Kişisel Ekonomi Analizi

Neredeyse herkes İstanbul seçimlerine angaje… Fakat ekonomide ziller uzun süredir bizler için çalıyor.
Kelli felli ekonomistler, cesaretleri nispetince (bilgileri değil) durumu analiz etmeye çalışıyorlar. Üzerinde en fazla durulan; cari açık/fazla konusu.
Tespit şu: Türkiye cari fazla veriyor. Almanya gibi Japonya gibi… Temelde harika bir şey. Fakat cari fazlanın nedeni ihracat artışından çok ithalat azalışından… İthalattan kastım; üretim için dışarıdan hammadde getirilmesi.
Kısaca; kurun (dolar) ve enflasyonun (ÜFE) birlikte sıçraması nedeniyle sanayiciler ithalat yaparak üretmekte zorlanıyorlar. Orta vadede ihracatın ne olacağı da soru işareti…
Üretim neden düşük? Çünkü satış az.
Satış neden az? Çünkü fiyatlar yüksek.
Fiyatlar neden yüksek? Çünkü maliyetler yüksek.
Normal zamanda İtalya’dan aldığı kumaş ile Çin’den aldığı ipliği kullanarak üretim yapan ve bu ürünü Almanya’ya satan sanayicimiz ciddi bir açmazın eşiğinde…
Üretim rakamlarının hemen hemen bütün sektörlerde düşmüş olması takip edenlere bazı fikirler veriyor ancak bu alışılmadık (!) durumun gelecekte fırsata dönüşebilecek gelişmelere sebep olması mümkün.
Fakat bugüne kadar ithalat ile dışarıdan sağlanan hammaddenin bu saatten sonra içerinden temin edilmesi yani Almanya’ya gömlek satan sanayicimizin, ihtiyacı olan kumaş ve ipliği ithalat yapmadan (döviz ödemeden) tedarik edebilmesi gerekiyor.
Ancak pamuk, viskon gibi organik veya polyemit, elestan gibi sentetik kumaşların (yeteri miktarda ve kalitede) Türk pazarından temini mümkün mü?
Mümkün olmalı! Gelişmiş ülkelerde ekonomi böyle!
Bizim sanayicimiz, kendi hammaddesini kendi topraklarında veya doğrudan yabancı yatırım (DYY) ile başka ülkelerin topraklarında üretmeyi bilmesi gerekiyor. Kaynak Bağımlılığı ekonominin temel kavramlarından biridir…
Avrupa’ya ihracat yapan Türk firması, kumaşı İtalya’dan almak yerine kendisi için İtalya’daki üretim tesislerinde üretebilirse, Türkiye’ye çektiği ürün gerçekte ithalat olmaz, kaynak (kâr) transferi olur.
Hükümet ve onun politikaları elbette önemli. Aldıkları kararlar ve gösterdikleri yönetim becerileri de son derede etkilidir ama dünyada ekonomi, hükümetlerin kabiliyetlerine göre hareket etmiyor.
Almanya ekonomisi “Merkel iyi yönettiği” için büyük değil! Hatta Japonya’da sokaklara çıkın, başbakanlarının adını sorun; yarıdan fazla insanın bilmediğine şahit olursunuz.
Gelişmiş ülkelerde sanayici, hükümete tabi değildir. Aksine hükümet, sanayicilere tabidir.
Japonya’da çalışırken öğrendiğim bir bilgiyi yazarak bitireyim.
Japonya’da özel sektör kendi çalışanları için maaş zammı oranını açıklamadan, hükümet devlet çalışanlarına maaş zammı yapamaz!
Bilmem anlatabildim mi?

YORUM EKLE

banner7

banner6