Kanayan yaramız: Kadına şiddet

Kıymetli okurlar, bünyesinde bulunmaktan mutluluk duyduğum Yenihaber gazetesi çatısı altında ilk kez merhaba diyorum sizlere. Bu köşede, yeri geldiğinde gündeme dair başlıkları hukukçu kimliğimle yorumlayacak, yeri geldiğinde bu şehirde doğup büyümüş biri olarak hemşerilerimin sorularına yanıt verecek, yeri geldiğinde de okurlarımızın aklına takılan hukuki meseleler hakkında izlenecek yolları sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

İlk konu olarak gündeme getirilmesinde, halkta farkındalık yaratılmasında payım olmasından gurur duyacağım bir konuyu, Kadına Şiddet’i ele almayı seçtim. Şiddet uygulayan/şiddet gören kişi olmasak dahi yapmamız ve değiştirmemiz gerekenleri gördükçe, hepimizin aslında kanayan bu yarada payı olduğunu fark edeceğine inandığım için bir okurda dahi farkındalık yaratabilme ihtimalinin heyecanıyla kaleme aldım ilk yazımı.

Şiddet Düşüncelerimizde Başlıyor

Kadına şiddet denilince ilk akla gelen kuşkusuz fiziki şiddet olarak saydığımız kaba kuvvet ve cinsel şiddet grubunda ele alınan tecavüz. Ancak şiddet kavramının içine bakın neler giriyor:

-Kadını küçük görerek onun herhangi bir işin üstesinden gelemeyeceğini, bir erkek kadar becerikli olamayacağını itham etmek, örneğin “Kadın patronun altında çalışamam, bana yakışmaz.” bakış açısı, yahut trafikte kötü araç kullandığını düşündüğümüz kişinin KESİN kadın olduğu algısı psikolojik şiddet anlamına geliyor. Evet, bu da KADINA ŞİDDET!

-Aşırı kıskançlık, sanıldığının aksine sevgi gösterisi değil bir duygusal şiddet. Hatta bu doğrultuda kişinin arkadaşlarıyla/ailesiyle iletişimini kısıtlamak, dış görünüşünü değiştirmesi gerektiği yönünde baskı kurmak, hafife alınmaması gerekilen duygusal/psikolojik şiddet örnekleri.

-Anne olamayan/olmayı tercih etmeyen kadına eksik kadın muamelesi yapılması, bir erkek tarafından tercih edilmeye layık görülmemiş anlamına gelen “evde kalmış kadın” adlandırması başlı başına kadınlarımıza uygulanan bir cinsel şiddet örneği. Kadından açık bir olumlu cevap gelmemesine rağmen, kadına mesaj/arama/posta yolu ile ısrar etmek bir cinsel şiddet türü. Kadını giydiği etek boyuna göre hanımefendi olmamakla suçlamak, konuşma tarzının ya da hayat görüşünün bir kadına yakışıp yakışmadığını tartışmak açıkça cinsel şiddet.

Görüyoruz ki şiddet türlerinin tamamına yakınının müsebbibi esasında yıllardır kültürümüze nüfuz etmiş bakış açıları. “Biz böyle gördük, kızlar gece vakti dışarda olmaz.” algısı öldürmedi mi sokakta yürüyen 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i ? Eşinden boşanmış bir kadın “dul kadın” diye aşağılandığı için eşi tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülmedi mi Emine Bulut çocuğunun gözleri önünde? “O saatte kızın ne işi varmış”  diye elalemi kınayan anne- baba tarafından büyütülen minibüs şoförü değil miydi Özgecan Aslan’a tecavüz edip, cesedini yol kenarına atan? Bir kadının alkol alıp, gece kulübüne gitmesine “Ee o zaman başına gelenler müstehak” diyen zihniyetler yüzünden Şule Çet’e tecavüz edip 20. Kattan aşağı atan patronları ceza alacaklarını bile düşünmediler, öyle değil mi?

 

Kol Kırılmayacak Yen İçinde Kalmayacak

Son zamanlarda medyada kadına şiddet olgusuna karşı yükselen sesleri mutlulukla takip ediyorum. “Kol kırılır yen içinde kalır” tembihi ile büyümüş bir nesil, artık maruz kaldığı şiddeti utanmadan, mağdur olduğu için kendini suçlu hissetmeden çevresiyle paylaşıyor, en doğrusunu yapıyor. Unutmayalım; şiddet komşumuzdan gizlemeye utanacağımız yahut akrabalarımızla paylaşamayacağımız mahrem bir sorun değil, aksine mağdurun sessiz kalması, “Aile içinde kalsın, dillendirmeyelim.” anlayışı bu vahim hali normalleştirmekte, kanun koyucu tarafından çözüm üretilmesini geciktirmekte, faili ve potansiyel failleri cesaretlendirmektedir.

Bir sonraki yazımda Kadına Şiddet ile alakalı kanuni düzenlemeleri sizlerle paylaşıyor, şiddete uğramış mağdur ve yakınları için başvurulabilecek çareleri sıralıyor olacağım. Şiddet ile alakalı paylaşmak istediğiniz tüm görüşlerinizi ve danışmak istediğiniz soruları bekliyorum.

[email protected]

YORUM EKLE
YORUMLAR
Büşra Gül
Büşra Gül - 2 hafta Önce

Bir kişinin bile algısını değiştirse kar kardır. Ses olabilirsiniz inşAllah bunca sessiz kadına.

Mercümek
Mercümek - 2 hafta Önce

Merhaba hoş geldiniz
Lütfen Zeynep Soydan Ünlü hanıma söyleyiniz de bilişim gençliği ile uğraşmasın
Bu gidişle ülke olarak telnoloji 4.0 da uçup gidecek yazık olacak gençliğe

Onurhan SAROĞLU
Onurhan SAROĞLU - 2 hafta Önce

Herkesin okuması gereken çok güzel bir yazı.Tebrik ediyorum.

Melike Özçay
Melike Özçay - 2 hafta Önce

Yalnızca fiziksel şiddete değil psikolojik şiddete de dikkat çekmeniz çok iyi olmuş yazılarınızı merakla bekliyor olacağım. Teşekkürler.

İrem Kayınoğlu
İrem Kayınoğlu - 2 hafta Önce

İlgi çekici ve akıcı bir yazı olmuş, sayın meslektaşımı tebrik ediyorum. Bir sonraki yazıda şiddete uğramış bir kadına devlet tarafından ücretsiz psikolojik destek sağlanıyor mu, bu hususta bilgilendirme yapmanızı rica ediyorum,

Sevgiler,

Hamide vural
Hamide vural - 2 hafta Önce

Öncelikle yenihaber gazetesinde yazmaya başlamışsınız hayırlı uğurlu olsun çok güzel bir yazı bizlere hitap eden bizleri biz kadınları destekleyen bir yazıyla başladığınız için öncelikle sizi kutluyorum Atatürk'ün biz kadınlara verdigi hakları maalesef son zamanlarda tersine çevirmeye çalışan kadını eve hapsetmeye çalışan dar zihniyet çoğalmaya başladı dilerim hukukçu bir kadın olarak biz kadınların herzaman yanında olursunuz yazılarınızın devamını bekliyoruz takipteyiz

Öznur Oğuz
Öznur Oğuz - 2 hafta Önce

Teşekkürler

Süleyman ÇATALBAŞ
Süleyman ÇATALBAŞ - 2 hafta Önce

Tebrikler.


banner22

banner21