Çiftçinin gözünden bir gün

Kocaali’ye bağlı Aktaş, Caferiye, Demiraçma, Gümüşoluk, Karalar Çobansayfan ve Kirazlı Köyü sakinleri yaşam ve çalışma süreçlerini paylaşırken su, elektrik ve internet sorunlarını da aktardı. 

Çiftçinin gözünden bir gün

Şevval Geçin/ Serkan Ok
Uzun yıllardır kırsalda yaşamını sürdüren köy sakinleri, endüstrileşme sonucu şehirlere göç etmeye devam ediyor. Köylerin azınlık nüfusu emeklilerden oluşurken, kimisi sadece yaz aylarında gelerek bağ ve bahçeleriyle ilgileniyor. Sakarya Yenihaber Gazetesi muhabirleri olarak, Kocaali’ye bağlı Aktaş, Caferiye, Demiraçma, Gümüşoluk, Karalar Çobansayfan ve Kirazlı köylerini gezdik. Köy sakinleri yaşam biçimleri, gündelik çalışma süreçleri ve sorunlarını derleyerek siz değerli okuyucularımız ile buluşturduk.
DEDEDEN OĞULA DEVAM
Aktaş Köyü Muhtar Azası Vedat inanç, köy tarihini anlatarak, “Atalarımız M.Ö. 900 yıllarında geldi. Burası önceden Ermeni köyüymüş. Dededen oğula devam ettiriyoruz. Yüzde 90’ımız çocuklarını okutabilmek için merkezlere iniyor. Köyümüzde alt yapı problemimiz var. SASKİ buralara uğramıyor. Kanalizasyon konusunda sorunlar yaşıyoruz. Su sorunumuz yok yeni depo yapıldı. Bizim köylerimiz haricinde diğer köyler su sorunu yaşıyor. Bizde su sorunu yok fakat elektrik sorunu var, sürekli kesiliyor. Son zamanlarda telefonlar çekmiyor. Hiçbir operatör düzgün çekmiyor. Yetkililere seslendiğimizde kimse ilgilenmiyor” dedi. 
‘MEMNUNUZ’
Aktaş Köyü’nde 160 hane olduğunu belirten köy sakinlerinden Avni İlkiz, “Yaz aylarında izinli olduğumuz günlerde gelerek fındık temizliği yapıyoruz. Fındıkların bakımı, tırpan işlemlerini yapıyor ve filizlerini alıyoruz. Fındığın fiyatı iyi, pek zararı yok. Devletten de belediyemizden de memnununuz. Yollarımız güzel. Biz normalde şehirde yaşıyoruz. Yaz aylarında ya da hafta sonları köyümüze gelerek burada vakit geçiriyoruz. Köyümüzde 160 hane bulunuyor. Dedelerimizden beridir buradayız. Emanet edilen bu yerlere sahip çıkmaya çalışıyoruz. Şahsi bir sorunum var, 50 yıldır bahçemizin tam ortasından tuvalet kuyusu geçiyor ve koku yapıyor. Karşıdan karşıya geçemiyoruz, dereler büyüdü. Bununla ilgili Büyükşehir’e yazdık fakat geri dönüş alamadık” diye konuştu.
‘ELEKTRİK YETERSİZ’
Fındığın çok emek istediğini söyleyen köy sakinlerinden Adem Koç ise, “Burada durduğumuz müddetçe her gün iş oluyor. Hemen hemen her gün bahçeye gidiliyor. Temizlik, gübre, ilaçlama için 12 ay iş var burada. Fındık çok emek istiyor, dışarıdan gözüktüğü gibi değil. Mahallede alt yapı problemi yaşanıyor. Kuyular kokmaya başladı. Elektrik yetersiz. Harmanda ev yaptım, 4-5 seneden beri elektrik bağlanmadı. Bu yüzden jeneratör kullanıyorum. İnternet sıkıntısı her köyde olduğu gibi burada da var. Arkadaşlar yetkililere başvurdu fakat bir cevap alınamadı. Koronavirüs sürecinde burada olduğumuz için şanslıydık. Dışarıda bağ-bahçeye gidiyorduk. Daha rahat geçti, köyde olmamız şehirde olmamızdan daha iyiydi. Tek sıkıntı çocuklar içindi. Eğitimlerini düzgün alamadılar” dedi.
