Hecati Yazıyor: Gazetemiz yayına hazırlandığı sırada

Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Günlük gazeteler haberi yazana kadar haberin yalanlanması bile gerekebiliyor.

Daha önce “Sokağa çıkma yasağı gelebilir mi” diye yazı yayınlandığı gün sokağa çıkma yasağı gelmişti. “Şehirler arası seyahat yasağı gelebilir” diye yazıldığı gün seyahat yasağı gelmişti.

Perşembe günü Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Twitter hesabından “Sokağa çıkma yasağının kaldırılması insanlara rahat getirmemeli” diye paylaşım yaptı. Bu paylaşım “Hafta sonu sokağa çıkma yasağı yok” diye bir yorum yapıldı.

Sonra akşam saatlerinde sokağa çıkma yasağı geldiği ilan edildi. Bazı gazeteler baskıda araya girip hafta sonu sokağa çıkma yasağı olduğunu okuyucularına duyurdu. Sonunda dün gün ortasında hafta sonu sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı ilan edildi.

Bu şekilde son kırk sekiz saat içinde sokağa çıkmak serbest izlenimi verildi. Sokağa çıkmak resmen yasaklandı. Sonra da yasak ortadan kalktı.

Şimdi siz gazete basıyor olsaydınız ne yazardınız?

Cem Yılmaz’ın Uzay Yolu filmindeki karakterleri eleştirdiği bir esprisi vardı. “Konuşan ana karakterlerin arkasında sürekli bir şeyleri kurcalayan adamlar var. Bu adamlar sürekli bir düğmeyi kurcalıyor. Yahu bunun bir ayarı yok mu? Yap gidelim.”

Hafta sonu zaten pek çok kişi hayatını daha rölantide yaşıyor. Adam ailesi ile birlikte daha sakin yerlere gidiyor. Hatta çoğu kişi ya köye gidiyor ya da evden çıkmıyor. Zaten evden çıkmayacak adama “Evden çıkman yasak” dediğinde morali bozuluyor.

Bakın hafta sonu insanların sosyal hayatı daha zayıflayacak. Hafta içine göre çok daha az temas olacak. Onun için ben hafta sonu sokağa çıkma yasağının bundan sonraki süreçte faydasının olmayacağını düşünüyorum.

Dumanla bulaşıyor olmasın

İşyerleri faaliyete geçmeye başladı. Kafeteryalar açıldı. Kafeteryaya giriş maske ile. Masada otururken sıkıntı yok. Maske ile çay içemeyeceğine göre…

Masalarda çay içilebiliyor. Ama nargile içmek yasak.

Aynı şekilde mesire alanları açıldı. Mesire alanlarında piknik serbest. Ama mangal yapmak yasak. Tüm buradan hareketle koronavirüsün duman ile bulaştığını düşünmeye başladık.

Düğün serbest halay yasak

Düğün mevsimi açılıyor. İnsanlar hayatlarını birleştirecekler. Virüs ona bile müdahale ediyor. Kardeşim bir bırak yakamızı. Sevenle sevdiği arasına virüs giriyor. Önümüzdeki günlerden itibaren düğün sezonu açılacak. Ama düğünlerde halay çekmek bir süre daha mümkün olmayacak. Belki de halay eldiveni diye bir şey çıkar. Onunla halay çekeriz.

Bizim sigara ile ilgili reklamlarımızda bile halayın önemine gönderme yapılıp “Hadi baba” diyen kızlarımız var.

Düğün olmasa bile halay olur. O kadar söyleyeyim.

Sosyal mesafeyi sayısal ölçüyoruz

Ezelden besi sayısalcılar ile sözelciler birbirini sevmez. Hatta zaman zaman sayısalcılar sözel alanları bilimden saymaz. Sözelciler sayısalcılara, “Yaptığınız bilimsel faaliyetleri sözel olarak anlatmak zorundasınız” diyor.

Ama virüs bizi öyle bir hale getirdi ki…

Sosyal mesafe şart. Sayısalcı olsanız da sözelci olanız da.

Ama sosyal mesafeyi sayısal olarak ölçmek zorundasınız.

Yani virüse karşı hep birlikte topyekun mücadele edilmesi gerekiyor. Bu kadar net.

HECATİ: Ben sokağa çıktıktan sonra sokağa çıkma yasağı ilan edilmez inşallah…

YORUM EKLE