Kahpe Düzenin Yiğit Çocukları

Kimisi anlamı itibariyle beğenir kimisi cümle yapısı nedeniyle beğenmez ama bu slogan çok meşhurdur. Türk Milliyetçileri için mutlak bir anlamı vardır.

Kahpe Düzenin Yiğit Çocukları/Yaşasın Ülkü Ocakları!

Neticede düzen, yüzyıllar içinde fasılalar şeklinde dalgalanır. Tarih her defasında tekerrür eder; siyasetçilerin konjonktür içinde aldıkları kararlar sonrası düzen bozulur. Sonra yiğitler çıkar ve düzene bir şekil verir. Bir sonraki bozulmaya kadar halk güven ve refah içinde yaşar.

Bugün için sorular şunlar olabilir:

Düzen bozuk mudur?

Aklımızdan yolsuzluk, hırsızlık ve arsızlık, emperyalizm, kapitalizm ve globalizm gibi kelimelerini hepsini birden geçirerek düşünürsek; mevcut düzen makbul müdür?

Türk Milliyetçilerinin “düzenle” kavgası (elbette demokratik ve hukuka uygun şekilde) bitmiş midir?

Ümitsizliğim öyle büyük ki; Kıraç Ata’yı arama zamanının geldiğini düşünüyorum. İyi ama onu kim, nerede bulacak? Bulsak bile bize neler söyleyecek?

“Dokuz yıl kıtlık olacak. Kıtlık olunca ay parçalanacak. Kağan kendi tasasından ölecek. Bir ulu şehirde toplanmış kırk er, yağmur altında dövüşecek. Millet kurtulacak. Adınız unutulmayacak!”

Dünyanın globalleşme ayağından Amerikalaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Kalkan sınırlar, iletişim çağı, bilim toplumu falan derken gerçekte olan; milletlerin düşün düzeyinin iğfal edilmesidir.

Buna çare; yerlileşme olabilir. Eski tabirle töreye yeni tabirle ulus kültüre dört elle sarılmak olabilir. Düşünmek ve üretmek lazım!

Fakat mesela; iyi eğitimli, parlak beyinli gençler yabancı ülkelere gidiyor diyerek hayıflanıyoruz. Peki beyin göçünün daha lise talebeleri seviyesinden başlayarak örgütlü bir halde yönetiliyor olabileceği aklımıza geliyor mu?

Esas itibariyle Türk Milliyetçiliği, siyasi partilerin toplamından büyüktür.

Meseleyi particilik, siyaset oyunları, liderlik kavgaları içine hapsetmek tarihi bir hata olur. İşin içinden “kime oy verelim” sorusunun cevabını bulunca çıkılacağını düşünmek ise belki de sadece talihsizliktir.

Türk Milliyetçilerinin birden fazla parti, ondan fazla medya, yüzden fazla STK, binden fazla yayın, milyondan fazla fikir ve on milyondan fazla seçmen üretebilmiş olmalarını isterdim.

Asırlar boyu birikmiş bilginin yeni nesillere eksiksiz olarak transfer edilmesi için bu gibi sosyolojik hareketleri önemli görürüm.

Ama yok! Böylesine bir aydınlanma, kalkınma, çoğalma yaşanmasını beklemek bugün için sade bir hayal. O halde elde sayısı zaten az olan kurumlara sahip çıkmak her Türk Milliyetçisi için asli bir görev olmalıdır.

Dışarıda kariyer, para, refah vadeden Anglosakson, içeride cennet pazarlayan FETÖ ve benzeri cemaat örgütlenmeleri varken gençlere doğruyu, gerçeği öğreten ender kurumlardan biri olan Ülkü Ocakları’na saldırmak iyi niyet değildir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
H duzenli
H duzenli - 4 ay Önce

.Tarihi ve milli hafızayı liyakaten tevarüs edip gelecek nesle aktaracak olan en emin yapı Ülkü Ocaklarımızdır.

banner7

banner6