Her gün beş vakit kılıyor ya

Camiye gittiğimizde sıklıkla hocalar arka saf yerine oturan cemaate hitap eder. “Bu şekilde namaz olmaz” diye başlar. Ama cemaat oralı olmaz. Hoca da söylediği ile kalır. Namaz kılınırdı.

Bir gün camiden çıkarken hocanın yanına gittim ve “Hocam! Bu kadar anlatacağınıza bu işi çözebilirsiniz. Neticede caminin sorumluluğu sizde. Cami dernekleri de elinizde. Bir gece yatsıdan sonra kaldırın oturakları. Konu kapansın” dedim. Henüz sözümü tamamladığımda cemaatten bir arkadaşım, “Hocam Münir Bey sürekli camide namaz kılıyor ya (!) rahatsız oldu demek ki söyleminizden” dedi.

Bunun üzerine söylenecek bir cümlem olmadığı için değil de söyleyeceğim hiçbir cümlenin geri dönüşü olmayacağı için yutkunmayı tercih ettim.

Aradan belki de yıllar geçti. Geride kalan hafta Diyanet İşleri Başkanlığı bir genelge yayınladı. Benim yıllar önce söylediğim şeyi yaptı ve camilerdeki oturakların kaldırılmasını salık verdi.

Din aslında geleneklere bağlıdır. Geleneklere de saygılıdır. Mesela Türkiye’de namaz kılınışı esnasında başka hiçbir şeyle ilgilenilmez. Ama başka ülkelerde sigara içerek namaz kılınabiliyor.

Bizim ülkemizde taburede namaz kılanlara eleştiriler arttı. Diyanet de bu kadar basit bir karar aldı.

Aslına bakarsanız birbirimize sinir olunacak son yerdir camiler de…

Bizde camide çıkan tartışmaya Ankara’dan Diyanet İşleri’nden müdahale edilmesi gerekiyor demek ki.

Neyse “hepimize hayırlı cumalar olsun” diyelim de konuyu kapatalım…

Devlet güvencesi olmalı

İlimizde de şubesi bulunan ülke çapında nam yapmış bir özel özel okul zinciri ekonomik sıkıntıya düştü. Sakarya’daki şubede bir sıkıntı olmadığı ilan edildi ama sonuçta aynı eğitim sistemi uygulandığı için sonuçları Sakarya’yı da etkileyecekti.

Neyse ki okul bir vakıf tarafından satın alındı ve kriz aşılmış oldu. Dönemin ortasında öğretmenlerin, velilerin ve en önemlisi öğrencilerin bu şoku yaşamasına en gel olunmalı. En azından özel okulların devlet teminatında olması gerekir.

Özel okulların mal varlıklarını ipotek edersiniz bunun karşılığında sezon sonuna kadar öğrencilerin başlangıçtaki şartlarla eğitim almasını garanti etmiş olursunuz. Bu şekilde ne devlet riske girmiş olur ne veli ne de öğrenci…

Arapların Sakarya hayranlığı

Sakarya Arapların en fazla toprak satın aldığı üçüncü il olmayı başardı. İstanbul ve Bursa ile aramızda ciddi bir fark olsa da Sakarya’da satılan toprak da azımsanmayacak ölçüde. Eğer hepsi bir arada olsa orta halli bir mahalleye denk geliyor.

Havası güzel, suyu temiz, manzarası iyi…

Hizmet noktasında bizim bazı şikayetlerimiz var ama…

Araplar için “cennet” tanımına uygun yerlerden burası.

Onun için en fazla ilgi gösterdikleri yerlerden bir tanesinin Sakarya olmasına şaşmamak lazım.

Mesaj verme yöntemleri

Sakarya’da bir alışveriş merkezi önünde bir genç pompalı tüfekle ateş ediyor. İfadesi alınan genç iddiaya göre birilerine mesaj vermiş.

Eskiden insanlar güvercin kullanırmış.

Sevgililer mesaj vermek için mektubun ucunu yakarmış.

Devletler elçiler kullanıyor.

Savaş zamanlarında telgrafla mesaj veriliyor.

Telefonlarda da mesaj özelliği var.

Neredeyse tüm sosyal medya uygulamalarının mesaj özellikleri mevcut.

Ama pompalı tüfekle de mesaj vermek mümkünmüş demek ki.

Umarız iletim raporu da benzer yolla gitmiyordur…

YORUM EKLE