Kadir için adalet

5 Şubat akşamı Konya’da “Kadına Şiddet”in ne denli büyük bir toplumsal sorun olduğunu tekrar hatırlatan bir olay yaşandı. Duymayanlar için özetleyeyim :

Parkın önünden geçerken bir çiftin kavga ettiğini ve kadının darp edildiğini görüyor Kadir Şeker ve sessiz kalamıyor, müdahale etmek ve darpı önlemek adına saldırgan Özgür D’yi uyarıyor fakat durum sakinleşmiyor, Kadir ile saldırgan arasında tehlikeli bir boğuşma başlıyor ve boğazını sıkmaya başlaması üzerine Kadir, yanında taşıdığı bıçağı ile saldırganı bıçaklıyor. Sevgilisi Ayşe D.’ye şiddet uygulayan saldırgan Özgür D. , olay yerinde hayatını kaybediyor. 20 yaşındaki Kadir ise, tutuklanarak cezaevine sevk ediliyor.

Vakayı bir hukukçu olarak yorumlayıp linç edilmeyi pek istemem açıkçası ama bize okulda öğretilenler her zaman yüreklere su serpen cinsten olmuyor. Kaldı ki, hukukun toplumsal tepkiyle yönlendirilebilecek bir alan da olmaması gerektiğini düşünüyorum. Elbette adalet, kalplerimizdeki vicdan muhasebesine cevap vermek için ortaya çıkmış bir kurum ama salt kamunun nabzına şerbet verirsek mesleğin teknik yanını hiçe saymış oluruz.

İlk olarak tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir. Kadir’in bu olay sonrası derhal kolluk kuvvetlerine haber vermesi gerekirken, olay yerinden kaçmış olması ve “suçu bildirmeme suçu” nu işlemiş olması bana kalırsa tutuklama tedbiri için yeterli bir şüphe.

Peki Kadir’e meşru savunma hükümleri uyarınca cezasızlık kararı verilebilir mi? Kendisine/başkasına karşı saldırıyı defetmek için orantılı karşı güç kullanan kimse, meşru müdafaa hükümleri gereği cezalandırılmaktan kurtulur. Burada kanun maddesinin istisnai gördüğü tek bir husus vardır, o da sınırın aşılması durumudur. Olayda sınırın aşıldığını görüyoruz, şahsın göğsüne bıçak saplaması ve ölümüne sebep olması oldukça ağır bir sonuç ne yazık ki. Ancak burada da “Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez.” hükmünün devreye girebileceğine inanıyorum. Zira Kadir’in kadına şiddet eylemine sessiz kalmayıp vatandaşlık görevini yerine getiren bir genç olarak, sadece mevcut saldırıyı bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirdiğine inandığım bu fiilinden dolayı cezalandırılmamasını isterim.

Fakat bir yandan, sanık ile değil mağdurla empati kurmak gerektiğine de inanıyorum. Olayı çok masum görüp desteklemek de yanlış, zira Kadir’in ceza almaması ihtimalinde de herkesin “kendini korumak” adına bıçak/silah taşımasına ve kendi adaletini kendi sağlamaya çalışmasına göz yumulmuş olunur ve bu da hukuktan uzak kaotik bir ülke anlamına gelecektir.

Özetle, hukuki eksende Kadir’in hatalı adımları olsa da çoğumuzun onu korumaya çalışma motivasyonu, ülkenin ahvali itibariyle “Yarın aynısı benim başıma gelir.” korkusundan geliyor, şiddete karşı tepkisiz kalmak istememekten geliyor. Dilerim, Kadir’in yargılaması yapılırken verilecek cezanın toplumu da etkileyeceği hesaba katılır ve yine dilerim 20 yaşında bir genç sokakta yürürken, bir erkeğin “sevgilisini” darp ettiğine tanık olup, hem vicdana hem hukuka uygun, hem insani hem profesyonel bir hareket sergilemek mecburiyetinde kalmaz. 

Av. Berna Sena Çatalbaş

avbernacatalbas@gmail.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
Seniha Bal
Seniha Bal - 4 ay Önce

Berna Hanım, yine herkesten farklı bir bakış açısıyla, negatif yorum almayı bile göze alarak objektif bir yazı yazmışsınız. Tebrik ederim.

Berna
Berna @Seniha Bal - 4 ay Önce

Seniha hanim beni takip ediyor olmanıza çok mutlu oldum, ne mutlu bana...Sevgiler...

Okocha
Okocha - 4 ay Önce

Ülkemizde böyle objektif yazılar gördükçe daha bir mutlu oluyor insan.

Berna
Berna @Okocha - 4 ay Önce

Çok teşekkür ederim her bakış açısını ele almaya çalışıyorum, sevgiler...

Cemre Ertan
Cemre Ertan - 4 ay Önce

Bu ve buna benzer konularda temel hukuk kurallarını çok basit bir dille anlatıyor olmanız çok güzel. Keşke bunlar okullarda da en anlaşılabilir haliyle konu olarak işlense. Teşekkürler emeğiniz için

Berna
Berna @Cemre Ertan - 4 ay Önce

Ne hoş bir yorum, ne mutlu bana teşekkürler...