Kurallara neden uyulmuyor?

Anadolu Psikologlar Derneği Sakarya Şubesi, normalleşme sürecinde yaşanan aksaklıklar ile ilgili açıklama yaptı.

Kurallara neden uyulmuyor?

Normalleşme süreciyle birlikte ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de son haftalarda artış gösteren korona virüs vakalarının Psikososyal yönüyle ilgili olarak Anadolu Psikologlar Derneği adına açıklama yapan dernek başkanı Uzm.Klinik Psikolog İlhan Bozkurt, herkesin merak ettiği bir konu olan, "Bunca uyarıya rağmen bazı kişilerin hala ısrarla gerekli tedbirlere uymamasının psikolojik nedenleri hakında şu bilgileri verdi:

Bazı kişilerde abartılı şekilde: “Bana bir şey olmaz iyimserliği” var

Özellikle genç ve orta yaş grubu bazı sağlıklı kişilerde var olan “Bana bir şey olmaz” şeklindeki yanlı bir iyimserlik, beraberinde tedbirsizliği de getiriyor. Bu durum ise tedbir almayanların taşıdığı virüs nedeniyle tedbirli kişilerin hastalığa yakalanmasına neden olabiliyor. Covid-19 hastalığı, sağlıklı kişilerde hafif bile atlatılsa bu virüse yakalanmak başlı başına travmatik bir etkiye neden olur ve kişilerin psikolojisi üzerinde ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle; şuanda hafife alınamayacak, “Hastalanırsak hastalanalım bir şey olmaz" diye geçiştirilemeyecek bir salgınla mücadele edildiği unutulmamalı.

Gereksiz iyimserlik uçurumdan da atlatır virüs de bulaştırtır!

Gereksiz iyimserlik içinde olan kişiler daha çok macera arar, daha çok risk alır ve bunun sonucunda daha çok ölümle burun buruna gelirler. Örneğin bu kişilerin macera arayışı ve aşırı iyimserliği nedeniyle tedbirsizce kullandığı bir araç kaza yaptığında beraberinde başka masum insanların hayatına nasıl mal oluyorsa, farkında olarak veya olmayarak korona virüs taşıyıcısı bir genç de tedbirsizlik nedeniyle bu virüsü bulaştırdığı anne babasının veya başka masum insanların ölümüne neden olabiliyor.

Toplumda kutuplaşmalar yaşanabilir

Bahsettiğimiz bu tedbirsiz davranışlar ve vurdumduymazlığın duyarlı bazı vatandaşlarımızın sinirini bozduğunu da görüyoruz. Bu nedenle toplumda zaman zaman kutuplaşmalar da yaşanabiliyor. Örneğinin, markette sebze seçerken eldiven takmayan birini uyaran vatandaş bu kişi ile tartışmaya girebiliyor. Otobüste maska takması için uyarılan kişi kontrolünü kaybedip yolcuların veya görevlinin yüzüne tükürmek gibi anormal tepkiler verebiliyor. Veya vaka artışları nedeniyle yeni gelebilen kısıtlamalar için tedbirli vatandaşlar tedbirsiz olanlara tepki gösterebiliyor.

İyimser olalım ama bu kadar değil

İyimserlik çeşitli durumlarda biz psikologların tavsiye ettiği bir düşünme tarzı olmakla birlikte bu kadar ciddi bir hastalık için kayıtsızlık boyutuna varan yanlı bir iyimserlik ise sağlıklı değildir. Sağlık Bakanlığımızın ve Devlet yetkililerimizin ciddi çalışmalarla bu güne kadar getirdiği başarılı mücadele sürecinin gölgelenmemesi için de temkin şarttır.

Normalleşmek için “Önce, zara vermeme!” bilinci gerekli

Mevcut durumda insanların virüsün sadece kendisine değil başkalarına da zarar verme ihtimalini düşünmesi gerekiyor. “Bana bir şey olmaz” düşüncesi kişiyi başkalarına hastalık bulaştırmama sorumluluğundan kurtaramaz.

Maskeni başkaları için de tak!

İnsanımız ne zaman ki “Maskeyi sadece kendini korumak için değil, başkalarını da korumak için takarsa” işte o gün normalleşme sürecinin sosyal psikolojik dinamikleri iyiye doğru gidebilir. Başkalarındaki virüsün sadece kendimize bulaşmaması için değil, bizde olabilecek bir virüsün başkalarına bulaşmaması için de tedbir alma bilincine ulaşılmadığı sürece normalleşme sürecinin sağlıklı yürütülmesi zor görünüyor.

Aksi durumda yaptırım şart

Bunca uyarıya ve salgınla mücadelede geline noktaya rağmen tedbirlere uymayanlar hakkında ise psikologların, toplum bilimcilerin, halk sağlığı bilimcilerinin, epidemiyologların ve bulaşıcı hastalık uzmanlarının hem fikir olduğu konu: Sıkı tedbir alınması ve tedbirlere uymayanlara yaptırımların uygulanmasıdır.

banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Vatandaş
Vatandaş - 4 hafta Önce

Kesinlikle yaptırım şart. Tavsiye dinleme yeteneği yok millette. Ancak ceza korkusu işe yarar.

SIRADAKİ HABER