"Kibarca" bir hikaye

1926, 1927 yıllarında Ahmet Köse, Sıddıka Köse, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası’na para yatırarak bu günkü Denizköy, Camitepe Mahallelerinin bulunduğu bölgede yaklaşık 4.500 ila 5000 dönüm arazi satın alarak Cumhuriyet tapularını çıkarırlar.

Satın aldıkları arazide büyük bir çiftlik kurarlar. Yörük ailelerinden oluşan 10, 15 aileyi çiftliklerinde işçi olarak istihdam etmek üzere başka illerden buraya getirirler. Çiftlikte her şey normal, Köse ailesi ve Yörük aileleri birlikte mutlu bir şekilde çalışarak iyi paralar kazanırlar. 

1945 yılına gelindiğinde felaket çanları çalmaya başlar. 4785 sayılı özel ormanların devletleştirilmesi kanunu çıkartılır. Kanun sadece özel ormanların devletleştirilmesini kapsasa da zamanın işgüzar memurları, Sakarya Nehri’nden Kaynarca’ya kadar tüm sahil arazilerini devletleştirirler.

1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile, 1945 yılında 4785 sayılı kanunla devletleştirilen arazilerin arazi sahipleri ve mirasçıları talep etmeleri halinde arazilerin geri iade edilmesi için 5658 sayılı kanun çıkartırlar.

Köse ailesi ve mirasçıları 1945 yılında 4785 sayılı kanunla devletleştirilen arazilerinin iadesi için Kaynarca mahkemelerine müracaat ederler. Mahkeme 8404 dönüm arazi ve 1725 dönüm özel ormanı 5658 sayılı kanuna istinaden Ahmet Köse, Sıddıka Köse ve mirasçılarına iade eder.

Film bundan sonra kopar. Karasu Kadastro Mahkemesi, Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 5658 sayılı kanuna göre verdiği kararı yetkisi olmadığı halde yok sayar.

1967 yılında bölgenin kadastrosu yapılmaya başlanır. 30 yıl geriye gidilir 1937 yılında Kandıra Özel İdaresi’nin aletsiz ölçümlerinden söz edilir. Kadastro yapılırken Köse ailesinin dışardan getirerek çiftliğinde çalıştırdığı işçi yörükler kışkırtılarak 84 hektar arazide hak sahipliği iddiasında bulundurulur, dosya mahkemelerin ve bilir kişilerinde akıllarını karıştıracak durumlara ve yorumlara sokularak, içinden çıkılmaz hale getirilir.

Camitepe Mahallesi’nin Denizköy’den ayrılarak köy statüsü kazanması için müracaat yapılır. Köy statüsü kazanabilmeniz için cami ve okul arazisi göstermeniz gerekir denilir. Köse ailesinin mirasçıları çocukların yağmur çamur Denizköy’e okula gitmelerine üzüldüklerinden 10 hektar araziyi cami ve okul yeri olarak köy tüzel kişiliğin bağışlarlar, böylece Camitepe köy tüzel kişiliği kazanır.

Adı gecen arazi bu zamana kadar 3 defa serbest bölge ilan edilir, bir seferinde Milli Emlak’ın yaptığı istimlak itirazlar sonuncu Anayasa Mahkemesi’nden geri döner.

2003 yılında Kibar Holding devreye girer. Kibar Holding araziyi Milli Emlak’tan satın alır. Köse ailesi davalı yeri bile bile satın almaktan Kibar Holding hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunur.

Köse ailesi ve mirasçıları, Kibar Holding’in araziyi satın aldığı dönemde araziyi devir eden Tapu Müdürü’nün kızının Kibar Holding avukatı olduğunu, mahkeme kararını uygulamayan Milli Emlak ve Tapu Müdürleri olduğunu iddia eder.

Kibar Holding’in arazi üzerinde yatırım yapamamasının nedeninin de bizim açtığımız davalar ile Orman Bakanlığının itirazlarının olduğunu bayan ederek her şeyin Ekim ayında görülecek davada belli olacağını beyan ederler.

Bu hikayenin ekonomik bölümünü daha sonra yazacağım.

Bu köşe yazım,  Ahmet Köse, Sıddıka Köse varislerinin sundukları yasal belgeler ve iddialarından toparlanarak yazılmıştır. Yukardaki konular hakkında aksini iddia eden, kişi kurum kuruluş elindeki belgelere dayandıracağı iddialarına da yer vermeye hazırız.

YORUM EKLE