İktidar talebinin yerelde imtihanı

Yerel yönetimler, merkezi yönetimlere göre toplumun kılcal damarlarına doğrudan nüfuz etme imkânına daha fazla sahiptir.
Yerelde izlenen iktisadi, sosyal ve kültürel politikalar, yürütülen projeler, yapılan çalışmalar, kısa vadede somut sonuçlar doğurabilir.
Bu imkânın doğru değerlendirilmesi, yerelden genele doğru bir stratejinin geliştirilmesine olanak tanıyabileceği gibi heba edilmesinin maliyeti de yerelden genele doğru artabilir.
Herhangi bir iktidar partisi, muhalefet partilerinin haline bakarak kendisini avantajlı görüp, bunun rehavetiyle hareket ederse, bunun bedelini ağır şekilde ödeyebilir.
Kendisinde vehmettiği güç, karizma ve otorite ile her şeye kudretinin yeteceğini zannederek, hatalarından ders çıkarmak yerine günah keçisi arayarak, kendisine dönük eleştiri ve itirazları ihanetle eş tutarak, elinde tuttuğu kamu imkân ve kaynaklarını emanet bilinciyle yönetmek yerine şahsileştirerek, ehliyet ve liyakat yerine sorgusuz sualsiz bir itaati referans alarak yönetmek, şüphesiz tepki toplayacaktır.
Asgari ücreti açlık ve yoksulluk sınırında tutarak, emeğin değerini düşürerek, çalışma koşullarındaki güvenceleri kaldırarak, küresel dünya sisteminin finans ağlarına bağlanmanın neticesinde gelen kredi havuzunu betonla doldurarak, tarım ve hayvancılık politikalarını üretici aleyhine uygulayarak, kamusal kaynakları özelleştirme yoluyla piyasa aktörlerinin rantına aktararak oluşan suni kalkınma ve büyüme rakamları, elbette bir noktada insanların gündelik hayatına olumsuz yönde tesir edecektir.
Toplum; iktisadi anlamda krizle boğuşurken, sosyal zeminde sürekli bir çatışma ortamında kalırsa, böylesi politik bir kaos ikliminde yaşamaktan gün gelecek yorulacaktır.
Bir taraftan lüks ve israf, diğer taraftan işsizlik ve yoksulluk hüküm sürerse; insanlar giderek derinleşen bu uçuruma bakarak olan biteni daha fazla sorgulayacaktır.
Böyle bir vasatta muhalefet, sadece hükümet politikalarına karşıtlığın kendisini iktidara taşıyacak bir ittifak doğurduğuna inanırsa fena halde yanılabilir.
Yerel seçim sonuçlarında, yönetime yönelen tepkinin oy oranlarına yansımasına bakarak kendisine büyük bir teveccüh gösterildiği zannına kapılırsa, yanlış bir ders çıkarmış olacaktır.
Daha önceki örneklerde görülmüştü, genel ve yerel seçimlerde seçmen davranışları farklılaşabiliyor, bazen genelde şans verdiğinin karnesine bakarak yerelde tercihini değiştirebilirken, bazen de yerelde şans verdiklerinin bununla ne yapacağını merak edebiliyor.
O noktada muhalefet kanadı, işin belediye kazanmak değil, o belediyelerle ne iş yapacağını bilmek olduğunu doğru düzgün örneklerle gösteremez ve kendinde haddinden fazla güç vehmederse, genel seçim gelmeden kendisine tanınan imkânı heba etmiş olacaktır.
Belediye başkanları, politik polemiklerle yahut ülkenin aktüel politikalarıyla haşır neşir olup kendi yerelinde yapacaklarını ikinci plana atarsa kaybedecektir.
Belediyelerin sosyal ve iktisadi anlamda doğrudan topluma temas etme imkânı varken, yerel yönetimlerin burada alternatif politikalar üreterek ortaya koyabileceği enerjisini yanlış mecralarda, geçici işlerde tüketmesi, kimseye fayda sağlamayacaktır.
Sandık bir gün olabilir ama sandığın sonuçlarının omuzlara yüklediği yetki ve sorumluluk her gündür.
Herkes, yerel seçim sürecindeki sözlerle, vaatlerle iktidar imtihanında sınanacaktır.
Söz verildi, sözünde duranlarla cayanlar ortaya çıkacaktır.
Toplumun çözüm beklediği sorun alanlarına yönelik doğru politikalarla yönelenler, kimlikçilik yapmak ya da kimliksizleşmek yerine kimlikli ve farklı kimliklerle barışık bir anlayış geliştirenler, kamu kaynaklarını rant ya da yandaşlık için değil halk için değerlendirenler şüphesiz bu sınavı verebilir, fakat söz ile eylem arasındaki yakınlık ve uzaklık, her zaman insanların gözü önünde bir kriter olarak duracaktır.
Günlerin ne getireceğini hep birlikte göreceğiz.
Kendi adıma, önümüzde çok ciddi sorunlar, iç içe geçmiş krizler varken bir seçim sonucuna bakıp aceleci ve hayalci çıkarımlarda bulunmaktan yanayım.
Karamsarlığa yenilmek ne kadar kötüyse, içi boş bir iyimserliğe kapılmamak da bir o kadar kötü olacaktır.
Hayırlısı inşallah.


 

YORUM EKLE

banner7

banner6