İnsanlar

Kimisi yaşadığını bir gösteri izlerken,

Kimisi yaşadığını eviyle, bağıyla, bahçesiyle uğraşırken,

Kimisi yaşadığını ibadet ederken,

Kimisi yaşadığını para kazanırken,

Kimisi yaşadığını severken sevilirken,

Kimisi yaşadığını sevişirken,

Kimisi yaşadığını seyahat ederken,

Kimisi yaşadığını spor yaparken,

Kimisi yaşadığını yemek yerken,

Hissediyor...
Bunlar normal insani duygular...

Tüm insanlar bu insani özelliklerin bir veya birkaçını taşıyor…

Bunlara ilaveten;
Kimisi yaşadığını resim yaparken, müzik ile uğraşırken, çalışırken, üretirken, topluma katkıda bulunurken,
Kimisi yaşadığını yoksulu doyururken, işsize is bulurken, yetime sahip çıkarken, sokak hayvanlarına yiyecek verirken, ağaç dikerken, insanlara, hatta tüm canlılara iyilik yaparken, 

Hissediyor...
Bunlar da olumlu insani özellikler...  

Bu olumlu insani özellikler taşıyanlar toplumda çoğunluğunu oluşturuyor…

Ama bu insanların önemli bir bölümü; yanlışlarla, kötülüklere, haksızlıklar karşı olmalarına rağmen, bu karşıtlıklarını fiiliyata dökme cesaretinden yoksunlar…

Dürüst ama korkaktırlar… Bir de organize olma yetenekleri yoktur…

Maalesef bir de;

Yaşadıklarını; çaldıkça, emek harcamadan zenginleştikçe, insanlara zulmettikçe, canlılara kötülük yaptıkça hissedenler ile,
Yaşadıklarını; diğer insanlara hükmettikçe, diğer insanlar karşılarında ezilip büzüldükçe, karşılarındakilerle alay ettikçe, onları aşağıladıkça, sömürdükçe hissedenler var…
Hırsızlar, dolandırıcılar, zalimler, despotlar, diktatörler bu insanların arasından çıkıyorlar...
Özetle kötü adamlar!
Bunların sayıları çok fazla değil. Ama birbirlerini kolay tanımaları, birlikte hareket edebilmeleri ve kolay organize olmaları yanında olduklarından,  sayıları ve güçleri olduklarından fazla algılanırlar…

Bir de, seyredenler var;
Herhangi bir ideali olmayanlar,
Dünya yıkılsa umurunda olmayanlar,
Konuşma, karışma, kurcalama mantığı ile hayatını sürdürenler,
İyilik de kötülük de yapmayanlar,
Bunlara ben “yaşadığını hissedemeyenler” diyorum…
Türkçemizdeki bir deyim onları; “ne kokar ne bulaşır” diye, başka bir deyim de; “yaralı parmağa işemez” diye tanımlar…

Aslında kötü değillerdir… Yalnızca yaşamlarını başlarına bir bela gelmeden sürdürme eğilimindedirler… Gücün ve güçlünün yanındadırlar… Kötüleri güçlü görürlerse kötülere, iyileri güçlü görürlerse iyilere biat ederler…

Toplumu bu insan gruplarından hangisi iyiye güzele dönüştürebilir biliyor musunuz? Yanlışlarla, kötülüklere, haksızlıklar karşı olmalarına rağmen, bu karşıtlıklarını fiiliyata dökme cesaretinden yoksun olanlar… Yani korkak dürüstler…

Cemil Meriç ne güzel söylemiş; "Bu memlekette sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur, namuslu ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olun! Göreceksiniz çok kalabalık olacaksınız!" Kalabalık olduğunun farkına varmak, gücünün de farkına varmaktır… Güçlü olduğunun farkında olan korkudan kurtulur…

Bu ülkenin namuslu ve dürüst insanlarının cesur da olacağı gün geldiğinde ülkede her şeyin iyiye gideceğinden emin olabilirsiniz…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ersoy Erdoğan
Ersoy Erdoğan - 2 hafta Önce

Bir ülkede namuslular,namussuzlar kadar cesur olmadıkça,o memlekette kurtuluş yoktur. İsmet İnönü

Hasan Ömer Özdönmez
Hasan Ömer Özdönmez - 2 hafta Önce

"Bu memlekette sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur, namuslu ve namussuzlar vardır.
Siz namuslulardan olun..!
Göreceksiniz çok kalabalık olacaksınız..!"
Beynine, gönlüne sağlık sevgili üstadım...Selamlar...

Gülten Akkaya.
Gülten Akkaya. - 2 hafta Önce

Yazıyı çok beğendim. Bende aynı düşüncedeyim. Kaleminize sağlık.