‘KESİNTİLER YAŞIYORUZ’
Caferiye Köyü’nde sürekli elektrik kesintisi yaşandığı söyleyen Faik Abuhan, “Sorunlarımız çok. Bir gün boyunca sabahları tarlalara gidiyoruz. Fındıklar çok az, ‘bir umut’ diyerek fındıklığa tekrar tekrar gidiyoruz unuttuğumuz fındık kalmış mı diye. Uğraşlarımız böyle. Bankadan kredi çekiyorsun, faizi kesiyor ödemeyle birlikte fazlasıyla geri alıyor. Kredi çekmek dert, çekmemek ayrı bir dert oluyor. 65 yaş için yasaklar geri geldi. Bugüne kadar aspirin içmemiş bir insanım, hasta olan evde kalsın. Ben neden kısıtlanıyorum? Burada doğa içindeyim. Yasaklar, şehir merkezlerinde uygulansın. Sürekli elektrik kesintisi olduğu için elektronik eşyalarımız bozuluyor, yanıyor. Bu köy kalabalık olmasına rağmen sık sık kesintiler yaşıyoruz. Bozulan makinemin 800 lira masrafı çıktı, 200 lira fazla verince sıfır almış oluyorum” dedi.
HAYVANCILIK ÖLDÜ
Köy sakinleri olarak gündelik olarak yaptıkları çalışmalara değinen Münir Abuhan, “Köyümüzde şu anda fındık zamanı, herkes fındıkla uğraşıyor. Köyümüzde ilaçlamalar yetersiz, aşırı derecede tırtıl ve sivrisinek oluyor. Köydeki insanlar mutlu değil. Hayvancılık yok, adeta öldü. Fındıkta da sorunlar yaşıyoruz. Her taraf beyaz Amerikan Kelebeği dolmuş durumda. Burası bir mahalle burada herkesin interneti yok. Kimse eğitimini tam alamadı, eğitim saatinde çocuklar sokaklarda geziyor. Eğitimde alt yapı olmadığı için eksiklikler mevcut. Muhtarımız çok güzel çalışıyor, her şeyin altından kalkmaya çalışıyor fakat köylerde sorunlar bitmiyor. 5-6 ton fındık alan adam bu sene 600 kilo fındık alıyor” şeklinde konuştu.
‘SORUN YAŞAMADIK’
Demiraçma Köyü Mahalle Muhtarı İlyas Yılmaz yaz aylarında su sıkıntısı çektiklerini dile getirerek, “Burada ilk dönemim. Genelde vatandaşlar dışarıdan geliyor şu anda burada bin kişi civarında vatandaş bulunuyor. Çoğu sorunlarımızı aştık herhangi bir sorunumuz kalmadı, ufak tefek sorunlarımız var. Su sıkıntısı her köyde olduğu gibi bizde de var ama 1-2 aylık periyodda bunları yaşıyoruz o da işçiler geldiği için. Bu sorun Kocaali’nin genelinde yaşanıyor. Çiftçilerimiz pandemiden çok etkilenmedi, herkes bağına bahçesine gitti. Köy olarak pek sorun yaşamadık. Öğrenciler sorun yaşadı herkesin evinde internet yok. Dernek veya muhtarlığın internetiyle elimizden geldiğince öğrencilere yardımcı olmaya çalıştık. Köyümüzde 80 hane bulunuyor. Gündelik olarak sabahları bahçeye gidiyoruz öğlen kahvehaneye geliniyor namaz vakitleri camiye gidiliyor. Kışın köyün yüzde 60’ı merkeze gidiyor” dedi.
‘YOĞUNLUK VAR’
Fındık bakım işleri yaptığını belirten 57 yaşındaki Rahim Büyükkaya, “Köye gelemeyenlerin fındık bakım işleri ile ilgileniyorum. Yoğunluk sürekli var. Kışları da buradayım. Muhtarımız sürekli çalışma yapıyor. Tek sorunumuz internet. Daha önce internet bağlatmıştım çekmediği için iptal ettim. Pandemi süresince hafta sonları işe gidemedik, taşıma yapamadık. İzin vermediler pek. Hafta sonları sokağa çıkamadık. Bizi ve çalışanları etkiledi. Fındık bu sene fena değil ama ilaç atmıyorlar. Atılmayan yerlerde daha az oluyor. Kuraklıktan çok etkilendi. Sürekli ilaçlama işlerini yapıyordum. Bilmeyenler için ziraat odaları mühendisler yollayarak insanlara eğitim veriyor” ifadelerini kullandı.
