Sakaryalının kafası karışık…

Sakaryalılar, koronavirüs salgını nedeniyle yurtdışında geliştirilen aşıların güvenilir olmadığını belirterek, ithal aşı yaptırmak istemediklerini söyledi 

Sakaryalının kafası karışık…

Şevval GEÇİN / Merve KURTULAN'ın haberi

Tüm dünya 2019 Mart ayından bu yana yeni tip koronavirüs (kovid-19) pandemisi ile mücadele ederken aşı çalışmalarına da hız verildi.

ABD'li ilaç firması Pfizer ile Prof. Dr. Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin sahip olduğu BioNTech'in kovid-19'a karşı ürettiği aşıdan olumlu sonuçlar alındığı duyuruldu. Öte yandan da Çin tarafından geliştirilen aşı, Türkiye’ye getirildi. Kovid-19 salgınına karşı geliştirilen aşıların vatandaş tarafından yaptırılıp yaptırılmayacağı ise merak konusu oldu. Sakarya Yenihaber muhabirleri, sahaya inerek vatandaşlara konu ile ilgili sorular sordu.


‘YAPTIRMAK İSTEMİYORUM’
Aşı yaptırmak istemediğini belirten Selami Çebi isimli vatandaş, “Çok netlik kazanmış bir şey olmadığı için yaptırmak istemiyorum. Yerli aşı olsa olabilir. Yerli aşıya daha sıcak bakıyorum. Diğer aşılar içinde yan etkilerinin neler olabileceğini bilmiyoruz. Aşılar için detaylı anlatım bulunmuyor. Bilim insanlarının çıkıp artı ve eksi yönleri ile söylemeleri gerekir. Ülke bazlı herkes bir aşı bulmuş durumda. Bu süreçte de ben kendi bilim insanlarıma güvenip kendi aşımızı tercih ederim” dedi. 


‘İLERLEYEN ZAMANLARDA OLABİLİR’
İlerleyen zamanlarda aşı yaptırmayı tercih ettiğini ifade eden Hasan Çelik, “Almanya ve Çin aşısını olmak istemem. Çünkü Almanya üretimi aşı, Türkiye’ye geldiğinde ekonomi açısından fiyatta yüksek bir meblağa tekabül edecek. Şimdilik açıklanan fiyat 250 TL civarında. Bu ne kadar kalıcı ya da ne kadar değişkenlik gösterir bilemiyorum. Fakat yurtdışından gelecek olan aşıya para vereceğime ya da Çin’e güvenip aşısını olacağıma, yerli aşıyı beklerim ve korunmak amaçlı kendi aşımızı olurum” diye konuştu. 


‘YERLİ AŞI DAHA GÜVENİLİR OLUR’
Yerli ya da ithal aşısının yanı sıra hangisinin etkisi daha uygunsa onun tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Adem Pekcan, “İnanıyorum ki kendi yerli aşımız daha güvenilir olacaktır. Çin aşısı yüzde 50-60 güven sağlarken birkaç ay daha bekleyip Türkiye’nin üretmiş olduğu aşıyı olmayı tercih ederim. Çin aşısı olmam çünkü güvenmiyorum. Aşının ne getireceğini bilmiyoruz, sadece aşı bu işin üstesinden gelmez. İnsanlar, aşı olduktan sonra birkaç ay daha maske ve mesafe kuralına uymalı. Kovid-19 aşısı için vatandaşların acele etmemesini öneririm. Yerli aşımızın nisan ayında faaliyete geçeceği söyleniyor, 1 yıl boyunca bekledik, bence birkaç ay daha bekleyebiliriz” şeklinde konuştu. 


‘İLAÇ KULLANIMINA KARŞIYIM’
İlaç kullanımına karşı olan biri olarak aşı olmayı düşünmediğini dile getiren Abdulsamet Küçük, “Hiçbir ülkenin aşısını tercih etmem. Çünkü her ilacın bir yan etkisi oluyor vücudumuza ve aşı da benim gözümde aynı. Yapılacak olan aşılarda etkisi azalmış virüsü vücuda enjekte ediyorlar. Bunların yan etkileri nedir, daha önce bulaşmış birine nasıl etki gösterir ya da bağışıklığı güçlü olan birine nasıl bir etki gösterir, hiç aşı olmamış birine yan etki yapar mı, gibi birçok sorular var ve hiçbir bilim insanı da bu sorulara bir açıklama getirmedi. O yüzden insanların aşılara sığınmasını da doğru bulmam” ifadelerini kullandı. 


‘ÖNCELİĞİM TÜRK AŞISI’
Önceliğinin Türk aşısı olduğunu söyleyen Arif Açıkdilli ise, “Ben Çin aşısı olmam çünkü ülke olarak bir güven duygusu vermiyor, dışarıya karşı. Zaten salgında onlardan yayıldı. Virüsü yayan ülke ne derece güvenilir olur? Gerekli tedbirlerimi kendimce alırım ve aşı olmamaya özen gösteririm. Türk aşısı nisan ayında insanlarda kullanılmaya başlanacak ve o zamana kadar aşı olmayı düşünmüyorum. Vaka sayıları gün geçtikçe hızla artış gösteriyor, bu süreçte insanların evde kalması gerekiyor. Türk insanı olarak dış ülkelere güvenim yok. Aşı vurulma taraftarı değilim fakat zorunda kalırsam tek tercihim kendi aşılarımız olur” dedi. 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2020, 20:38
banner3
YORUM EKLE