Kayıp milyon konusu

Atalarımız “Hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz” demiş. Bir başka atasözü de “Tuhaftır insanoğlu kimse bilmez dengini. Kime iyilik ettiysen ondan kolla kendini” diyor.

Sakaryaspor bu şehrin en büyük markası. Ama bu marka bir şekilde hak ettiği değeri bulamıyor. Yeşil siyah renklerin gönlümüzdeki yeri ile piyasadaki karşılığı arasında uçurum var. Borç ve faiz sarmalına girildi. Suçlu şu ya da bu kişidir. Çok önemli değil. Ancak ben herkesin özveri ile elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorum. Allah var pek çok kişi iyi niyetle bazı adımlar da atıyor.

Ali İhsan Yavuz başkanlığında yapılan basın toplantısına ben de katılmıştım. Orada Sakaryaspor konusu açıldığında sürekli eleştirilerin hedefinde olan Kenan Sofuoğlu, BMC ile yaptığı görüşmeyi ve Sakaryaspor’a yönlendirdiği milyonları anlattı. Sonrasında da haksız eleştirilere maruz kaldığını söyledi.

Ali İhsan Yavuz Sakaryaspor ile ilgili bulunduğu girişimleri ve sonrasında uğradığı eleştirileri anlattı. Sonrasında da “Sakaryaspor ile ilgili hiçbir adım atmayanlara eleştiri yapılmıyor. Bir şeyler yapmaya çalışanlar hedef alınıyor” dedi.

Ali İhsan Yavuz, Yunus Tever, Recep Uncuoğlu, Çiğdem Erdoğan Atabek ve Kenan Sofuoğlu’nun katıldığı o toplantı devam ederken Sakaryaspor önünde “Kiralık” yazan forma ile maça çıktı.

Sakaryaspor yönetiminden ve tribünlerden ildeki tüm siyasileri eleştiren açıklamalar yapıldı. Tüm açıklamalarda taraflar birbirine eleştiri yöneltti. Eleştirilerin dozu da etkisi de giderek arttı.

Yavuz, yakın zamanda katıldığı bir canlı yayında da bir işadamının kulübe iki buçuk milyon lira yardımda bulunduğunu ama bunun kayıtlarda olmadığını söyledi.

Bu zamana kadar tribünlerle siyasiler alt perdeden göndermeler yapıyordu. Ama bu açıklama ciddi bir iddia ortaya koyuyordu. Sakaryaspor Başkanı Cumhur Genç Yavuz’un iddiasını ispatlaması gerektiğini söyledi.

Şimdi Sakaryaspor’un dışarıdan bir fotoğrafını çekelim.

Pandemi öncesinde zaten kulüp süregelen sıkıntılar ile uğraşıyordu. Uzunca bir süreden bu yana sezon başında başka yönetim, sezon sonunda başka yönetim oluyor. Bu dönem de gelenek ne yazık ki bozulmadı.

Taraftar başarıya hasret. Bundan dolayı saldırgan. Ama taraftarın da kulübe para verecek durumu yok. Maça gidiyor.

Dön geriye siyasiler açısından durum açmazda. Büyükşehir Belediyesi desteğini verdi ama onun da yardım edecek yasal sınırı belli. Siyasi bağlantılar üzerinden bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ki aslında bu da o kuruma önemli bir yük.

Milletvekilleri şahsi bağlantıları ve imkanları ölçüsünde bir şeyler yapıyor.

Kulübe yönetici olan kim varsa tüm özel işlerini bırakıp, bütün mesailerini kulüp için harcıyor.

Sonrasında dönüp geriye bir koordinesizlik çıkıyor.

Diğer yandan taraftar zaman zaman yönetime karşı sesini yükseltiyor zaman zaman siyasileri eleştiriyor.

Siyasiler, “Elimizden gelen bu. Siz bizi iyi niyetli olmamakla suçluyorsunuz. Emeklerimiz görmezden geliniyor. Nankörlük görüyoruz” diyor.

Yönetim “Herkes bizi hedef alıyor. Bu işin yükü tek taraflı çekilemez” diyor.

Herkes gücünün yarısını Sakaryaspor’u kurtarmak için harcarken farkında olmadan enerjisinin diğer kısmını birbiri için mücadelede yok ediyor.

Sonuçta birbirimize yönelttiğimiz eleştirilerin Sakaryaspor’a hiçbir faydası da yok.

Eleştirinin en iyi olanı çözümü de gösterenidir. Gerisi soruna katkı sağlar.

Ortada bir hata varsa hele de kayıp milyon liralar varsa bunun hesabı kesinlikle sorulmalıdır. İddiayı kamuoyu önünde tartışmak da bir tercihtir bu iddiaya kamuoyu önünde yanıt vermek de.

Taraftar açısından yönetime, siyasilere, kurumlara eleştiride bulunmak da bir tercihtir. Onları teşvik etmek de.

Bu yollardan hangisini tercih ettiğinizde Sakaryaspor daha kazançlı çıkar?

Kimse durduk yer bir yerini kestirmeyi düşünmez. Ama bazen doktora gidersiniz ameliyat olmayı kendiniz talep edersiniz. Eğer amaçlanan bir ameliyatsa ve herkes eleştiride bulunurken, konuyu kamuoyu önünde tartıştıktan sonra Sakaryaspor’un iyileşme sürecine gireceğini düşünüyorsa yani herkes ne yaptığını biliyorsa sıkıntı yok.

Ama kavga bittikten sonra herkes ceketini alıp gidecek ve Sakaryaspor markası kaderine terk edilecekse o zaman birinin bu işe “Dur” demesi gerekiyor.

Yetki beraberinde sorumluluk getirir. Sorumlular da mutlaka ne yaptıklarını biliyor olmalı…

HECATİ: Bizde yanlışlıkla yanlışlık olmaz. Biz yanlışı da bilerek yaparız…

YORUM EKLE