Her şey çok güzel olacak!


‘’Her şey çok güzel olacak’’ diyorlar, ama yüzlerindeki melek maskesiyle bile, özdeki şeytanı, ne yazık ki saklayamıyorlar. ‘’Her şey çok güzel olacak’’ diyorlar, ama ülkenin ortasına kin, nefret, öfke ve isyan ateşi yakmak istiyorlar. Ve bence, o ateşi yakında yakacaklar. ‘’Her şey çok güzel olacak’’ diyorlar, peki neden, bu sloganın önüne, ‘’Herkes için’’ cümlesini ekleyemiyorlar. Ben de, kendimde hak görüp, tüm ülkeye soruyorum; her şey, kimin için çok güzel olacak? Hadi cesurca söyleyin de, biz de bilelim. Her şey, PKK için mi, DAEŞ için mi, YGP için mi ya da FETÖ için mi çok güzel olacak? Her şey, Ayasofya’nın minarelerini yıkmak isteyen, haçlı zihniyeti için mi güzel olacak? Ya da patronunuz Amerika için mi, her şey çok güzel olacak? Söyleyin, bu millet te, ona göre taraf olup, tavır alsın.
Bu sorular, hemen olmasa da, yakın zamanda cevabını bulacak. Ancak kabul etmek lazım ki; ülkede oynanan oyun, bu sefer çok profesyonel. Kabul etmek lazım ki; mimarı FETÖ olan bu slogan, kulağa ve ruha çok hoş geliyor. Kabul etmek lazım ki; kurulan oyun muazzam, ama en az oyun kadar, oyuncular da muazzam. Kabul etmek lazım ki; bütün muhalefet, Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığı çatısı altında toplandı ve bu sefer çok güçlü. Ne yazık ki, kabul edelim ki; Ekrem İmamoğlu, içinde olan, bu ülkeye öfkesini, nefretini, kinini saklayan, Oscarlık bir oyuncu.
Türkiye; ‘’sevgi kelebeği’’ rolünü çok iyi oynayan, İstanbul’u kaybeden İmamoğlu’nu, seçimden sonra daha çok konuşacak. Ancak şuan, bu slogan ve ülke genelinde esen, daha doğrusu estirilen bu hava, ülkeyi boş yere oyalıyor.
Oysa Türkiye’nin konuşması gereken, daha önemli konular var. Mesela, kötü giden ekonomi var konuşulması gereken. FETÖ’nün, devlet içindeki yapılanmasının ne kadar temizlendiğini, FETÖ’den temizlenen makamlara, kimlerin geldiğini konuşalım. ‘’her şey çok güzel olacak’’ sloganının, mimarının FETÖ olduğu, çok net bir şekilde belli iken, bu sloganın, ülke genelinde nasıl bu kadar etkili olduğunu, FETÖ ile nasıl mücadele edildiğini konuşalım. Sınırımızda olan terör koridorlarını ve o koridorları, bir an önce temizlemeyi konuşalım.
Evet bütün bunları konuşalım da; önce içimizdeki mikroplardan arınalım. Zira son dönemde yaşadığımız kaos, dışarıdan yönetilen adamlar yüzünden, bu adamların inşa ettiği gergin ve tehlikeli ortam yüzünden, ülke olarak içimize kapandık, kapanıyoruz. Çünkü ülkemizin içi toz duman iken, sırtımızdan vuranlar, ülkeyi oyalama taktikleri var ve bu konuda da, ciddi bir şekil başarı elde ediyor iken, kafamızı kaldırıp, dünyaya bakıp, dünyanın her yerine İslam’ı ve İslam adaletini götürmek çok zor.
Peki ama çare, çözüm, çıkış yolu ne olabilir? Ülke, fazla özgür belki de. Ego ve kibre varan fazla özgüven sahibi ve bu ülkede herkes çok fazla konuşuyor. Kim bilir, bu kadar özgürlük, yaramıyor bize. Kim bilir, gerçekten bir diktatör lazım ülkeye. Çünkü dediğim gibi, yüzünde melek maskesi, dilinde ‘’her şey çok güzel olacak’’ sözü olan, dışardan yönetilen adamları bir kenara koyup, ekonomi gibi, terörle mücadele gibi konuları gündeme alarak, 2023 yılına, daha güzel şekilde gitmek gerek 

YORUM EKLE

banner7

banner6