İtaat et, rahat et


Geçen gün, sevgili arkadaşım Talha cerrah ile sohbet ederken, bir İslam alimin, şöyle bir sözünü, söyledi bana. “Allah’a itaat eden kişi, tüm dünya karşısında, her zaman hür olur…’’ Bu muazzam sözü duyduğum an, adeta sarsıldım. Biz, Talha ile sohbet etmeye, devam ettik etmesine de, ben bu söze, takılmıştım bir kere. O an aklıma, binlerce soru işareti, binlerce ünlem, binlerce virgül ve binlerce nokta geldi. Sözün doğru oluşu ile birlikte, yaşadığımız hayat arasında, çok büyük fark gördüm. 
“Madem…’’ dedim kendi kendime. ‘’madem, yüce Allah’a itaat etmek, tüm dünya karşısında hür olmak ise, dünyada nefes alan her bir insan, niçin bazı kavramların ve bazı duyguların mahkumu olmuş halde.’’ diye düşündüm. Sanki bizler, her şeye hüküm eden, tüm insanlığın, yerin göğün sahibi olan Allah’a değil de, bir gün mutlaka yerle bir olacak dünyaya ve eşit olduğumuz insanlara itaat ediyoruz. 
Çünkü biz, Allah tarafından değil, insanlar tarafından beğenilmeyi, daha çok önemsiyoruz. Çünkü bizler, “Allah ne der’’ cümlesine itaat edip, dünyada hür olmak yerine, ‘’konu komşu ne der’’ cümlesine itaat edip, düşüncenize sınırlar çizip, etrafımıza da, kalın demir parmaklıklar örüyoruz. Çünkü bizler, İslam’ın ölçüp biçtiği kalıplara değil de, İslam ile arasına, her geçen gün biraz daha mesafe koyan, geçici dünyanın, modern toplumunun çizdiği, içi boş kalıplara itaat ediyoruz. 
Oysa bizler, sadece ve sadece, Allah’a itaat edip, o’nun yazdığı kadere razı gelip, ‘’Allah beni, bu şekilde yaratmış.’’ ya da ‘’ben sadece, Allah’ın rızasını alabilmek için, nefes alıyorum.’’ dediğimiz zaman, dünya karşısında gerçekten de, hür olmaz mıyız? 
Evet, Allah’a itaat ettiğimiz ve o’na, gerçek manada teslim olduğumuz an, dünya karşısında, tamamen hür olacağız. İtaat etmenin, insana çok büyük rahatlık ve çok büyük hürlük getireceğine, ben de inanıp, iman ediyorum. 
Lakin zaman zaman, hatta itiraf etmeliyim ki çoğu zaman, duyguların esiri oluyorum. 31 yıl boyunca, Allah’ın bana özel yazdığı kadere, razı gelmeyi, şeref sayan ben; bazen nefsin sözlerine yenik düşüyorum. Öfkeye, isyana ve küfre yenik düşüyorum. %92 engelli olmamın acısına, hiç bir şey yapamamanın, sabır tüketen sinirine, her gün, her dakika ve hatta her saniye birine muhtaç olmanın, gamına yenik düşüyorum ben. Çünkü nefis ağır basıyor, gözüm kör oluyor, benim hükmüm olmayan bedenime, deli gibi hükmetmek istiyorum. Allah’ın yarattığı engelli bedene hüküm edemeyince de, itaat gidiyor, dilime isyan geliyor. 
Ben de dahil, dünyada nefese alan her insan, ‘’Allah C.C beni bu şekilde yarattı, o’nun yazdığı kadere razı gelip ve o’na itaat ediyorum.’’ diyebilsek, dünya karşısında huzurlu, mutlu ve hür olacağız. Dilerim ki; akıl ile yürek, hayatın her anı, aynı rotada yol alsın. Dilerim ki; iman, dünyayı her zaman ‘’imtihan’’ olarak kabul etsin. Ve dilerim ki; ‘’Allah’a itaat et, rahat et.’’ cümlesi, hayatimizin odak noktası olsun.  
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mahmut okuyan
Mahmut okuyan - 1 ay Önce

Seni kutluyorum sendeki teslimiyet İnan’ bizde yok Allah yar ve yardımcımız olsun

banner7

banner6