Geyve'de RES isyanı: Başka dağımız yok!

Geyve Kılıçkaya'da itiraz süreci tamamlanmadan çalışmaları başlatılan RES projesi için doğaseverler bölgede buluştu.

Geyve'de RES isyanı: Başka dağımız yok!

Geyve Kılıçkaya'da itiraz süreci tamamlanmadan çalışmaları başlatılan RES projesi için doğaseverler bölgede buluştu. Aralarında Batı Karadeniz Çevre Platformu Sakarya Şube Temsilcisi Kamuran Tan'ın da yer aldığı, Geyveli doğaseverler ve köy halkı Kılıçkaya'da doğanın korunması ve tahrip edilmemesi için çalışmaların başlatıldığı RES alanın buluştu. Doğaseverler Kılıçkaya'da doğal güzelliğin ve silüetin bozulmaması için talepte bulundu.



"Kılıçkaya Yok Olmasın" grubu temsilcisi Ömer Karataş yaptığı açıklamada şunları söyledi;

Geyve'nin en ihtişamlı en yüksek en muazzam tepesinde kolay kolay yetişmeyen ve yetişmesi için uzun bir süre gereken alıç ağaçlarıyla dolu doğal oluşmuş bir yer Kılıçkaya. Birçok defa kamp yaptığımız, beşerden kaçış noktası olarak gördüğümüz, huzur bulduğumuz bir zirve. Aynı zamanda birçok dağcılık eğitimi, yürüyüş parkurları, doğa gezileri olan bir mevki.

Yok edileceğini duyduğum 4 Ekim Pazar günü bir ağabeyimin "Kılıçkaya’nın tepesinde tribün kurulacakmış" sözleriyle beynimden vurulmuşa dönmüş adeta büyük bir çöküş bir boşluk oluşmuştu içimde. Çok mu gerekli Geyve için? Hiç sanmıyorum! Türkiye geneli için belki evet bir katkısı olabilir, tam hakim olduğum bir konu değil, ama şu var rüzgar gülü frenli çalışan bir sistem. Yani çok aman aman bir rüzgara ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum kaldı ki bölgede her yer rüzgar fazlasıyla alıyor.

Kılıçkaya’da alıç ağaçlarıyla beraber birçok mezar bulunuyor yani hakim tepe olduğundan mıdır yoksa başka bir şeyden mi bilmiyorum ama bir çok medeniyete binlerce yıl ev sahipliği yapmış bir yer. Yaşananları yerinde görmek için 8 Ekim akşamı iş çıkışı bölgeye gidip bir takım incelemelerde bulundum. Tahribatın büyüklüğünü görünce nutkum tutuldu. Ağaçlar bir bir yok edilmeye başlanmış, Kaya tepeden doğru iş makinalarıyla alakalı, alakasız kazılmaya başlanmış tahribat akıl almayacak durumda çıkmıştı. Yaşadığım şoku henüz atlatamadan bir de üstüne Jandarmaya şikayet edilmişim neden oralarda geziyormuşum. Ruhsatları çıkmamış olmasına rağmen, imar planları askıda olmasına rağmen, itiraz süreci devam ederken Geyvemizin en güzel dağını tahrip edenler, kalkmış beni şikayet ediyorlar.

Buranın insanı olmayan burada yaşamamış kişiler yapıyor bunu. Bakın bu kim olursa olsun farketmez Geyveli mi? Değil bitti. Geyveli olmayan biri Geyve'nin sınırları içinde geziyorum diye ki yerin adını sorsan adını bilmez beni şikayet ediyor. Ben adamlara buranın bu durumundan muzdarip olduğumu dile getirdiğim halde şikayet ediyorlar beni.

Çalışma ruhsatı bile çıkmamış kanunsuz iş yapan kişiler, burayı korumaya çalışan bizleri sindirmeye çalışıyorlar. Hanginiz ruhsat almadan inşaat yapabiliyor bir çivi çakabiliyorsunuz? Milletin tapulu arazilerine bile izinsiz girip tahrip ediyor, her tarafı talan ediyorsunuz. Parayla her şeyi satın alabileceklerine o kadar inanmışlar artık.

Bunların hepsini bir kenarı bırakırsak nitekim söylediğim bağlamda ortada bölgenin doğa turizmi için en önemli yerini kaybedeceğiz. Uyan Geyve senin başka bir dağın yok! Başka bir yaylan yok! Son kalan yerin burası ve buranın yok olmasına izin verme! Her yerini doldurdular zaten, bırak bir yer kalsın sana. Kimse senin RES'ni izlemeye gelmez kıyı sahil şehirlerine yapsınlar oraları doldursunlar oralar daha fazla rüzgar almıyor mu? Bunları düşünerek harekete geçtim. Hiçbir menfaat gözetmeden hiç bir siyasi gücü arkama almadan sesimi olduğunca duyurmaya çalıştım. Buna binaen 18 Ekim Pazar gününe bir tepki koymak için herkesi, ulaşabildiğim her Geyveliyi ve orayı sevenleri bölgeye davet ettim.

Nitekim çok sevdiğim saydığım insanlar beni kırmadı hepsi pazar gününden feragat etti o yağmur çamurda buraya geldi. Ne kadar uğraştıklarını görseniz çile dersiniz ama hepsi Geyve'yi seven, doğayı seven Geyve'nin en saygın insanları. Hepsine katılımları için buradan tekrar çok teşekkür ediyorum.

Demem o ki ülkesini seven tüm vatandaşlarımız, siyasi temsilcilerimiz, tüm STK'lar, ülkemizin bu güzide doğasını ve Kılıçkaya'yı savunmalı ve mücadele göstermelidir. Son olarak, altında farklı şüpheler de duyduğumuz, gerek lojistik, gerek maliyet açısından, RES projesinin Kılıçkaya etabının hem turizm, hem coğrafi tehlike hem de tarihi dokusunun bozulmaması açısından durdurulmasını veya başka bir bölgeye kaydırılması talep ediyoruz.

Güncelleme Tarihi: 20 Ekim 2020, 10:26
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER