Kapanmayacak bizde sandığın açtığı bu yaralar

Sandığın sonrasının hiç düşünülmediği günlerin sonuna yaklaştık.
Birkaç gün sonra insanlar, irade beyanında bulunacak.
Lakin o gün gelene kadar sandık uğruna maruz kaldığımız beylik lâfların, kof iddiaların, tahkir ve karalamaların, iftira ve manipülasyonların bizde açtığı yaralar kolay kapanmayacak.
Bir seçim uğruna batan güneşlerin haddi hesabı yapılmayacak.
Galip gelmek adına yapılanların, geride bıraktığı izler hayatımızdan kolay kolay silinmeyecek.
Birileri belediyelerde, büyükşehir belediyelerinde makam koltuklarına geçip; kendi düzenini ikame etmeye yahut sürdürmeye çalışacak ama o beldelerin sakinleri, o şehirlerin hemşehrileri, birbiriyle artık hemhal olamayacak kadar ayrı dünyaların insanları sayılacak.
Çünkü son yıllarda defalarca örneklerini yaşadığımız üzere, bu seçim süreci de, babayı evlada, kardeşi kardeşe, komşuyu komşuya, arkadaşı arkadaşa düşürecek kadar vahim bir hâl aldı.
Sokaktaki mikrofonlar etrafına toplanan kalabalıktaki insanlar; birbiriyle konuşmuyor, farklı olana kulak vermek yerine, aykırı geleni anlamaya çalışmak yerine; gözlerini yumup, kulaklarını kapatıp sadece ağzını açıyor.
Herkes birbirine kendi gazete manşetlerini fırlatıp, ezberlerini bağıra çağıra sıralıyor.
Eleştirinin ya da itirazın geldiği anlarda, sorulara cevap vermek yerine “hain, terörist” gibi yaftalar anında havalarda uçuşmaya başlıyor.
Sesler yükseliyor, sinirler geriliyor ve insanlar birbirinden nefretle uzaklaşıyor, öfkeyle ayrılıyor!
Yerel belediyeler için adaylardan bir aday seçecekken, olaylar; savaşa girecekmişiz ve itilaf ile ittifak kuvvetleri arasında tercih yapacakmışız gibi trajik bir noktaya getirildi, vahametin farkında değil miyiz?
Bu ülkenin vatandaşları, yurttaşları arasındaki toplumsal dayanışmanın giderek yok olmaya başlaması, yerini toplumsal çatışmaya bırakıyor olması karşısında durup hiç düşünmeyecek miyiz?
Gidişatın hayır getirmeyeceği, böyle bir vasatta yapılan seçimden kimsenin kazanarak çıkmış sayılamayacağı neden anlaşılmıyor?
İnsanların birbirine bu kadar yabancılaştığı, birbirinden böylesine uzaklaştığı, kendisi gibi olmayan herkese nefretle, düşmanca yaklaştığı böylesi bir toplumsal zeminin ne kadar kırılganlaşabileceği, daha büyük sorunlara zemin hazırlayabileceği niye dert edilmiyor?
Neyin uğruna tüm bu olup bitenler, nasıl anlaşılmıyor?
Kırıla kırıla ayakta duramayacak bir hale gelmiş şu toplumsal zeminde neyin gelişmesini murad edebilirsiniz; adaletin mi, doğruluğun mu, iyiliğin mi, güzelliğin mi, neyin?
Eğer en temel insani değerler sandık uğruna böylesine hırpalanabiliyorsa, birkaç oy daha fazla alabilmek için insan onuruna dokunulmaktan hiç çekinilmiyorsa, söyler misiniz neyin, kimin zaferidir peşinde koşulan?
Ne dediysek, ne istediysek olmadı, üzülüyorum ki bu saatten sonra da olmayacak.
Ne idüğü belirsiz fişlemelerle insanlar alenen hedef gösterilmeye, tehdit edilmeye devam edecek.
Eğer ortada bir suç varsa nasıl yargının konusu olmadığı, eğer yargının konusu olmuş bir ceza varsa insanların nasıl aday gösterilebildiği, eğer adaylıkları onaylanıp seçim pusularına kadar isimleri basılabilmişse, tüm bu süreçleri işletenlerin bu saate kadar hangi vazifeyi yaptıkları sorgulanmayacak, çünkü o kadar ayrı âlemlere düştü ki insanlar, bir tarafın kesin olarak suçlu saydığı, diğer taraf için masum olacak.
O kadar çok yalan söylendi, o kadar çok aslı astarı olmayan şeylerle şayia yaratıldı ki, kimsenin beyanı esas alınamayacak, zaten bu saatten sonra kimse gerçeğin ne olduğuyla da pek ilgilenmeyecek.
Galibiyet uğruna mübah sayılan her yolun bizi sürüklediği bataklık, kısa zamanda ıslah edilemeyecek.
Velhasıl, sandık uğruna yaşananların yol açtığı enkaz, hiç de kolay kalkmayacak.
O enkazın altında kalan toplumsal barışın yeniden sağlanması ise daha çok çaba gerektirecek.
Bunun için bir yerden başlamak isterseniz, elinizdeki o oyu sakince sandığa bıraktıktan sonra, bu ülkede yaşayan herkesin sesine kulak vermeye, kaygısını dikkate almaya, derdinin ne olduğunu anlamaya çalışabilirsiniz.
Herkesin her konuda anlaşması mümkün değil, ama bu ülkede esenlik içinde yaşayabilmeyi mümkün kılacak ortak noktalarda buluşmayı deneyebilirsiniz.

YORUM EKLE

banner7

banner6