İstanbul gibiyim 


İstanbul gibiyim bu ara, yüzün manzarası güzel, özün içi toz duman. İstanbul gibiyim bu ara, yüzünde oluk oluk İslam akan, özünde, iman ile isyan savaşına, hiç bir zaman engel olamayan. İstanbul gibiyim bu ara, sahip olunan ruh başka, o ruhu yöneten zihniyet bambaşka olan. İstanbul gibiyim bu ara, dışarıdan bakıldığı vakit tüm dünyayı kıskandıran, içine girildiği vakit ise, her insana çile saçan. Evet tıpkı İstanbul gibiyim bu ara, uzaktan şiirsel, yakından efkar kokan. 
Koca bir İstanbul, koca bir ülke, koca bir dünya var sanki yüreğimde. Bugün, ‘’çok’’um ben yine. Dünyanın bütün gülüşlerini, dünyanın bütün şükür kokan sözlerini, dünyanın bütün sabırlarını ve dünyanın bütün huzur kokan şiirlerini satın alacak kadar mutsuzluğum da çok benim, hayata olan aşkım da çok ve hayati yaşamak gibi bir arzum da çok. Zira seviyorum hayati,  yüzde yüz kısıtlı olsam da. Seviyorum hayati, tek bir eylemime hükmüm olmasa da. Seviyorum aşkı, ömür boyu, hiç bir zaman kavuşamayacak olsam da. Ve seviyorum adım adım yürümeyi, o hazzı, gerçek hayatta değil de, bir tek satırlar arasında tadıyor olsam da. 
Hayatı deli gibi seven ben; bir an geliyor kendimi, dünyanın bütün hüzünlerini alacak kadar efkarlı, dünyanın bütün çığlık ve haykırışlarını alacak kadar öfkeli ve dünyanın bütün kötü sözlerini ve küfürlerini satın alacak kadar, hem isyankar, hem de kainata karşı asi hissediyorum. Tanıyamıyorum bazen kendimi. Hangi sözüm doğru, hangi özüm yanlış bilemiyorum. Benim en güçlü ilacım, her derdime deva olan, yüreğimde mıh gibi çakılı duran imanım mı gerçek ve samimi, yoksa zaman zaman yenik düştüğüm, hem şükrüme, hem de sabrıma kara çalan isyanım mı gerçek ve samimi çözemiyorum. 
Lakin iki ruh hali de, her an nefes alıyor, iki ruh hali de, yüzde yüz naturel, iki ruh hali de, yüzde yüz bana ait. Bir yandan, bu dünyaya ait olan, kısıtlı bedenimi toprağa koyup, ruhum ile birlikte, uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyorum, bir yandan da, nefesime, bin nefes katıp, kılıfını yırtan dünyanın, nereye doğru gideceğini, günler, aylar ve yıllar boyunca izlemek istiyorum. Ee tabi ki; yaşadığımız tarihi zamana, sayısız ve sınırsız cümleler düşürmek istiyorum. 
Yerimden bir santim kıpırdamıyor olabilirim. Kendi başıma, bir lokma ekmek yiyemiyor, bir yudum su içemiyor olabilirim. Kendi başıma yıkanamıyor, giyinemiyor ve kendi başıma gezemiyor da olabilirim. Ama ruhum özgür benim. Düşüncem özgür, fikrim özgür, yüreğimde esen rüzgar özgür, dilimden düşmeyen sözlerim özgür olduğu gibi, kalemimden düşen cümlelerim de, özgür benim. 
Evet, İstanbul gibiyim ben, dışım ilgi çekici, içim keşmekeş. İstanbul gibiyim ben, uzaktan kıskandıran, yakından sıkıntı yayan. Ve İstanbul gibiyim ben, sözünde sessiz, özünde ise, duyguların sesinde kaybolan. 
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Adnan Sarımeşe
Adnan Sarımeşe - 2 ay Önce

Selamun aleykum ömerim makalen çok güzel Bobana Annene Selamlar

Kadir KÖSE
Kadir KÖSE - 2 ay Önce

Tebrikler ömerim nede güzel yazmışsınız yüreğine sağlık yazılarında başarılarının devamını diliyorum Olursa da bu kadar güzel olur.ALLAH Razı olsun senden inşAllah






Tebrikler önerim Kalemine yüreğine sağlık olursa bu kadar güzel olur ALLAH RAZI olsun senden inşAllah

Ali Yücel
Ali Yücel - 2 ay Önce

MaşAllahh kardeşim, Allah sana başarı ihsan etsin.

Melahat Balkaya
Melahat Balkaya - 2 ay Önce

Herzamanki gibi hem doğru hem duygusal ömer cim, eline emeğine ve yüreğine sağlık.

banner7

banner6