Hecati yazıyor: Kamil ne yapıyorsun

Herkes beş vakit namaz kılmıyor. Ama hemen her erkek Cuma Namazı’na gider. Belki de sırf bu nedenle Cuma Namazı çıkışında para toplamak için camiler sıraya girerler.

Camilerin ihtiyacı olduğu için Diyanet pandemi döneminde para toplamıyor. Çoğunca her cami kendi ihtiyaçları için para toplayabiliyor. Bunlar normal hatta olması gereken şeyler.

Cuma Namazları pandemi döneminde caminin dışında kılınıyor. Bizim gibi mesaiye yetişmek zorunda olanlar zaten pandemiden önce de namazı dışarıda kılmak durumunda kalıyordu.

Camiye girerken kapıda zaten para toplanacak olan masayı görüyorsunuz. Eğer bağış yapmak isterseniz zaten o anda karar vermiş oluyorsunuz.

Çıkışta hoca selamı verir vermez bu masaların başına (sanırım cami derneklerinde görevli olanlar) bir gönüllü geçiyor. Başlıyor hatırlatma yapmaya. “Camimizin ihtiyaçları için. Allah rızası için, hocanın bahsettiği eksiklerimizin giderilmesi için” falan…

Siz eğer son sünneti kılmaya niyet ettiyseniz içinizden sure ve duaları okurken fonda sürekli bu adamın sesi var.

Bu adamlar biraz da çevresi olan adamlar anladığım kadarıyla. “Az çok demeyelim, boş geçmeyelim Hasan” diyor bazen.

Arada “Kamil ne yapıyorsun” diyor.

Yetmiyor, “Adamı tanımam ama fasulyesi güzel. Ben aldım” diye de devam edebiliyor.

Aklı başında olmayan adamın namaz kılması farz değil. Namaza gelen adamların aklı başındadır. Para verme niyeti varsa verecektir de.

Ama bırak da adam namazını bir rahat kılsın be kardeşim.

Anladığım kadarıyla bu arkadaşlar zaten para toplanacak masanın dibinde namaz kılıyor. Daha hoca selamı bitirmeden geçiyor tezgahın başına, “Az çok demeyelim, boş geçmeyelim…”

Siz masanın başında durmazsanız para çalan olur mu? Camiye gelen adam muhtemelen para çalmaz. Hadi ayakkabı çalanları düşünürsek, orada durmanız gerekebilir.

Masayı herkesin çıkış güzergahına koyduğunuz için maddi durumu iyi olmayanlar sizinle göz teması kurmamaya çalışarak oradan çıkmak zorunda kalıyor. Ona da eyvallah da…

Bari az çok demeyelim, insanların huşu içinde namaz kılması için biraz çenemizi tutalım. En azından “Kamil nasılsın” diye konuşmayalım.

Allah rızası için ama…

Çorabı çıkarken alan adam

Camiden başladık oradan devam edelim. “Hoca namaz öncesinde bir iki konuyu hatırlatayım” diye söze girdi. Dedi ki, “Namaza çıplak ayakla ya da terli çorapla girmeyelim. Bunun için cami girişine yeni çoraplar koyuyoruz. Bunları bedelsiz alıp giyebilirsiniz. Lütfen hijyene dikkat edelim…”

Çok güzel bir uygulama. Pek çok camide de bu var. Allah razı olsun.

Sonra hoca devam ediyor konuşmasına, “Kameradan gördük. Bir vatandaş çıplak ayakla camiye geliyor. Namazını kılıyor. Çıkarken kenardaki çoraplardan bir çifti alıp cebine koyuyor ve gidiyor. Çorap helali hoş olsun da… Bari içeri girerken giy şu çorabı…”

Bunu yapan adama keşke verilen vaaz fayda etse…

Ama etmez ki…

Konuşmayan berber mi olur

Erkek kuaförleri siyasetten ekonomiye, spordan sağlığa kadar her konuda fikir sahibidir.

Kadınlar güzellik salonlarında aslında psikolojik terapi görür.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan karara göre berberler mümkünse müşteri ile konuşmayacak.

Kadınlar kuaföre zaten konuşmak için gidiyordu da…

Konuşulursa cezası ne olacak? Bu konuda alınan kararlar aslında sadece tavsiye niteliği mi taşıyor yoksa bir zorunluluk mu?

Bu duruma da bir netlik getirilse iyi olur.

HECATİ: Milletin hikayesi mutlu sonla bitiyor Bizimki "neyse" ile...

YORUM EKLE