İmtihanın ikinci devresi

Aslında bakacak olursak, her zaman dediğimiz gibi;  bütün olarak, hayat çetin bir imtihan. Öyle, bir ya da iki duygu değil, yaşadığımız her bir duygu, bu hayat imtihanının bir parçası. Yani; sevinip, gülmek te imtihanın bir parçası, üzülüp, ağlamak ta. Hayatı yaşarken, dibe düşmek, bir türlü bir başarı elde edememek, her zaman yenilmek te bir imtihan, ömür boyu bulutların üstünde gezmek, her gün neşeli olup, tüm başarıları elde etmek te. Ama nedendir bilinmez, ‘’imtihan’’ kelimesini dahi, bir zorluk anında kullanıyoruz. Oysa, acı, keder ya da bir tür yenilgi kadar, neşe, başarı ya da elde edilen bir zafer de bir imtihan.
‘’İmtihan’’ çoğu zaman, kişisel olarak algılanıyor olsa da, bazen toplumsal imtihanlar da, yaşanıyor bu dünyada. Hatırlayacaksınız, 9 Nisan 2019 günü, 31 Mart seçimlerine dair bir yazı yazmış ve ‘’sandıktan oy değil, imtihan çıktı!’’ diye de, başlık atmıştım. Açık söyleyim ki; o gün, o yazıyı yazıyor iken de, şer ittifakinin üreteceği, bir kaos bekliyordum.
Çünkü bir kaos lazımdı. Huzur bozacak, birliğimizin canını yakacak, ekonomik olarak, bize birçok yara verecek, ülkenin tüm vücuduna kanserli hücreler koyup, Türkiye’mizi, dünya sahnesinde yaşayan ölü haline getirecek, bir kaos lazımdı. Ve ne yazık ki, FETÖ, PKK ve onların patronu Amerika, İstanbul seçimlerinin üstünden, tüm ülkeyi saracak, güçlü bir kaos inşa etti. Yine ne yazık ki, yüksek seçim kurulu da, İstanbul seçimlerine dair kararını, seçimden 36 gün sonra vererek, kaos ateşine odun taşıdı.
Nihayet YSK ‘’yeniden seçim’’ diyerek, İstanbul kararı aldı ve tüm ülke, bir kere daha gürültülü bir döneme girdi. Zira İstanbul, bu ülkenin kalbidir. Ve bu ülkenin kalbinde, 23 Haziran günü, yine çok kritik bir seçim yapılacak.
Her fotoğrafın özünde, farklı şeyler olduğu gibi, bugünkü Türkiye fotoğrafının özünde de, çok farklı şeyler var. Öncelikle, taktir etmeliyiz ki, 31 Mart günü İstanbul sandıklarında, kusursuz bir oyun oynandı. Ancak bu oyunun amacı, ekrem İmamoğlu’na seçim kazandırmak değildi. Dedim ya; plan, muazzam bir şekilde düzenlenmiş.
Plan, istanbul sandıkları üstünde, bir ay boyunca konuştuğumuz şekilde başladı. Usulsüzlük, hile, oy çalma falan filan… Böyle başlayan kaos planı, bence şöyle devam edecek.
Dediğim gibi; bu oyunun amacı, CHP’ye seçim kazandirmak değildi ve tekrar seçime, en çok ta CHP sevindi. Senaryonun devamına gelecek olursak, eğer oylar çalınmaz ve çaldırılmazsa, seçimi Ak Parti adayı Binali Yıldırım kazanacak. ve 31 Mart gecesi kapımızı çalan, imtihanin ikinci devresi de, işte o an başlayacak.
Öyle ya da böyle. Yirmi beş yıl sonra, İstanbul’u kazanan CHP, 23 Haziran günü çıkacak sonucu, kabul edip susmayacak. Haksız olsa da, öfke artacak, nefret ateşiyle kızan demir, önümüzdeki günlerde daha da kızacak. Türkiye düşmanı olan herkes, aynı cephede toplanıp, büyük ve bu sefer güçlü bir isyan çıkaracak. Bugün, 6 küsür olan dolar, seçim sonrası 10 Türk Lirasının üstüne çıkacak.
Üzgünüm ama, bütün bunlar olacak. Bu yüzden, bugün, ‘’imtihanin ikinci devresi’’ diyorum. Ancak biz, imtihanin üçüncü, dördüncü ve beşinci devresine de, hazır olalım. 

YORUM EKLE

banner7

banner6