Hop memursun

Okul bitiriyorsun. Öğretmen falan oluyorsun. Yıllarını veriyorsun. Diplomanı alıyorsun yetmiyor. Sınava hazırlanıyorsun. Dershane, hazırlık kitaplar falan. Aynı üniversite sınavı öncesinde olduğu gibi… Üniversitesi mezunu olduğunda aslında meslek sahibi olmuş oluyorsun ama devlet seni resmen öğretmen yapmıyor. Sonra sınavın açılmasını bekliyorsun. Sınav açılıyor. Giriyorsun. Yetmiyor. Elde ettiğin puanlara neresi olur diye bakıyorsun. Alışveriş gibi düşün. Ne kadar puan alırsan tercihin o kadar önem kazanıyor.

Bazı durumlarda sınav puanın da yetmiyor. Mülakata giriyorsun. İfade verir gibi kendini anlatıyorsun. Çoğunca senden birkaç yıl önce mezun olmuş insanların karşısında bir daha sınava giriyorsun. Profesörlerin ölçmesinden geçip mezun oluyorsun da bazen, senden birkaç yıl önce aynı okulu bitirmiş olan adamlar tarafından mülakatta eleniyorsun.

Tüm bu parkurları tek canla geçebilirsen stajyer öğretmen olma hakkı elde ediyorsun. Eğer yine uslu durursan da memur olmaya hak kazanıyorsun. Ne güzel değil mi…

Peki başka yolu yok mu?

Belediye başkanına rica ediyorsun. Mezuniyetine çok bakmadan seni özel kalem müdürü atıyor. Birinci aydan itibaren memursun. Altı ay görevine devam edersen şube müdürü ayarındasın.

Neden yazdım bunu?

Sakarya’daki belediyeleri denetleyen Sayıştay rapor açıklamış da. Bu özel kalem kadroları falan suiistimal ediliyormuş.

Günaydın efendim…

Kendine iyi bak demedim mi

Dün bizim gazetede bir haber vardı. Habere göre herkesi hasta eden virüsün bir tedavisi de yok aşısı da…

Üç yaşında bir oğlum var. Her gün evden çıkarken bana “Baba kendine iyi bak” diyor. Geçen gün üzerinize afiyet rahatsızlandım. Oğlum geldi bana fırça atar gibi, “Baba ben sana ‘kendine iyi bak’ demedim mi? Neden beni dinlemiyorsun” dedi.

Şimdi doktorlar da aynı şeyi söylüyor. Korona virüsü ile ilgili bizim yapacağımız bir şey yok. Siz kendinize iyi bakın.

Basit hata pahalıya mal oluyor

Önceki gün Hendek’te bir kümesin havalandırma ünitesi arızalanıyor ve 27 bin tavuk telef oluyor.

Ölen tavuk olunca konu pek önemsenmiyor da…

İnsanlar da aslında benzer şekilde yaşamını yitiriyor. Basit bir dikkatsizlik, işini yapanın mesuliyetinin gereğini yerine getirmemesi canların yanmasına neden oluyor.

“Biz bir şey olmaz” ya da “O kadar çatlak su kaçırmaz” mantığı ile yaşadığımız için hayatta kalmamız tesadüfen oluyor ya…

Akıllı ütü masası ilgi görür mü

Sakaryalı minik mucit Semih Polat akıllı ütü masası projesi yapmış ve bu proje sayesinde katıldığı yarışmada finale yükselmiş. Kazanır mı? Önemli değil. Önemli olan Sakaryalı bir çocuğumuzun bilime ilgi duyması.

Kazanması konusuna gelince.

Ütü masasına elektriği bağlıyorsun. Masa beş saniye ütünün hareket etmediğini fark ettiğinde elektriği kesiyor. Bu şekilde yangın çıkma ihtimali olmuyor.

Genel olarak hanımların en sevmediği aktivite ütü yapmaktır. Hele bir de mevsim yazsa.

Ütü masasının başında beş saniye hareketsiz kaldığında elektriğin kesileceğini ve ütünün soğumaya başlayacağını bilen kadın bu masayı tercih etmeyebilir.

Zira beş saniye bile durmadan ütü yapmak istemeyebilir. Yani özetle, jüride kadın varsa Semih’in birinciliği zora girebilir.

YORUM EKLE