‘İNTERNET ÇEKMİYOR’
Gümüşoluk Köyü’nde geçim kaynaklarının fındık olduğunu dile getiren Hüseyin Nebioğlu, “Bu köyde doğdum ve 65 yaşımı burada doldurdum. Şu anda fındık toplama sezonundayız. Fındığın bir postasını topladık, dökülenleri de aldık. Şimdi son toplama dönemine girdik. Bir hafta sonrada tamamen toplayacağız. Şu anda herkes fındığını kurutma işinde. Alt yapı sorunumuz yok. Elektrikte de pek sorunumuz yok fakat internet çekmiyor. Yüz yüze eğitim çok farklı bir şey. Pandemi süresince çocuklar fazlasıyla sorun yaşadı. Okula gidemeyenler evde eğitim gördü, gören kişiler de sınırlı sayıdaydı. Bazı aileler gezen tavuk üretimine geçti fakat esas geçim kaynağımız fındık. Arazimiz eskiden boldu, nüfus azdı herkese yetiyordu” diye konuştu.
‘İDEAL GEÇİYOR’
Pandemiyi iyi bir şekilde geçirdiklerini ifade eden Turhan Bozkurt, “Doğuma büyüme buralıyım. Burada geçim kaynağımız fındık. Fındık işi bitince bağ-bahçe işine giriyoruz. Çiftçilikle uğraşıyoruz boş vakitlerimizde de çarşıya çıkıyoruz. Hayvancılıkla uğraşan birkaç hane kaldı. Eskiden her hanenin hayvanı oluyordu fakat artık yok. Pandemi yasaklarına uyuyoruz. Burada ne kadar yasak da olsa bizler bağlarımıza bahçelerimize gidiyorduk. 300 haneli, 2 bin 500 nüfuslu bir köyüz. Elektrik sorunumuz var. Özellikle de yaz aylarında artış yapıyor. Müracaat ediyoruz inşallah bir çözüme kavuşacağız. İnternet bulunmadığı için televizyonlardan verildiği kadarıyla ders işlenebildi. Pandemi süresince en çok etkilenen çocuklarımız oldu. İnternet olan haneler ile interneti olmayan çocuklar bir öğrenemedi. Sakarya’nın en ideal köylerinden biri de burası” dedi.
‘KAÇAK BİNALAR VAR’
Karalar Çobansayfan Köyü’nde yaşayan Mehmet Günay Sarı, çarpık yapılaşmaya dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi, “Köyün en büyük sorunu çarpık yapılaşma. Köyde ruhsatsız yapılar bulunmakta. Kaçak binalar çok var. İnsanlar fındık konusunda buradan umutluydu fakat burada bu sene fındık olmadığı için mağduriyet yaşıyorlar. Tarım bakanı, açıkladığı rekoltenin 400 tonunu bulsun. Ben 7 ton fındık topluyordum şimdi 1 ton fındığım yok. Bu bölgede iyi fındık toplayan kimse yok. Belediyenin yaptığı bir çalışma yok. Aşağıda sahil ara yollar tozdan dumandan geçilmiyor. Başkan yardımcıları var bir işe yaramıyorlar, millete usulsüz tavırlar sergiliyorlar. Çarşı içinde birden fazla sorun var. Bu başkan geldi geleli herhangi bir işlem yapılmadı. Yer var sorunlar giderilebilir. Çocuklar eğitimden geri kaldı, internetler kesiliyor. Deniz kenarında telefon çekmiyor. Sahilde telefon kullanamıyoruz. Başkan yardımcılarını bir tek balık yerken görüyorum. Gezip sorun giderirken görmüyorum.”
‘DİLEKÇE VERDİK’
Kocaali’nin en kalabalık köylerinden biri olan Kirazlı Köyü Muhtarı 1’nci Azası Tuğrul Çatalbaş, köyde en büyük sıkıntının su eksikliği olduğunu ifade etti. Çatalbaş, “Öncelikle işim çiftçilik ek iş olarak da cips işi yapıyorum. Hayvanı olan hayvanına bahçesi olan bahçesine gidiyor, işlerini bitiren kahveye geliyor sosyal hayatı yok kimsenin. Millet hayvancılıktan soğudu. Bir balya saman 35 liradan başlıyor. Bu fiyattan alıp 1,5 liraya süt satmak zarara uğratıyor. Bu aylarda su sorunu yaşanıyor, su yetmiyor. Gece 12’ye kadar su sorunu yaşıyoruz. Yol desek, yollar düzgün değil. Elektrik için dilekçe verdik SEDAŞ’a geri dönüşler pek alamadık. İnsanların televizyonları, bulaşık makineleri bozuluyor. Köyün her yeri bir değil, uç noktalarda internet yok. İnternet bağlatması için alt yapı kurulması gerekiyor. Kimse alt yapı işlemi uygulamıyor” dedi. 


 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2020, 13:00
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER