Hangi din, hangi İslam

 Kuşkusuz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki hak tanımazlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah’ın hesabı çok çabuktur. ( Al-i İmran- 19)

Dinin indiriliş süreci Hz. Âdem (A.S.) ile başlamış ve Hz. Muhammed (A.S.)'la birlikte tamamlanmış, her zaman ve zeminde uygulanabilecek hale gelmiştir. Bunun için net emir ve yasaklar, ölçüler, sınırlar, esaslar ve usuller koyulmuştur. Belirtilen bu unsurların değiştirilemez sabitler ile değişebilir arızi(geçici) çözümlerden oluştuğunu görürüz. Ancak zamanla iktidar ve bunun getirdiği imkânları haksız bir şekilde elinde tutmak isteyenler, bir şekilde sabitleri değiştirerek, arızi çözümleri de sabitleyerek oluşturdukları bu durumu kendi lehlerine(aslında aleyhlerine çünkü ahrette onların hesabı çok daha çetin olacaktır) kullanmışlardır. Yani dinin tahrif edilmiş bu halini halkı narkozlamak için kullanmışlardır. Bir bakıma 'din afyondur' tespitini haklı çıkarmışlardır. Ya da 'Sezar'ın hakkı Sezar'a, İsa'nın hakkı İsa'ya' anlayışını Müslümanlara yedirmişlerdir. Ne demek istiyorum: Konum ve durum olarak halkın diğer kesimlerinden (mal ve makam bakımından) üstte olanlar ile (toplumu yönlendirme bakımından) önde olanlar dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır. Böylece dinin hakikati ile halkın (gariban çoğunluk) arasına bir perde koymuşlar ve o perdenin önünde oyunlarını oynamışlardır. Öyle ki Maun Suresindeki dini yalanlayan veya din ile yalan söyleyene atfen belirtilen, -onların namaz gibi ibadetleri sizi aldatmasın çünkü onunla gösteriş yaparlar- uyarısına rağmen mağdur edilenler, mağdur edenleri severler ve desteklerler. Hatta onlar için en yakınlarını bile kırmaktan geri kalmazlar.

Murdar hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilmiş, boğulmuş, vurularak öldürülmüş, yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanarak öldürülmüş hayvanlarla -henüz canı çıkmadan yetişip kestiklerinizin dışında- yırtıcıların yediği hayvanlar, dikili taşlar önünde (sunaklarda) boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyla paylaşmanız size haram kılındı. Çünkü bunlar doğru yoldan sapmaktır. Bugün, kâfirler dininiz hakkında ümitlerini yitirmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâmiyet’i beğendim. Kim açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, günah sınırına varmaksızın yiyebilir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir. (Maide-3)

O halde bu durumdan kurtulmak için zaman zaman silkinmeli ve dini yalnız Allah'a has kılarak yani ihlâsla hareket eden Müslümanlar olmalıyız.  Bu ise şu anlama gelir: Korunması gereken kişiler ve kurumlar değil manalar ve değerlerdir. Ama yine de size bir şeyler yedirmeye çalışanlar olursa, ben tokum, çünkü ben Allah'ın kitabı, peygamberinin sünneti ile doydum, deyiniz. Hadi yolunuz açık olsun.

                                                     DEMOKRASİ-2
Demokrasinin en önemli unsurlarından biri seçimdir. Ama bugüne kadar gördüğüm ve bildiğim bütün seçimler gerçek bir seçim olmamıştır. Bu seçimlerde toplum mühendislerinin, iç ve dış güçlerin yaptıkları oyunlarla mevcutların en iyisinin değil en kötüden biraz daha iyi olanın seçilmesi sağlanmıştır. Tabii ki medyanın reklam gelirleri ve ihale alma karşılığı yaptığı katkı da yadsınamaz. Yoksa sen -ben istediğimi seçtim - mi diyorsun, o halde sen ne yaptığını bilmiyorsun…


 

YORUM EKLE