Keşke başarısız olsaydınız!

İzlemiyorum televizyonları!..

Söylemek istediklerim olsa da depremle ilgili,

tutumumuz tam bir riyakarlık örneği!.. Depremi önemsiyormuş gibi yapılan resmi açıklamalar, haberler, yapılan kampanyalar… samimi değil!

Ölenlere rahmet, yaralılara şifa diliyorum.. kalanlar için hayat zor bundan sonra, çok sabır diliyorum!...

***

Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu BBP’den istifa edip MHP’ye,

Pamukova Belediye Başkanı Güven Övün Saadet Partisinden ayrılıp AK Partiye geçti…

Babaoğlu’nun MHP’ye geçmesini de iktidar partisine geçiş olarak yorumluyorum.. Böylece şehirde “muhalefetin” elinde olan belediye kalmadı, 31 mart öncesine geri döndük..

Bu iki başkan kendi ilçelerinde “kendi etki alanlarıyla” seçimi kazandılar.

Bu nedenle seçimin üstünden daha 1 yıl geçmeden partilerinden istifa etmeleri şaşırtıcı değil.

Sadakat beklemek gereksiz.

Şaşırtıcı olan İktidarın ezici, boğucu siyasi gücüne rağmen seçimi kazanıp iktidar partilerine geçmiş olmaları!

Meydan okudukları güce “ram” olmaları!

Her ne kadar biri BBP’den diğeri Saadet Partisinden aday olsa da kamuoyundaki algı “bağımsız aday” oldukları ve böyle kazandıkları yönündeydi.

Bu nedenle sorgulanacak yer şurası:

“Bir siyasetçi bağımsız aday olup, kazanıp, neden iktidar partisine geçer?”

Başkanların açıklamalarından bir şey anlamış değilim, laf kalabalığı gibi duruyor açıklamalar.

Zannım,

iki Başkan’da da “başarısız” olmaktan ciddi bir endişe söz konusu.

Bu kaygı anlaşılmaz değil..

Ülkenin doğusunda olanları, İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinde yaşananları görüyoruz.

Belediyelerin yönetimlerine, meclislerine, kararlarına ve uygulamalarına karşı elden ne geliyorsa yapılıyor bloke etmek için.

Ancak,

bu iki Başkana yönelik böyle bir baskı olduğunu duymadım, okumadım.

Başarısızlık korkusu yaşanan baskıyla ilgili değilse neden?

Belediyelerin başına geçtikten sonra düşündüklerinden daha vahim bir tabloyla mı karşılaştılar?

Yoksa beceremeyeceklerinden mi korktular?

Meselenin başka bir yanı, muhalif seçmenle ilgili.

Sayın Babaoğlu ve Övün,

aday oldukları partilere karşı bir sorumlulukları olmadığını düşünebilirler. Ancak,

muhalif seçmene karşı sorumlulukları var, vardı.

Bu nedenle daha 1 yıl olmadan iktidar partilerine geçmeleri doğru değil!

Oylarını aldıkları seçmene sordular mı bu kararı alırken?

Hayır!

Seçmenin varlığını hiçe saymaları kabul edilir değil.

Siyaset bir rant paylaşımı, çıkar işi olsa da Başkanların bu tutarsızlığını kaldırmaz.

Bu tavırlar ülke insanın siyasete olan zaten sıkıntılı güvenini yerle bir ediyor.

İKİ ADIM SONRA NE YAPACAĞINI BİLEMEDİĞİNİZ BİRİNE NASIL GÜVENİP OY VERECEKSİNİZ?

Bu iki Başkan’ın siyaseti etiğe değilse de çıkarlarına uygun davrandıklarını düşünenler olabilir.

Hatta kendileri de böyle düşünmüş olabilir.

Öyle düşünmüş olmalılar ki bu kararı almışlar.

Bana sorarsanız bu karar kısa akıllılıktır.

Rasyonel gibi görünse de akıllıca değildir.

Ben iki seçim bölgesinde de değildim..

Ancak kalben desteklemiştim.

Ben de bile hayal kırıklığı yaratmış ve imajları zedelenmişse, bölge insanının ne hissettiğini, onlardaki imajın ne hale geldiğini siz düşünün!

Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmeli.

Aldıkları karar akıllıca ise seçmende yarattıkları hayal kırıklığına, olumsuz imaja değmiş olmalı.

“Değdi mi?” diye sormayacağım..

Ben Başarısız olmalarını bu karara tercih ederdim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
mesut karakas
mesut karakas - 10 ay Önce

abi yorumunu okurken metin kondel yazmis sanki diye icimden gecirdim.ayni eksende bakip cesurca konusan ibsanlar cok azaldi. diger takip ettigim yazarla farkin daha yumusak icimsin :)) bi danisanin:)

Cumaali
Cumaali - 10 ay Önce

Hendekli ne yapsın koyunun bulunmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi demiş ışte ama sen yine de hendeği merak etme.