Kırmızı süveterli adamı kaybettik

Türkiye’de yeşilin, doğanın değerini anlatan, TEMA Vakfı’nın kurucusu, kırmızı süveterli adamı kaybettik.

Karaca gibi Türkiye’nin en ünlü giyim markalarından birinin kurucusu olmasına rağmen eskimiş kırmızı süveteriyle tanıdığımız Hayrettin Karaca 97 yaşında vefat etti.

Sadece doğayı korumak için kurduğu TEMA ile değil tüketim toplumuna açtığı savaşla tanıdığımız Karaca’yla yapılan bir röportaj beni çok etkilemişti.

Öğretmeninin kızmasına rağmen parası olmadığı için saçını kesemediğini, ayakkabısını boyayamadığını anlatmıştı.

Ben de ilkokula, ortaokula giderken aynı sıkıntıları çok yaşadığım için Karaca’nın bu sözlerinden çok etkilenmiştim.

Bir ara çokça onun tüketime karşı sözleri internette paylaşılmıştı.

Türkiye için yaptıkları çok değerli ve unutulmaz…

Ben bu güzel insana, kırmızı süveterli adama, Hayrettin Karaca’ya rahmet dilerken o sözlerinden bir bölümü sizlere tekrar hatırlatmak istiyorum:

"Akmerkez'in önünden geçmeye utanıyorum, nedir bu ışıklar, bu rezalet.

'Yılbaşı' demek, 'Al, tüket, yok et, yaşamı mahvet' demek. O yüzden bu

yırtık kazağı gururla taşıyorum üzerimde. Global ekonomi insanları

kullanıyor. Ama bakın beni kullanamıyor, çünkü izin vermiyorum. Çok da

mutluyum. Bunu elimden hiç bir güç alamaz. İnanç herşeyi halleder"

"Açlıktan ölen her çocuğun katilleri vardır… Bugünkü tüketim iki katına çıktığı gün, belki dünyada yaşam olmayacak. En büyük tehlike gıdada. Bir Amerikalı çocuk doğduğunda 30 çocuğa eşdeğerde dünya nimetlerini alıp götürüyor…"

"Okumakla mükellefim. Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var. Malını

mülkünü verirsin orada biter borcun. Mesela Yalova'daki botanik bahçemi

vakıf yaptım ama borcum bitmedi topluma. Şimdi borcumu bilgi sahibi olarak

ve bunu aktararak ödüyorum. Okumak ibadettir. Okumamak cumhuriyete

ihanettir."

"Acılar karşısında isyan ederek hiçbir şey kazanamazsınız, elde olan bir şey değil çünkü bu. Ben acıyı da, mutluluğu da kabulleniyorum. Ama acılar hafızadan hiç çıkmaz"

"Birleşmiş Milletler 2004 Kalkınma Raporu'na göre, Afrika'da 323 milyon

insan günde 1 dolardan az bir gelirle geçimini sağlıyor. Temiz su

kaynağından mahrum 273 milyon kişi bulunmakta. İlkokul çağında okula

gidemeyen 44 milyon çocuk var. Yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölüm riski

altında yaşayan Afrikalıların sayısı 185 milyon. Her yıl beş yaşının

altında ortalama beş milyon çocuk ölüyor. Zengin ülkeler yıllık

gelirlerinden yüzde 0,7'sini kurtarma amaçlı projelere yönlendirseler bu

sorunların hepsi ortadan kalkabilir."

"Benim de vardı 40 tane kravatım. O zaman 30 yaşındaydım. Ben de tükettim,

ama bilerek yapmadım bunu. Artık farkına vardım bunun. Ne

zamandır alışveriş yapmadığımı hatırlamıyorum, kendime sadece kitap

alıyorum. Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam;

bunun dışında hiçbir şey tüketmeye hakkım yok. Gömleklerim var, yakası

çevrilmiştir, ayakkabılarıma bakarsanız, altı yamalıdır. Dokuz senedir bu

pantolonu giyerim, paltom yırtıktır. Param var ama tüketmeye hakkım yok!

Bunu herkes yapabilir. "BİR" çok güçlüdür. Atatürk bir kişiydi. Herşey

"bir" ile başlar. Bir yoksa iki olmaz. Ben de yakınlarıma örnek olmaya

çalışıyorum"

YORUM EKLE