Kaybolan yıllar, kaybettiren gelecek

Bir ülkenin en önemli stratejik kurumları ne olmalıdır diye sorsalar tereddüt etmeden iki ordudan bahsederdim. Bunlardan birincisi Türk Silahlı Kuvvetleridir  diğeri ise İlim irfan ordusudur.

Mustafa Kemal Atatürk Kütahya’da öğretmenlere seslenirken bakın bunu nasıl ifade etmiştir “Sizler, vatanın namusu, bağımsızlığı ve kurtuluşu için ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldüğünü öğreten bir orduya sahipsiniz. Savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin devamlı sonuçlar vermesi irfan ordusuyla geçerlidir. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun kazançları ölüdür.”

İşte bu nedenle eğitim öğretim milli olmalıdır ve sürekli kendini yenileyebilmeli insanlığa umut ışığı olmalıdır.

Atatürk’ün eğitim ve öğretim konusunda en önemli düşüncesi 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde açıkladığı, bölge ayırt etmeksizin Kars’tan Kırklareli’ne, Van’dan İzmir’e bütün ülkeyi kuşatan köy enstitüleri ve buradan yetişen öğretmenler, sağlıkçılar ve her türlü mesleki teknisyenler bu aydınlanmanın mihenk taşları olmuşlardır.

Fakat ne yazık ki 27 Ocak 1954 yılından itibaren bu Enstitülerin hepsi kapatılmıştır.

Amerika’nın Türkiye’nin kılcal damarlarına nüfus etmesi;

Amerika’nın dünya üzerinde hakim güç olarak etkin olması ve Sovyet tehdidine karşın Amerikan değerlerine uygun toplumların oluşturulması için

Türkiye-ABD kültürel mübadele komisyonu 1949’da kurulmuş. Bu komisyon dördü Türk, dördü Amerikalı 8 kişiden oluşturularak ve komisyon Fahri Başkanı ise Amerikan Büyükelçisi kabul ettirildikten sonra 1950 yılında eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlanılmıştır. Bu yıldan itibaren eğitim sistemi milli olmaktan çıkmıştır.

Bu komisyonda bir karar tartışıldığında ve 4’e 4 kalındığı zaman başkanın oyu ile karar alınmasıyla ABD etkisi bütün vücudumuzu esir almaya başlamıştır.

Bunun sonucu olarak, bağımsızlık sembolü milli kahramanların itibarsızlaştırması, halkın yüreğinden söküp atılması ve milli duygular örseletilmesi zirve yaptırılmış.

Sahte ve uydurma tarih, emperyalist kanı bozuklar tarafından dillendirilmeye başlanmış din ve maneviyat yok ettirilmeye çalıştırılmıştır.

Bu kısa, tarihi ve önemli kırılma anını açıkladıktan sonra günümüze gelmek istiyorum.

Bugün Türkiye’de tartışılan en önde konuların başında eğitim öğretim sistemimiz gelmektedir.

- Dünyada bir örneği bile olmayan ve Dünyanın sonuna kadar olacağına ihtimal vermediğim, çok ilginç ve düşündükçe uykularımın bile kaçtığı; “18 yılda eğitim sistemi 17 sefer değiştirilmiştir.”

- Beynimiz küçük yaşlardan itibaren gereksiz bilgilerle doldurulmaktadır.

- Sürekli ödevler, sınavlar ve rekabet, ezbere dayalı bir eğitim öğretim sistemi yaratmıştır.

- Öğretmenlerimizin yetiştirilmesindeki sistem hatalıdır.

- Milli Eğitim Bakanlığını bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17-18 iken 2020’de bu oran yüzde 4,65’e indirilmiş karşılığı ise 5 milyar 830 milyon TL’ye denk gelmektedir. Aynı dönemde ise Diyanetin bütçesi 11 milyar 520 milyon TL olarak belirlenmiştir.

- Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye kadar her öğrenci için yıllık 5 bin 633 dolar harcanıyorken, OECD ortalaması 10 bin 502 dolardır.

- Sakarya ise; YKS’de Türkiye sıralamasında ilk 5000 - ilk 50000 - ilk 150 bin kişi içerisinde 66. sıradadır.

- Çok dramatik olduğu için bu bilgiyi de vermek istiyorum.

Sadece Hendek ilçemizde 9 adet imam hatip ortaokulu bulunmaktadır.

Düşündürücü bu bilgilerden sonra yapılması gerekenleri sıralamak istiyorum.

- Eğitim sistemi yaşayarak öğrenmek üzerine kurulmalı. Düşünme ve fikir üretmeye açık olmalıdır.

- Öğretmenlerimiz YKS sınavlarında en az yüzde 10’luk dilim arasından seçilmelidir. Eğitim süreleri 6 yıl olmalı. Milletvekili maaşları öğretmen maaşını geçmemelidir.

- Atatürk’ün Türk Ulusu bilincinden yola çıkarak herkese eşit eğitim imkanı verilmeli, ülkemizdeki bütün çocukları kendi çocuğumuz gibi kabul etmeliyiz.

- Eğitim devletin tekelinde olmalı, özel sektör milli eğitimden uzaklaştırılmalıdır.

