Kocaali’nin ölüm fermanı

Başlığa bakıp da ağır yazdığımı düşünebilirsiniz ama olası tehlikeler film şeridi gibi gözümün önünden geçince başlık hafif bile kalıyor.

Biliyorsunuz Kocaali’ye Kimya Sanayi OSB kurulması planlanıyor. Belediye Başkanı görüşmelerini yapmış ve ete kemiğe büründürmüş sanayiyi.

Sanayiden beklentisi (!) olanlar ısrarla zarar vermeyeceğini iddia ediyor.

Kimya sanayi olup da zararsız olma ihtimali mi var? Dilovası örneği ortadayken ne kadar itici ve sevimsiz geliyor insana “Kimya OSB” kelimesi.

Karasu-Akçakoca arasında Melen ve Sakarya Nehirleri arasında 30 km boyunca pırıl pırıl kumsala sahip cennet ilçemizde Kimya Sanayi OSB kurulmaya çalışılması üzücü.

Madem ki beceremedik. Böyle nimetleri olan bu coğrafyayı Turizm Cenneti yapamadık. Kocaali’yi zehir cehennemine dönüştürme çabasını kim nasıl izah edebilir?

Çevre mühendislerinin fabrikanın kurulması halinde ne olacağıyla ilgili açıklamaları da var.

Buraları bilmeyen herhangi birine “Kocaali’de 3-5 bin dönümlük bir araziye Kimya İhtisas Organize Sanayi gelse nasıl olur?” diye sorsak

-yakınlarında yerleşim alanı olduğunu

-seraların, tarım arazileri olduğunu

-tarım ürünlerinin yetiştiğini

-besicilik yapanların olduğunu

-su kaynaklarının bulunduğunu

-yazları gelen yazlıkçıların bulunduğu ve tatil sitelerinin yer aldığını söyler.

Peki ya emir en yukarıdan geldiyse ve mecburen yapılacaksa neler olur?

Melen Barajı ile ekolojik dengesi bozulan bölgede fabrikanın kurulmasıyla hepimiz sağlığımızdan olacak demektir. Halkın büyük bölümü kanser, büyük bölümü ise akciğer yetmezliğine ve türlü hastalıklara yakalanacak ve Kocaali’de sağlıksız nesiller ortaya çıkacaktır,

Ömrünü 44 seneye sığdıran öz halamın oğlu Mustafa Tokgöz, Dilovası’nda çalışıyordu ablasının eşi eniştemiz de 51 yaşını ancak gördü. Zorlu tedavi süreçlerinde şifa bulamadılar aileleri eksik kaldı.

Bakış açısını değiştirdiğimiz zaman bu sanayinin Kocaali ye gelmesi demek; bölgemize, halkımıza, doğamıza, gelecek nesillere kuşlara bile ihanettir

Kızıldereli reisi Seattle’nin sözü özet aslında “Doğa, bize dedelerimizden kalan miras değil, torunlarımıza bırakacağımız emanettir”

Bizden sonraki nesle yaşanılası bir dünya bırakmamız gerektiğini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bu sanayinin karşısında durmak insani bir görevdir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İzzet
İzzet - 11 ay Önce

Kocaaliyi turizm ilçesi yapamadık cehenneme de döndürmeyelim

Sakamisiniz
Sakamisiniz - 11 ay Önce

Sanirim bir şakanin mahsulusunuz
Ahmet acardan bir randevu alip roportaj yapmayi dusundunuzmu
Gercekleri birebir yetkili agizdan ogrenip bilgilendirseniz olmazmi
Yaptiginiza gazetecilkk degil populerizm denir

SADETTİN
SADETTİN @Sakamisiniz - 11 ay Önce

3 aralık salı günü yapılan meclis toplantısını izleyin lütfen
sn Acar ın açıklamalarında var ayrıca röportaj da yaptık kendisiyle