HECATİ Yazıyor: Ben bu işten bir şey anlamadım sevgili okur

Birlik ve beraberliğe her zamankinden az ihtiyacımız olan şu günlerde yazımın başında büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpmüyorum. Malum pandemi dönemindeyiz. Pandemik pandemik geziyoruz.

Bu koronavirüs günlerinde tüm kurallara elimden geldiğince uymuş biri olmam tüm kuralları onayladığım anlamına gelmesin sevgili okur.

Muhtemelen sen de benim gibi elinden geldiğince kurallara uydun. Zaten bu süreçte insanlar ikiye ayrıldı. Kurallara uyanlar şeytana uyanlar. Biz Mübarek Ramazan’da kurallara uyan cenahta yer aldık.

Bu süreç içinde AVM’lerin açılması ama parkların falan kapanması şaşırtıcı. Cami meselesine hiç girmiyorum. Ama insanlar sanki pazaryerinde camide durduklarından daha yakın duruyor.

Bu arada geçtiğimiz hafta cumartesi ve pazar günleri sokağa çıkmak yasakken pazartesi gün AVM’lerin açılmasını da bir o kadar ilgi çekici. Virüsün cumartesi ve pazar günleri sokakta bulaşma imkanı var ama sanki pazartesi günü AVM’de bulaşma ihtimali yok. Değişik bir mantık.

Bu arada gözün aydın sevgili okur. Berberler açıldı. Ama zaten pek çok kişi evine tıraş makinesi almıştı. Bu nedenle berberlerin önünde pek de kuyruk olmadı.

Hafta sonu ile 19 Atatürk’ü Anma ve Mayıs Gençli ve Spor Bayramı birleştirildi. Yine sokağa çıkma yasağı geldi. Eskiden bu tatiller birleştirilsin diye ümit ederdik, şimdi birleştirilmesine sinir oluyoruz. Ama neyse ki haftanın devamının bayram olduğu dikkatlerden kaçtı. Bu şekilde önümüzdeki hafta üç gün daha sokağa çıkma hakkı elde ettik.

Bayramda da elimizde her zamanki gibi kolonya olacak ama bu defa misafire dökmek için değil. Virüsten korunmak için.

“Ben size maske takın dedim dedim takmadınız ne oldu şimdi” misali Sakarya’da artık sokakta da maske takmak mecburi oldu. Eskiden en azından sosyal mesafe kuralına uyarsak maske takmamıza gerek olmuyordu. Yolda kendi başıma gidiyorum. Neden maske takayım ki? Ama kural kuraldır. Artık tek başına ıslık çala çala yürümek yok. Maske sayesinde ıslık sesi de kesilmiş olacak.

Maske işi biraz da maddiyatı ilgilendiriyor. Maskenin tanesinin bir liradan pahalıya satılması yasak. Devlet bunu söylüyor. Maske satan yere gidiyorsun, “Abi biz bir liraya alamıyoruz ki sana bir liraya satalım” diyor. “E tamam kaç lira ise verelim” diyorsun. “Olmaz suç işlemiş olurum” diyor. Adam sana pahalı fiyattan maske satarsa o suç işliyor. Sen maske takmadan sokağa çıkarsan sen suç işliyorsun.

Masken olmadığı için maska almak amacıyla sokağa çıkmak istersen yandın. Yani dışardan eve geldin. Son maskeni de çıkardın çöpe attın. “Sabah eczaneden alırım” dedin. Sabah bir de baktın ki sokağa maskesiz çıkmak yasak. Hayırlısı olsun…

Maske konusu içinden çıkılabilir bir durumda değil de…

Şehirlerarası yollarda yolcu fiyatları yeniden şekillendirilmiş. Buna göre 101 kilometre yola 100 lira tavan fiyat önerilmiş. Sakarya’dan Harem 144 kilometre görünüyor. Bu hesaba göre Harem’e 110 lira gibi bir bedele gidebileceğiz. Tabi bunun için yolların açılması falan da gerekli. Ama daha güzeli Harem’e gidiş dönüş tüplü bir araç o kadar yakıt harcamıyor.

Yani şahsi aracınız varsa bu şekilde gitmeniz daha karlı olabilir.

Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Samsun, Van’a gidemiyorsun. Yanı başındaki Zonguldak’a gitmen de yasak. Senin zaten Sakarya’dan çıkman yasak sevgili okur. Sana ne 101 kilometrenin 100 lira olmasından.

Evde durursan virüs bulaşma riski yok. Maske takma zorunluluğun olmadığı için günde en azından bir liran cepte. Seyahat de edemeyeceğine göre oradan da bir miktar kardasın.

Ramazan olduğu için oruç da tutuyorsan…

Evde kalmakla maksimum verim elde etmiş oluyorsun sevgili okur.

Evde kalmanın iyi tarafı da bu işte.

Sen gene de yukarıda saydığım konuları bir düşün. Hazır evdesin diye çok düşünüp de başına iş alma da…

Gene de bir düşün yani.

AVM meselesini, berber konusunu, seyahati, maskeyi…

Hepsini anlarsan bana da anlat diye yazdım bunları. Yoksa ben de sizden fazla bir şey bilmiyorum yani…

Sistem böyle. Sen bileceksin yazara anlatacaksın. Yazar bilirse sana anlatacak. Biz bize yeteriz kampanyasının bir benzeri gibi düşün.

Hadi kal sağlıcakla sevgili okur. Haftaya bayramlık yazı ile karşındayım.

Görüşmek üzere…

HECATİ: Sokağa çıkma yasağı var. İçim ürperiyor. Ya evde yoksam…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 6 ay Önce

Hemen hemen her cümlesi adrese teslim mesaj. Tebrikler...