İnsan Umut Ettikçe Yaşar

Neden yazdığımı soranlar oluyor. Bazen de neden daha sert yazılar kaleme almadığımı…

Yaklaşık beş senedir, fikir üretmek ve okuyucuları güncel konuları farklı açıdan ele alarak düşündürmek için yazıyorum. Elbette eleştiri de yapıyorum. Ama muhatapların umursamadığını bilerek ve sadece okuyuculara dönük bir yüzle anlatmaya çalışarak…

Fakat sizler bilmezsiniz; her yazıyı bitirdikten sonra tekrar başa dönerek, defalarca okumamım ve cümleleri her defasından birer ikişer değiştirmemim bir nedeni vardır.

Umudu korumak… Umutsuzluk girdabına düşmemek, insanlara umutsuzluk denen zehri bulaştırmamak…

Ruhumdaki bütün gemilerin battığı zamanlarda bile geleceğe dair güzel bir hikâye düşünüp, sonucu ona bağlamak…

O nedenle yazıların önemli bir kısmında, sonlara doğru sözü gençlere getiririm. Onlara onan güvenimi ifade eder, geleceğe dair ümitlerimin onlardan beslendiğini açık yüreklilikle yazarım.

Samimi düşüncem budur!

Herkesin idealleri var. İdeolojileri var. Hayata dair öncelikleri var. En okumuşundan en alaylısına kadar yurdum insanın beklentileri, hayalleri, hedefleri var. Her şeyden fazla bitmek tükenmek bilmeyen bir umut deposu var.

Zaten genç ve dinamik nüfus kadar orta ve ileri yaşlardaki insanlarımızın da şaşırtıcı derecedeki yüksek adaptasyon mahareti, millet olarak içimizde barındırdığımız benzer duygularımıza bağlıdır.

Beş – on yıl içinde tekrarlanan ekonomik krizler, bazen azalan bazen çoğalan ama aktör değiştirerek devam eden lanet olası terör, bizleri sürekli yeni baştan uyum sürecine itekleyen toplumsal sistemlerdeki değişiklikler…

Bunlarla başa çıkmak kolay değil. Hem bireysel hem de toplumsal…

Ama başa çıkılıyor işte! En zor zamanlarda bile 7 yıl kıtlık olursa ardından 7 yıl bolluk olur inancı, iliklerimize kadar işlemiş bir kere.

İşte ben, bu inancı seviyorum. Yakınlarım çoğu zaman “hayalperest” olmakla suçluyorlar. Belki de büyük oranda haklılar. Ama ben, her türlü ahval ve şerait içinde “dünya bir hayaldir” diyebilenlerdenim.

Umut, “istenilen, arzu edilen bir şeyin gerçekleşmesi beklentisiyle özlenen durumu” ifade eder. Başka bir deyişle geleceğe doğru iyimser bir bakıştır.

Geleceğe doğru bakış, aynı zamanda hayatın kendisidir. İster kısa vade olsun ister uzun, hayat temelde bir gelecek tasavvurudur. Dünya içinde gelecek, dünya sonrasında da gelecek ama mutlaka gelecek…

Bu nedenlerden ötürü başlıktaki cümleyi sevenlerdenim.

İnsan, umut ettikçe yaşar! Eli kalem veya mikrofon tutanlar her kimse, topluma ihtiyacı olan umudu hissettirmek zorundadır.

Bu çaba, mistik unsurları kullanmak serbest olsa da matematikten vazgeçmeden de yapılabilir.

Yürek parçalayan siyanürlü haberleri okurken aklımdan bu cümleler geçti. Sizlerde paylaşmak istedim. Ne diyor ekonomistler; piyasalara önce güven gelmelidir. Gelecektir de!

YORUM EKLE

banner7

banner6