Kadın güçtür

        Her ne kadar hakettiklerini veremiyor olsak da,  gündeme ya şiddet ya da tecavüz haberleri ile geliyor olsalar da ve ne acı ki; küfürlü cümlelere alet edilseler de, kadın, eşittir güçtür. Kadın, eşittir barınak, eşittir sığınaktır. Kadın, hem tüm dünyayı çoğaltan, hem tüm dünyayı hizaya sokan ve hem de, tüm dünyaya ışık saçan varlıktır. Kadın, varolma vesilemiz, kadın, bizi büyüten, bize hayat klavuzu olan, şefkatı ile yaralarımıza ilaç olan, merhameti ile de, zaman zaman daralan ruhumuzu, feraha çıkarandır. Kadın, yerdir, evdir, yurttur. Ve kadın, ana’dır…

        Biz erkekler ise, evin direğiyiz. Evin ihtiyaçlarını gideren, ev halkına her gün, her an güçlü olmak zorunda olan, ‘’ağlamak’’ gibi bir özgürlüğü olmayan, her zaman dik duran insanlarız. Fakat güçlü görünüyor olsakta, biz erkekler, güçsüz, zayıf ve birer hanım evladıyız. Kısacası, kadının sözde güçsüzlüğü, erkeğin sözde gücünü meydana çıkaran unsur oluyor.

        Kadına el kaldıran, kadına bedensel ya da sözel şiddet gösteren iki ayaklı yaratıklar, ne yazık ki kendilerini çok güçlü zannediyorlar. Bilmiyorlar adamı, ‘’adam’’ yapanın, bir kadın olduğunu. Bilmiyorlar kadının, bir cinsel obje değil de, dünyaın her yerine, dünyanın her bir noktasına ayrı ayrı anlam katan, bir değer olduğunu. Ve ne yazık ki; kadının tek bir sözünün, tek bir ahının, yaptığı tek bir eyleminin ve kadının gözünden akan bir damla yaşının, tüm dünyayı değiştirebilecek güçte olduğunu bilmiyorlar.

        Kadının gücünün son örneğini, Diyarbakırlı annelerinin, PKK’nın dağa kaçırdığı çocuklarını geri almak adına, yaklaşık 15 gündür, HDP Diyarbakır il binası önünde, sürdürdükleri evlat nöbetinde görüp, izliyoruz. Her zaman, her birimizin, her konuya farklı yerden baktığı gibi, evlat nöbetine de, farklı yerlerden bakıyoruz. Şahsen o annelerin acısına, samimiyetine ve eğer korkmadan nöbetler devam ederse, bu eylemin, PKK’nın sonu olacağına, yürekten inanıyorum.

        Fakat diyelim ki; bazılarının dediği gibi, bu eylem bir senaryo. Bu eylemin senaryo olması, o annelerin sözlerini yalanlar mı? asla yalanlamaz. Diyelim ki; orada nöbet tutanların arasında, zamanında ve hala PKK’lı olanlar var. bu, HDP’nin, PKK adına çocuk kaçırdığını yalanlar mı? Asla yalanlamaz. Ve diyelim ki; o anne, babaları HDP il binasına, bizzat hükümet gönderdi. (Bu bence, terörle mücadele için, çok mantıklı bir hamle olabilir.) o insanları, il binasına hükümetin göndermesi, PKK’nın terör örgütü olduğunu, HDP’nin de, PKK’nın siyasi kolu olduğunu yalanlar mı? asla yalanlamaz.

        Asıl benim kafamı kurcalayan, şu iki soru; “Neredeler?’’ ve ‘’neden suskunlar?’’ mesela, eline bir kaz alıp, kaz dağları için, sözde duyarlık pozu verenler, belden aşağı espri yapıp, milyon dolarları cebe atmaktan, yılmaz’lar neredesiniz? ya da 15 Temmuz kahramanları için çıkan KHK’dan kaygı, PKK’ya destek verdiği için, görevden alınan başkanlar adına üzüntü duyan, Gül’ler neredeler? ya demokrasi için can atan, Ali’ler, Ahmet’ler, Sefer’ler?

        Onlar neredeler bilmiyorum ama, Türkiye halkı ve Allah, o annelerin yanında.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fide KORKMAZER
Fide KORKMAZER - 3 ay Önce

Emeğinize sağlık. Nice başarılar dilerim.

Can k
Can k - 3 ay Önce

Kardeşim kadını övecem diye erkeğide .tin .öyüne sokup çıkarmayın da yeter. Erkeği aşağılaya aşağılaya hadım ettiniz

Orhan AKINCI
Orhan AKINCI - 3 ay Önce

Mualesef bugün annelerin yanında olmayan dün ülke düşmanları ile beraber hareket ettiler.yazık bu ülkeye vatan haini üretiyor

banner7

banner6