Kaçımızın daha ölmesi lazım

Dün iki çocuğun ölüm haberi düştü ajanslara. Birinde Suriyeli anne çocuğuna mama yedirdiğini ve sonra çocuğunun kalbinin durduğunu söylüyor.

Diğerinde ise sadece 2 yaşındaki çocuk grip şüphesi ile gittiği hastanede yaşamını yitiriyor.

Şaka değil. İki tane bebek dün hayatını kaybetmiş. Üstelik bir tanesi grip şüphesi ile sevk ediliyor ve sonrasında İstanbul’da hayatını kaybediyor.

Bir virüs var. Bu virüsün bir tedavisi yok. Ama bununla ilgili alınması gereken önlemler varsa halkla paylaşılmalı.

Çocukların yaşamını yitirmesinin bir açıklaması olmalı. Sene 2020 gripten çocuk ölmemeli. Bu konuda yapacak bir şeyler olmalı. En azından insanlara sağlıklı bilgi akışı sağlanmalı.

Dün bir whatsapp mesajı yayıldı elden ele. “Evinizi sirkeli su ile yıkayın. Corona (korona) virüsü ile ilgili alınabilecek tek çare budur” şeklindeydi.

Kocakarı ilaçları yapanlar bile bu konuda kendilerini sorumlu hissedip insanları yönlendirmeye kalkıyor, asıl işi insan sağlığını korumak olanların yaptığı resmi bir açıklama yok.

Sizin bu konuda tedbir önermeniz için acaba kaç bebeğin daha ölmesi lazım?

Sevdiğine verdiğin sayılır mı

Zikir yüzüğü diye bir şey varmış. Yıllardan bu yana kullanılıyormuş. Hatta annem de yıllardır kullanıyormuş. Kaç dua okuduğunuzu, kaç kez Allah dediğinizi sayıyor. Bir arkadaşına hediye etmek için yenisini istedi benden.

Anneme anlattığım hikayeyi sizinle de paylaşayım:

Yaşlı bir adam elinde teşbihle okuduğu duaları sayıyor bir yandan da yolda gidiyormuş. Genç bir kadının sepetinde elmalarla geçtiğini görmüş. “Nereye kızım” demiş. “Eşim tarlada çalışıyor. Ona elma götürüyorum.” “Sepetinde kaç elma var?” “Ne bileyim amca. Kişi sevdiğine hediye götürürken sayısına bakar mı?”

Son cümleden sonra ihtiyar teşbihi öyle sıkmış ki taşlar yere saçılmış.

Kimsenin ekmeği ile oynamak istemem. Ticari zekadır da… Kişinin sevdiğine götürdüğü hediyeyi sayması bana da çok mantıklı gelmiyor.

Milli Görüş Belediyeciliği

Pamukova’da Saadet Partisi seçimi kazanınca il içindeki Milli Görüşçülerde bir heyecan olmuştu. Sosyal medya hesapları üzerinden paylaşım yapan pek çok Saadet Partili yönetici “Şimdi Milli Görüş Belediyeciliğinizi göreceksiniz” tadında şeyler yazmıştı.

Pamukova Belediye Başkanı geçtiğimiz hafta iktidar partisine geçti.

Bu arkadaşların matematiğine göre Milli Görüş Belediyeciliği seçimi kazanana kadar Saadet Partisi, seçimi kazandıktan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi şeklinde mi oluyor?

Göreceğimizi söylediğiniz şey bu muydu yani?

Fay hattı uyandı

Uyanma sırası bizde

Son bir ayda Türkiye’nin pek çok yerinde sarsıntılar meydana geliyor. Elazığ’da can yakıcı büyüklüğe ulaştı. Canlar yandı. Yıkılan binalar, hayatını kaybedenler oldu.

Sakarya’da bunun üzerine hemen okullarda yıkım kararları uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki dönem çocuklar farklı yerlere yönlendirilecek. Ancak asıl uyanmanın deprem görmüş kamu binaları ile şahıslara ait binalarda yaşanması gerekiyor. Bu binalar güçlükle ayakta duruyor. Elden geçirilmesi gereken bina sayısını daha önceki yazılarımızda size iletmiştik. Zaten bu sayıyı siz bizden daha iyi biliyorsunuz.

Bu binaların size zarar vermesi için onlarda yaşamanız da gerekmiyor üstelik. Ne malum onlardan bir tanesinin yanından geçerken depreme maruz kalmayacağınız? Ne malum o binalardan bir tanesinin sizin evinizin, işyerinizin üstüne yıkılmayacağı?

Onun için “Bana ne benim binam nasılsa sağlam” diyip işin içinden çıkamazsınız.

Fay hattı uyandı. İnşallah biz de uyanırız.

YORUM EKLE