Karanlıktaki Sait Faik



Adapazarı’nın simgelerinden, ülkemiz edebiyat dünyasının en kıymetli isimlerinden Adapazarlı Sait Faik Abasıyanık…

O, her cümlesinde öyle bir yer eder ki her hangi bir insan, Sait Faik’in satır aralarında kayboldu mu bir daha çıkma çıkamaz ve hatta Sait Faik gibi görmek isteği içini kaplar. Etrafındaki olayların çözümlemesine kekremsi bir bohem, köklü bir yalnızlığın sesleri ilişir. Ağaçlar, sokaklar o’nun eşsiz tasvirlerine istemsizce benzer durur.

Lise yıllarımdan bugüne Sait Faik’in beş kitabını okuyabildim. Olay örgüsü, betimlemeleri, karakter analizleri ve esasında kendi iç dünyasını direkt ya da dolaylı anlattığı öyküleri, ufkuma yeni açılar katmıştır. Yazmak ateşi içine düşenlere cümle örgüleri ve naif dokunuşları ise açık bir öğretidir. O’nu okudukça artık bazı cümlelerin değil, yaşamdaki her şeyin altını çizmeye başlar insan.

O’nu anlatmak, anlamak için bugüne değin kitaplar yazıldı, nice çözümleler yapıldı, konferanslar düzenlendi.  El üstündeki değerimiz Sait Faik Abasıyanık’ın hatırası için Adapazarı’nda da vakti zamanında bir park inşa edildi. Mevzumuz esasında bu.

Geçen yıl Ankara’da askerken çarşı günümde Havada Bulut kitabını çok güzel bir parkta okuyordum ve kendime şu sözü vermiştim; o’nu anlamak için hikayelerine konu olan Adapazarı’nın semtlerini, köylerini gezeceğim. Burgazada’da işlediği yazıları kavramak için oraya zaten gitmiştim. Adapazarı’na döndüğümde Sait Faik Abasıyanık Parkı’nda da bir kitabını okuyacağım. 

Kendime sözümü tuttum. Bu parkta zor da olsa bayağı zaman geçirdim. Parkı, çevresini inceledim. Okudum, karaladım, müzik dinledim. Harabe heykele bakıp, bazen de fotoğrafını çekip ‘anlat Sait Faik abi dinliyorum’ diye de paylaştım.

Biliyorum daha parkın yerini bilmeyen çok kişi var. Olağan. Çünkü vaktinde kıymeti bilinip hatırası için yapılan ve hatta şehirdeki en estetik heykellerden biri de eklenen parkta oturup bir şeyler okumak, vakit geçirmek mümkün mü? Maalesef değil. Hatta burası artık park da değil. Mezbelelik. Artık bu mezbeleliğe üzülmeyi geçtim ben. Şehrimize yakışmıyor gibi bulut üzeri laflar da üretmeyeceğim.

Sait Faik parkının sorumlusu kim, hiç umurumda değil. Çünkü bu mezbeleliğin sorumlusu öncelikle okuyup yazdığını söyleyen insanlar başta olmak üzere şehrin tüm insanlarıdır nazarımda. Nihayetinde kurumlar vatandaş için hizmet eder ve oraya sadece kurumlar değil tüm vatandaşlar sahip çıkar. Demek ki buranın yaşanabilir bir hale gelmesi için vatandaştan açık bir talep, ihtiyaç yok (!)

Peki mezbelelik sahipsiz mi? Hiç de değil! Bugün Sait Faik Abasıyanık parkına kimler mi sahip çıkıyor? Orada kimlerle vakit geçirip sohbet ettiğimi söyleyeyim; gece tayfası, berduşlar, kaybedenler, iki üç köşede yavruları açlıktan inleyen köpek sürüleri, her yeri kaplamış cam kırıkları, budanmamış ağaçlar, yabani otlar, zifiri karanlıktaki patika yollar, dağınık çöpler, heykelin üstündeki grafitiler…

Gece karanlığı çökünce bu park, şehrin havaya yansıyan sarı ışıklarıyla azcık aydınlanıyor sadece. Onu da gören yok. Sanıyorum, gündüz de bu parka giden tüm yollar kapanıyor. Koca Park, sırra kadem basıyor, yerin altına giriyor, ulaşılmaz, görünmez oluyor. Yoksa Sait Faik gibi büyük bir yazarın hatırası için yapılan bu kıymetli alanı uzun yıllardır görürdük, düzenlerdik, şehir olarak hakkını verirdik diye düşünüyorum…

Karanlıktaki Sait Faik’in berbat edilmiş heykeli, uzun yıllardır terk edilmiş bu mezbelelikteki dipsiz karanlığa öylece bakıp duruyor. O’nun için sorun olduğunu sanmıyorum çünkü o kuşları ve ağaçları çok gördü. Haklıydı biz göremedik:

“Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi…”
Sait Faik Abasıyanık - Son Kuşlar

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Işıl Dinçer
Işıl Dinçer - 3 hafta Önce

Muhteşem anlatılmış tebrikler , ama çok yazık

banner7

banner6