İdam geri gelmesin mi?

Müge Anlı’nın programını takip ediyorsunuzdur. Sakarya’da bir anne çocuğunu öldü zannederek evi yakıyor.

Bu insan normal değil. Aklı, kalbi olan kimsenin yapacağı şey değil bu.

Bu tarz insanların toplumda olmasının da dünyada olmasının da kimseye bir faydası yok.

Ben olabildiğince insancıl düşünmeye çalışırım.

Gazeteci olmam dolayısıyla da duygularımdan sıyrılma zorunluluğum var. Ama kardeşim kendi çocuğunu yakan birine de insani duygularla yaklaşmak gerekir mi?

Her ne olursa olsun bu gibi durumlar için istisna uygulanmalı.

Gerekirse idam cezası için halk referanduma gitsin. Gerekirse her idam kararı verildiğinde halk oylama yapsın. Ama bu gibi insanların yeniden cesaret bulamaması için, ibretialem için idam cezası geri gelsin.

Dost acı söyler

Sakarya her şeye uygun bir şehir. Turizm yapacaksanız potansiyel var mı? Var! Peki Sakarya için bir turizm şehri diyebilir miyiz? Hayır!

Sakarya’da insan dikseniz yetişecek verimli topraklar var. Bu il tarım şehri midir? Hayır!

Sakarya sanayileşen şehirlerden biridir. Sanayi alanları dolu. Bu il için sanayi şehri denebilir mi? Hayır.

Sakarya yol üstünde kalan İstanbul, Ankara hatta İzmir’e yakın. Tüm bunların karşılığı olarak Sakarya’nın ticaret şehri olduğunu, Marmara’nın Kayseri’si olduğunu söyleyebilir miyiz? Hayır!

Önceki günkü toplantıda Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım şehirde vizyon sorunu olduğunu söylemiş. Kimilerinin ağırına gitmiş. Peki yukarıda yazdıklarımı da göz önüne aldığımızda Sakarya vizyonlu bir şehir mi?

Zengin düşmanlığı

Ahlaklı olan herkese saygım vardır. Hele birilerine iş sağlayan adamların kazandığı parada hiçbir zaman gözüm olmadı.

Zengin insanların topluma borcu da vardır. Kendi zenginleşirken çevredekilere de imkan sağlamalı.

Vergilerini vermenin ve insanlara istihdam sağlamanın ötesinde sivil toplum kuruluşları eliyle de topluma faydalı olmalıdırlar. Ancak para çok tehlikeli bir silahtır. Para sayesinde kendini kaybetmeden, şımarmadan, ahlak çerçevesinde projeler üreterek toplumu ileri götüren ve bu sayede de servet sahibi olan herkes el üstünde tutulmalıdır.

Alkışlar SATSO’ya

Sakaryaspor yeni bir oluşuma gitti. İlçe belediyelerinden ilde ileri gelen derneklerden destek alan yönetime bazı kesimlerden tepkiler gelse de sonuçta yönetim her şeyi kulak ardı ederek çalışmalarına başladı.

Futbolcularla sözleşmeler yenilenmeye ve takıma takviyeler yapılmaya başlandı. SATSO önümüzdeki sezon deplasman giderlerini üstlenmeyi taahhüt etti. Yönetimde yer alan her kurum da bundan sonra net açıklamalar yapacaktır.

İlk adımı atan SATSO’ya şehir adına teşekkür ederim.

Okullar hazır ya veliler

Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Milli Eğitim kendi üstüne düşen hazırlıkları tamamlama noktasına geldi. Sakarya’daki okulların eğitim-öğretime hazır olduğu ifade edildi.

Pandemi dönemi tüm sistemin yeniden elden geçmesini zorunlu hale getirdi.

Okulların ikili öğretime geçmesi, haftada üçer günden altı güne yayılması gündemde. Taşımalı sistemin nasıl işleyeceği konusu halen çözülebilmiş değil.

Veliler ise çok daha tedirgin. Bazı veliler çocuğunun bir yıl kaybetmesini göze almış durumda.

Okullar kadar velilerin ve öğrencilerin de hazırlanması, bilgilendirilmesi ve dahası bilinçlendirilmesi gerekiyor.

Velilerin çocukları okulda olmalı akılları değil…

HECATİ: Tuhaftır insanoğlu kimse bilmez kendini. Kime iyilik ettiysen ondan kolla kendini…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ergül şentürk
Ergül şentürk - 2 ay Önce

Değerli tespitleriniz için çok teşekür ederim.