler ilçe başkanlarını ve il delegelerini tespit eder. İl delegeleri il başkanını ve genel merkez delegelerini belirler. Genel merkez delegeleri de genel başkanı tayin eder.

Bugünlerde partilerde delege tespitleri yapılıyor.

Pek çok kişi konu hakkında fikir sahibi bile değil.

Artık genel olarak genel başkan il başkanını il başkanı ilçe başkanlarını ilçe başkanı da ilçede kendisini seçecek delegeleri tayin ediyor.

İlerisini gerisini bilmem ama bizimki tersine demokrasi…

Günden güne hissediliyor

Sakarya’nın en büyük gazetesi olma iddiasından hiçbir zaman vazgeçmeyen Yenihaber, yayın ilkelerinden ödün vermeden, kaliteyi bozmadan da geniş kitlelere ulaşılabileceğini göstermeye devam ediyor.

Gazetemizin sayfa sayısının, renkli sayfalarının, içerik zenginleşmesinin ve ilçelerde güçlenme politikasının okurlar tarafından fark edildiğini görmek mümkün.

Dijital alandaki yatırımlar da artık etkisini göstermeye başladı.

Sakarya her geçen gün daha fazla Yenihaber okur hale geldi.

Bu da bizim çalışma azmimizi artırıyor. Her gün saatlerce size en nitelikli haber ve bilgileri en doğru ve tarafsız şekilde vermek için çok ciddi bir ekip çalışması yapıyoruz.

Sonuçta dünkünden iyi yarınkinden kötü bir gazete hazırlamış oluyoruz.

Her geçen gün daha iyi bir gazete okumak için siz de görüşlerinizi bizimle paylaşabilir, görmek istediğiniz ya da eleştirdiğiniz haberleri bize ihbar hattımız üzerinden aktarabilirsiniz.

Bir gazeteyi gazete yapan en önemli unsur okurdur. Biz okurlarımız tarafından takdir edilen, sevilen ve benimsenen bir gazete hazırlamak için gayret ediyoruz.

Siz orada olduğunuz sürece biz burada daha sağlam duracağız. Bizimle olduğunuz ve bizi takip ettiğiniz sürece gücümüz artacak ve tarafsızlığın cesurluğu sahaya yansıyacaktır.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halk ve hak adına dik duruşumuzdan ödün vermeyeceğiz.

Bizi izlemeye devam edin…

YORUM EKLE

banner7

banner6