İnsan yaşadıkça çok şey öğreniyor

Seyyar satıcıların sıklıkla kullandığı cümleler vardır. Birçok yere uyarlayabilirsiniz. Mesela su tesisatçılarının “O kadar çatlak su kaçırmaz” cümlesi pek çok kapıyı açan bir anahtar gibi. Ayakkabı satıcılarının kullandığı “Zamanla açar” cümlesi de benzer şekilde.

Sokak satıcılarının kullandığı “Yağmur yağdı böyle oldu” kalıbı herkesin aklındadır. Aslında vapur satıcılarının “Batan geminin malları bunlar” cümlesi artık ilk kullanıcısının unutulmasını sağlayacak kadar halk diline yerleşmiş durumda.

İlimizde bu sıralar yağmur yağıyor.

Pek çok yerde yağmur yağmasına bağlı sorunlar yaşanıyor. Geçen hafta etkili sağanak yağışın geleceğine ilişkin bir yazımda, “Bu yetkililer, biz sıradan vatandaşları neden uyarıyor” diye sormuştum. Merakımı gideren belediye çalışanlarına teşekkürü borç biliyorum.

Yukarıda yazdığım atasözü niteliğinde olmayı hak eden cümleleri sıralayalım.

Altyapı çalışmaları yapılırken muhtemelen su tesisatçılarının o meşhur cümlesine sığınılıyor ve “O kadar çatlak su kaçırmaz” deyip işe girişiliyor. Bu çatlak işin başında olduğu için de bir başka satıcı kalıcına sığınmak mümkündür: Zamanla açar… Çünkü çatlak bu, projede durduğu gibi durmuyor ki.

Neyse efendim iş biraz daha ileri gider ve “O kadar çatlak su kaçırmaz” dediğiniz çatlak “Zamanla açar”sa siz de sonunda ellerinizi kaldırıp, “Yağmur yağdı böyle oldu” dersiniz.

Elinizde bir şey kalırsa da onları “Batan geminin malları” olarak satışa sunabilirsiniz.

Dün yağmurdan sonra bazı ilçe belediyelerinden yağmur görüntüleri geldi. Taşmış rögar falan.

Yukarıda da dediğim gibi günlerdir soruyorum kendime. “Bu yetkililer bizi etkili sağanak yağışa karşı neden uyarıyor” diye. Meğer bunun içinmiş. “Biz pek tedbir almıyoruz. Siz kendi tedbirinizi alın” demek istemişler.

Bundan sonra tövbe olsun ki bir daha uyarıları eleştirmem.

İnsan yaşadıkça çok şey öğreniyor gerçekten.

Kongrelerin ertelenmesi fırsat oldu mu?

Pandemi döneminde Adalet ve Kalkınma Partisi’nde kongreler ertelenmişti. Kongre takvimi geçtiğimiz haftalarda yeniden yayınlandı. Eğer ikinci dalga koronavirüs vakası ortaya çıkmazsa yılın son çeyreğinde kongreler tamamlanmış olacak.

Yerel seçim sürecinde bazı ilçe başkanlıkları ve yönetimlerinde eksilmeler olmuştu. Her ne kadar yerlerine atamalar yapılsa da vekil asilin yerini tam manası ile dolduramıyor.

Kongre hazırlıklarına erken başlayan iktidar partisi kendince değerlendirmelerde bulunmuş ve ilçe kongrelerinin birer aday ile yapılmasına karar vermişti.

Hatta bununla ilgili birkaç ilçe hariç isimler de netlik kazanmıştı.

Her ne kadar kongreler öncesinde aday adayları ile istişare edilmediği öne sürülse de bu şekilde bir yol izleneceği netleşmişti.

Tam da bu dönemde pandemi ortaya çıktı. Tüm toplantılar olduğu gibi ilçe kongreleri de ertelendi.

“Her şerde bir hayır vardır” diye düşünmek gerekirse bu dönem de aslında teşkilatlar üzerinde düşünmek için bir fırsat olarak değerlendirildi mi yoksa eskiden alınan kararın mutlak doğru olduğu mu düşünülüyor? Bu konuda bir bilgimiz yok.

Ancak kurulduğu günden bu yana istişare partisi olmakla övünen ve yıllarca süren iktidar başarısını da buna bağlayan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu kongre sürecinde yeterince istişare etmediğine ilişkin çok yakınma geliyor bize. Aday olmayı düşünenler ya da adayın değişmesini isteyenler olduğu kadar, “En azından bizim de bir gönlümüz alınsaydı, fikrimiz sorulsaydı” diyen çok kişi var.

Kongrelere daha zaman varken bu kişilerin ziyaret edilmesi ve fikirleri değilse de gönülleri alınması gerektiğini düşünüyorum.

HECATİ: Genel olarak dürüstlük kaybeder...

YORUM EKLE