Hayvan olsa yapmaz

Sakarya yine ülke gündeminde.

“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” diye bir söz vardır ya. Bir iletişimci olarak söyleyeyim, reklamın kötüsü olur. Biri hırsız olarak tanınırsa mesela bu reklam, reklam mıdır? Bunun kötüsü olmaz mı?

Peki daha kötüsü nedir? Bir kişi tecavüzcü olarak tanınırsa… Daha kötüsü bir yerleşim yerinde köpeğe tecavüz edilirse…

Dün gazetelerde, ajanslarda böyle anıldı Sakarya…

“Sakarya’da köpeğe tecavüz…”

Hayvan yapmaz be…

Bir katille empati kurabilirim ben. Adamın canına tak etmiştir. Sinir krizine girmiştir. Bazı şeyler üst üste gelmiştir falan…

Ya da bir hırsızı. Adam aç kalmıştır. İhtiyacı vardır. Ya da seviyordur macerayı. Olabilir yani.

Ama bir tecavüzcü ile empati kuramam. Anlayamam. Hele ki bir hayvana tecavüz eden yaratığı anlama şansım hiç yok.

İnsan diğer dünyasını düşünmese bu dünyasını düşünmeli. Bir şekilde bunu kimin yaptığı ortaya çıkacak. Bir şekilde ortaya dökülecek. Geride kalan aileni, ailenin ilişkilerini, ticaretini haysiyetini de mi düşünmeyeceksin?

Nasıl bir yaratıksın ki böyle bir şey yapıyorsun?

Peki daha kötüsü sen ortaya çıkana kadar insanlar çocuklarını nasıl sokağa çıkaracak? O bölgede çocuğu olanların psikolojisini anlayabiliyor musunuz?

“Bir kötünün kırk mahalleye zararı dokunur” derler. Bir elimize geçirsek o yaratığa kırk mahallelik kötülük yapasımız var da…

Neyse…

Iraklıların kavgalarını Suriyeliler ayırırsa şaşırmayın

Adapazarı Merkez’de Iraklılar arasında kavga çıkıyor. Kavga öyle basit bir kavga da değil. Bıçaklar falan çekiliyor. Adamların dilini bilmiyorsun. Birini tutsan belki ölümüne neden olacaksın.

Kim haklı kim daha öfkeli anlayamıyorsun.

Çaresiz kendiliklerinden sakinleşmelerini bekliyorsun. Iraklıların kavgası aslında tarafsız sahaya taşınmış oluyor. Kendi ülkelerinde huzur kalmadığı için bizim ülkemize gelen adamlar bizim ülkemizde de benzer şeyleri yapıyor. Aslında ülkemizde asayiş sorunu çıkaran insanların alacağı ilk ceza sınır dışı etmek. Ama adamları sınır dışı ediyorsun bir fotokopi kimlikle geri dönebiliyor.

Onun için ülkelerine göndermek bile sorun değil.

Onun için bundan sonra Iraklıların kavgasına denk gelirseniz Suriyeli birini bulun. O onların dilinden anlar…

Ben bilmiyordum demek olmaz

Hukuk “bir insanı bir konuyu bilmiyorsa bilemiyorsa veya bilmek zorunda değilse” suçtan muaf tutar. Yani siz bir ürün aldınız, aldığınız ürünün faturasını aldıktan sonraki kısmı devlet ile alakalıdır. Size ulaşana kadar kısmı devlet tarafından garanti edilmiş olmalıdır.

Ya da kasaptan et aldınız. Aldığınız ette mezbaha mührü var. Sizi ondan öncesi ilgilendirmez. Çalıntı inek miydi, yurtdışından kaçak mı gelmişti… Sizi bağlamaz.

Ancak             bu durumun aşırı istismar edilmesi de söz konusu.

Son zamanlarda tütün fiyatlarına zam gelmesi işleri karıştırdı. Tiryakiler artık tütün alıp kendi sigaralarını kendileri yapıyor. Bunda bir mahsur yok. Ancak alınan tütün açıksa mutlaka hassas davranılmalı. Çünkü buradaki kaçakçılık birden fazla tehlike içeriyor. Birincisi devlete kazık atıyorsunuz. Vergi çalınmasına aracılık ediyorsunuz. İkincisi aldığınız üründen emin değilsiniz. Kendi sağlığınızla ikinci kez oynuyorsunuz. Üçüncüsü ve asıl önemlisi sizden elde edilen gelir terör örgütlerine kaynak sağlamış oluyor.

Sigara içmeniz ve sağlığınızı tehlikeye atmanız sizin sorununuz. Vergi kaçırmanız devletin değerlendireceği konu. Ancak terör örgütlerine bu şekilde kaynak aktarılmasına aracı olmanız affedilir bir durum değil.

“Ben bilmiyordum” diyerek vicdanınızı da rahatlatamazsınız…

 

YORUM EKLE

banner7

banner6