Korku ve yaz ayları

Bu aylar, tarımdan geçinenler için eve paranın girdiği dönemlerdir.

İş çok, sıcaklar bunaltıcı ve yardım için kimseyi bulamadığınız günler.

Geçmişte şehir dışından gelen misafir işçiler soruna çözüm olur, kısa bir zaman içinde işler toparlanır, ürün toplanıp satılır hayat normal tembel akışına dönerdi. Korona bu gidişata bir takoz koydu.

Tarlada çalışan ben olmayınca, masamın başından ahkam kesebilirim.

Bu günlerde zor da olsa aile birliği ile çalışıp, birkaç hafta sıkıntı içinde bahçesini toplayanlar işin sonunda sürpriz ile karşılaşacaklar. Ceplerinde daha fazla para olacak. Yaz aylarında tarım ile uğraşan ilçelerde tam bir panik havası vardır. İşçi peşinde koşulur, yemek peşinde koşulur, traktör peşinde koşulur, makine peşinde koşulur. Bu koşuyu yapan insanlar çoğunlukla bir şey üretmezler, hizmet için peşinde koştukları insanlara günlük öderler. Sakin hareket edip, kendi işini kendi gören insanlar en karlı olanlardır.

Turizm sektöründe çalışan vatandaşların da dört gözle beklediği bu aylar onlar içinde büyük bir hayal kırıklığı olacak. İnsanlar geleceğin nasıl bir sürpriz hazırladığını bilmedikleri için, paralarını tatile giderek eritmekten korkuyorlar.

Korku. 2020 yılının en çok hissedilen duygusu.

Peki bu duyguyu paraya çevirmenin bir yolu var mı?

Türkiye de yaşlıların kalabilecekleri evler az. Siz, köy evinizin bir bölümünü yaşlı birine kiralayıp, onun ihtiyaçlarını karşılayabilir misiniz?

Bahçelerinizin bir bölümünü sera yaparak, yaz ve kış piyasanın ihtiyacı olan ürünleri toptancılara satabilir misiniz?

 Köy yumurtası, köy yoğurdu, köy ekmeği bu günlerde en çok aranan ürünler. Hem insanlara yardım hem ekonomiye katkı hem de kendinize kazanç. İlk adımları atmak için ne bekliyorsunuz? 

Muhtarlar ve belediyelerde size ürünlerinizi pazarlamak için ellerinden gelen yardımı yapacaklardır.

Birkaç arkadaş bir araya gelirseniz sizin önünüze kimse geçemez.

Kahvehane de okey oynayarak kurulan çiftlikleri, kısa yoldan para kazanma etkinliklerini yıllardır dinliyoruz, birde kooperatif çatısı altında yapsak mı bu planları?

Dedim ya, benim tuzum kuru. Ben 18 ortağımla, 20 yıl boyunca taşıdım o değirmenin suyunu. Şimdi rüzgârın gücüyle dönüyor taşlar ve ben bir gölgede oturmuşum, önümde deniz, etrafımda ağaçlar.

Bugün ki tavsiyem:

 Akıntıya karşı kürek çekmeyin, akıntının gücünü arkanıza alarak hedefinize doğru yol alın.

İmkanlar her zaman size bir metre mesafededir, durup bakmadığınız, bakıp görmediğiniz için hep ufukta ki noktaya odaklanır koşarsınız. Sakin olun.

Sağlıcakla kalın. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hakim çiftçi
Hakim çiftçi - 4 hafta Önce

Herkes çiftçi Turan bey ama çiftçilik kimseye öğretilmiyor. Köylü ötekinden berikinden gördükleriyle iş yapmaya çalışıyor ve alınan gübreler, traktör, traktörlerin mazot masrafları çiftçinin kaldırabileceği yüklerin dışında. Muhtarı sorarsan ara ki bulabilesin, bulsan da kimsede çay kahve içmek dışında iletişim yok ki muhtara dert anlatsın. Sorun karşınıza çıkan ilk köylüye ahırında kaç hayvan olduğunu bile söylemez. Birlik beraberlik içinde olamadığımız için güçlü değiliz. Sera yapan kimse yok. bu kadar uzun dayanacak güçleri yok çünkü.