IŞİD Sakarya’yı neden tercih etti?

Terör örgütü IŞİD, Türkiye’de en çok Sakarya’da örgütlenmiş.

Son 2 yıl içinde örgütün Türkiye liderinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 250 kişi Sakarya’da yakalanmış.

Peki örgüt neden Sakarya’yı bir üs olarak seçti?

Bunun birçok nedeni var.

En önemli nedenlerinden biri şu:

Sakarya Emniyeti çok uzun yıllar FETÖ yapılanmasının kontrolündeydi.

FETÖ de, IŞİD de aynı merkezden destek alan yapılar.

Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen ülkeler bu tür terör örgütleriyle bölgede karmaşa yaratıyorlar.

Sakarya’da yıllar önce IŞID tehlikesine dikkat çekmek için yaptığımız haberler dönemin Emniyet Müdürünü fena halde kızdırmıştı.

Sakaryalı gençleri, kendilerine çengel atmaya çalışan IŞİD’e karşı uyarmamızdan rahatsız olmuşlardı.

O dönem onlarca Sakaryalı genç, terör örgütüne katılmış, Irak ve Suriye’ye militan olarak gitmişlerdi.

Sakarya polisinin daha geçen yıl yakaladığı örgüt liderinin,  o yıllarda Sakarya’da elini kollunu sallayarak örgütsel faaliyetleri vardı.

Örgüte katılanların aileleri Emniyet’e bu isimle şikayetlerini bildirse de kimse dokunmuyordu.

Bu şikayetler üzerine birkaç gözaltına alınsa da sonrasında serbest bırakılmıştı.

IŞID’in Sakarya’yı tercih etme nedenlerinden bir diğeri, ilimizin İstanbul’a yakınlığıdır.

Bu tür örgütler, örgütlenme çalışmalarını yürüttükleri bölgede çok fazla eylem gerçekleştirmezler.

Örneğin terör örgütü PKK da en çok Elazığ gibi milliyetçi yönü öne çıkmış bir ilde örgütlenme faaliyetinde bulunur.

IŞİD’in Sakarya’yı tercih nedenlerinden bir diğeri, Sakarya insanının genel olarak dindar yapısıdır.

Faaliyetlerini din kisvesi altında yürüten FETÖ ve IŞİD gibi terör örgütlerinin Sakarya’da kendilerine eleman bulmakta çok zorlanmıyorlar.

Geçen Cumartesi yazdığım ve Sakarya’daki cemaat yapılanmasını ele aldığım yazıda, Sakarya’nın bu yönünü anlatmaya çalışmıştım…

Yani FETÖ’nün de, IŞİD’in de Sakarya’da böylesine kök salması hiç şaşırtıcı değil.

Allah’tan çok geç de olsa bu örgütlerin ne kadar tehlikeli olduğu farkedildi ve gereken yapıldı.

Umarım benzer bir terör tümörü yeniden nüksetmez…

Saadet Partisi’nde neler oluyor?

Milli Görüş hareketinin temsilcisi olarak görülen Saadet Partisi, Temel Karamollaoğlu’nun Genel Başkanlığında, toplumun her kesiminden ilgiyle izleniyor.

Ben de Karamollaoğlu’nun söylemlerini takip etmeye, katıldığı televizyon programlarını izlemeye çalışıyorum.

Sakarya’da partiyi temsil eden parti yöneticileri de her biri yakından tanıdığım, samimiyetle inandıkları dava uğruna mücadele eden insanlar.

İktidarın cazibesine kapılmadan, inandıkları doğruları söylemeyi tercih eden SP’lileri her zaman saygıyla karşılıyorum.

Hafta sonu gerçekleştirilen Saadet Partisi Genel Kurulu’nda Sakarya’dan 3 isim Genel İdare Kurulu üyesi oldu.

Daha önce İl Başkanı, Milletvekili adayı ve Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak partisine hizmet eden Eyüp Yıldırım’ın GİK üyesi olması çok doğaldı.

Yine merhum Cevat Ayhan’ın oğlu Ömer Ayhan’ın da GİK üyesi olması bana hiç şaşırtıcı gelmedi.

Mili Görüş hareketinin en önemli isimlerinden biri olan Cevat Ayhan’ın oğlunun o göreve getirilmesi çok şık bir hareket olmuş.

Beni şaşırtan 2018 seçimlerinde AKP’den Milletvekili aday adayı olan Mustafa Tuncer’in Saadet Partisi GİK üyesi olması.

MÜSİAD Amerika’nın uzun yıllar Başkanlığını üstlenen ve  diasporada güçlü bir konuma taşıdığı bu STK’yı Birleşmiş Milletlerin danışman STK’sı haline getiren Mustafa Tuncer AKP listelerinde yer bulamamıştı.

Şimdi bizzat Temel Karamollaoğlu tarafından Saadet Partisi’ne davet edilmesi ve GİK üyeliğine seçilmesi bana ilginç geldi.

Önümüzdeki seçimlerde de muhtemelen Saadet Partisi bu üç isimle Sakarya’da sahaya çıkacaktır.

Günün sözü

Hayat fırtına demek değil, fırtınanın altında dans öğrenmektir.

Taylor Swift

YORUM EKLE

banner7

banner6