- Devletin en büyük bütçesi ve yatırımı milli eğitim üzerine olmalıdır.

Bu hafta eğitim konusuna değindim, çünkü kovid-19 nedeniyle eğitim sistemimizin büyük yara aldığını, eşitsizliğin daha da arttığını bununda büyük bir toplumsal yaraya dönüşeceğini gördüğüm için sizinle ve ilgili makamlarla paylaşmak istedim.

“İnsanlığın hepsini bir vücut ve her milleti bu vücudun bir uzvu, azası saymak icap eder. Bir vücudun ve bir parmağın ucundaki acıdan diğer bütün uzuvlar müteessir olur . Ancak böyle bir düşünüş insanları, milletleri bencillikten kurtarır.” Mustafa Kemal ATATÜRK

Bayramınızı en samimi duygularımla kutlar, büyüklerimizin ellerinden öper, Aileniz ve tüm sevdiklerinizle birlikte sağlıklı mutlu ömürler dilerim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Erkan YILDIZ
Erkan YILDIZ - 5 ay Önce

Ülkemiz bir çok ülkenin arzu ettiği coğrafi konum ve doğal kaynaklara sahiptir. Fakat malesef içinde bulunduğumuz hazineyi iyi değerlendiremediğimiz gibi, madenlerimizi yıllardır hammadde olarak ihraç eden sonrasında da mamül olmuş halini teknolojik ürün olarak satın alan bir milletiz. Teknoloji çağında teknolojiden nasibimizi alamadık ve yıllardır gelişmekte olan ülke pozisyonundan bir türlü gelişmiş ülke pozisyonuna geçemedik. Eğitim alanındaki liyakatsız yöneticilerin eseri olarak bunca genç nüfusa rağmen şuan ara eleman bulmakta dahi güçlük çekilmektedir. Gelecek konusunda kaygılıyız, günü kurtarma politiklaları bu ülkenin geleceğine teminat olamaz. Gündemin oldukça boş konularla meşgul edildiği bu dönemde bizleri gerçeklerle yüzleştirdiğiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla..

İsmet kalkan
İsmet kalkan - 5 ay Önce

Hocam tesbitleriniz harika eğitime önem veren bir hükmetin başa gelmesi lazım

ERHAN KORHAN.
ERHAN KORHAN. - 5 ay Önce

İlk önce ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini dilerim hocam. Yazılarınızı ve fikirlerinizi büyük bir keyifle takip ediyorum. Yine her zamanki gibi muhteşem konuları gündeme getirmişiniz. Vesselam çoğu siyasetçilerden siyasetçi kimliğinizle, duruşunuzla, dürüstlüğünüzle, fikirlerinizle Sakarya halkının gönlündede taht kurduğunuzu düşünüyorum. Hani derlerya Adam gibi Adam. Selamlar, saygılar.

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 5 ay Önce

Cihan bey, eğitim konusunda değindiğiniz tüm konuları doğru buluyor ve sizlere aynen katılıyorum. Ve 18 yılda 17 defa sistemin değiştirilmesini de bir hatadan ziyade bir kasıt olarak görüyorum. iyi bayramlar.

Timuçin
Timuçin - 5 ay Önce

Her dönem konu başlıklarımız önceliklerimiz değişiyor bu dönemde başrolde sağlık camiası var önceki dönem emniyet camiası vardı ama siz en önemli bilgiyi vermişsiniz atlanmaması gereken tek rol eğitimdir teşekkür ederiz

Murat Şükrü Sincer
Murat Şükrü Sincer - 5 ay Önce

Hocam bilgilendirme yorumunuz için teşekkürler. Her hafta sabırsızlıkla yazılarınızı bekliyoruz. İnanıyorum ki bir çok insan ve yönetici sizi takip edip bir şeyler öğreniyordur. Sizin gibi değerlere ihtiyacı var bu şehrin.

Mikail Öztürk
Mikail Öztürk - 5 ay Önce

Sayın Başkanım , mükemmel bir yazı olmuş , Gerçekten Milli eğitim bu ülkenin kanayan yarası . İnşAllah yazılarınız birilerinin kafasında soru işaretleri bırakır .

Paşalı
Paşalı - 5 ay Önce

Yazınızın başında belirttiğiniz iki ordunun da itibarsızlaştırılmasının sonucu, askerimizin başına çuval geçirilmesi, eğitim de dünya sıralamasının en alt sıralarında yer alarak tecelli etmiştir, her iki ordu'nun da içerisinde bölücü örgüt elemanları cirit atarken onlara göz yumanları da unutmamamız gerekmektedir, yazınızda değindiğiniz konular çok önemli,çok hassas konulardır, aynı zamanda ülkemizin gelecekte nasıl şekilleneceğinin de ufkunu açacak niteliktedir, bence ülkesini karşılıksız seven, ülkesinin geleceğinden kaygı duyan her vatandaşımızın yazılarınızı sonuna kadar bıkıp usanmadan okuması sanıyorum ülkemizdeki bu ,tasvip edilmeyen gidişatın seyrini olumlu yönde değiştirecek,' tir diye düşünüyorum, kaleminize, yüreğinize sağlık hocam