Kültür medeniyet uygarlık

Bu gün Kültür ve medeniyetin toplumlar üzerindeki etkileri ve uygarlığa olan katkıları üzerinde duracağım.

Kültür kısaca bir toplumun duyuş ve düşünüş birliğini oluşturan, gelenek durumundaki her türlü yaşayış, düşünce ve sanat varlıklarının topuna verilen isimdir. Uygarlık kavramında ise binlerce yıl devam eden gelişmeler sonunda, insan aklının, bilim ve teknolojisinin katkısı ile ortaya çıkan ve tüm insanlığın eseri ve malı olan evrensellik söz konusudur. Medeniyet ise uygarlığın bölgesel olanıdır. 

İçinde yaşadığımız coğrafya olan Anadolu ve çevresi yazının bulunuşundan bu yana akıp giden tarih sürecinde bugün evrensel değer haline gelen kültür ve medeniyet öğelerinin anavatanı olmuş ana rahmi görevini üstlenmiştir.

Bu coğrafyada yaşayan bir millet olarak sahip olduğumuz Kültür, Medeniyet ve Uygarlık Hafızasının ne derece farkında olduğumuz ve kullanabildiğimiz sorgulamamız gereken bir durumdur.

Ama tarihimizde hafızadan yararlanan yeni bir mimari kültür ortaya koyan Mimar Sinan’ı anmadan geçemeyeceğim. Anadolu’nun mimari hafızası olmasaydı Mimar Sinan, Süleymaniye ve Selimiye Camii gibi dönemin mimari şaheserlerini ortaya koyabilir miydi? Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefkâr Mehmed Ağa ustasından bu mimari mirası almasaydı Sultan Ahmet Camii’ni yapabilir miydi?

Ülke söz konusu olunca döneminde o ülkenin eğitim, ekonomi ve siyaset düzeyi hangi tür gelişimi sağlayıp sağlayamayacağı konusunda size ipucu verir.

Bu kadar sermayesi olmadığı halde medeniyet konusunda yetmiş yılda mucize yaratan örnek ülke ve toplumlarda vardır. 21. Yüzyılda bizimde millet olarak acilen aşağıda örneği verilen örnek bir restorasyonu yapabilmek için ihtiyacımız olan her şeye sahip olduğumuzu düşünüyorum. İhtiyacımız olan gücümüzün farkında olmak ve gereken ortak akıl ve siyasi iradeyi ortaya koyup organize etmek yeterli olacaktır.

Örnek Japonya ve ‘’Meiji Restorasyonu’’(Bakınız Vikipedi)

Japonya 1600’lü yıllardan 1800’lü yılların ikinci yarısına kadar uzun yıllar kendini dış dünyaya kapatarak tecrit politikası uygulamış, dolayısıyla teknolojik ve ekonomik her türlü gelişmelere uzak bir şekilde Batılı ülkelerin oldukça gerisinde kalmıştı.

Bunun sonucu olarak kudretli emperyalist güçler tarafından kuşatılmışlar sömürgeye açık hala gelmişlerdi. Japonya için bağımsız bir millet olabilmenin yolu, dünyadaki konumunu anlayabilmekten ve neler yapıp neler yapmaması gerektiğini saptayabilmekten geçiyordu. Ancak bu yolla emperyalist güçler tarafından sömürülmekten kurtulabilirlerdi.

Bu durumdan rahatsız olan bir grup reformist samuray, 1868 yılında Tokugawa Şogunluğu’na son vererek İmparator Meiji’nin otoritesi altında birleştiler ve ‘’Meiji Restorasyonu ‘’ denen mucizenin fitilini ateşlediler. Meiji yönetimi, Japonya’nın içinde bulunduğu durumun farkındaydı. Yeni yönetim Başbakanları Iwakura Tomomi’nin başkanlığında bir heyet kurdu. ‘’Iwakura Heyeti’’ adı verilen  bu oluşumda 4 bakan, onlarca yönetici, bilim adamı ve 42 öğrenciden oluşan toplamda 100’den fazla kişi bulunmaktaydı. Iwakura’nın liderliğini yaptığı olağanüstü yetkili bu heyet, ABD’den İngiltere’ye, Fransa’dan Almanya’ya, Hollanda’dan Fransa’ya dünyanın o zamanki en güçlü 12 batı ülkesini kapsayan diplomatik misyon için görevlendirildi.

12 ülkeye seyahat eden heyet gerçekçi bir şekilde büyük siyasi beklentileri olmadan, kamu kurumlarını, çeşitli fabrikaları, okulları, askeri tesisleri, tersaneleri, hapishaneleri, müzeleri ve benzeri yerleri ziyaret ederek gözlemlerde bulundu. Heyet, Japonya’daki halkı modernleşme sürecine başlamaya teşvik etmek için, yolculukları sırasında topladıkları bilgi ve verileri, dökümleri kapsamlı bir şekilde yayınlayarak milli bir kalkınma modelinin inşaası için model oluşturdu.

Batı politikasının, ekonomisinin, toplumunun, askeri sistemlerinin ve eğitim, kültür, tarih, din, felsefe gibi pek çok şeyin gözlemlerini ve analizlerini içeren bu raporlar yayınlandı.

Batı toplumlarının siyasi, iktisadi, ticari ve teknolojik başarılarını gözlemleyerek kendileri için milli bir model oluşturmak için ayrıca 5’i kız olmak üzere çeşitli yaşlarda (en küçüğü 6, en büyüğü 16 yaşında olan) toplam 42 öğrenci, ABD ve çeşitli Avrupa ülkelerinde eğitim görmek üzere bırakıldı. Bu öğrenciler, eğitimlerini tamamladıktan sonra Japonya’ya dönerek, Japonya’nın gelişimine akademik olarak büyük katkılar sağladılar.

Demir yolları ve deniz yolları oluşturulmuş, telgraf hatları oluşturulmuş, ağır sanayi demir çelik gemi yapımı geliştirilmiş, tekstil sanayide çağdaş seviyeye gelmiştir. Devlet: Japon girişimcilerle ortak çalışarak ihracatçılara, sanayicilere, deniz taşımacılığına her türlü desteği sağlamıştır.

Japon modernleşmesinin kilit faktörü Temel Eğitimin Sisteminde yapmış olduğu düzenlemeler ve milletçe kesintisiz bir şekilde sergilediği disiplinli ve kesintisiz çabadır. Bu sayede Japonya ikinci dünya savaşında uçak gemisi üretecek ve dönemin süper güçlerini zaman zaman dize getirecek güce ulaşmıştır. Bu günkü durumu da malumunuzdur.

Günümüz dünyasında ondokuzuncu ve yirminci yüzyılın teknolojileri artık her devletin kullanabildiği seviyeye gelmiştir.

21.  yüzyılın teknolojileri yepyeni şekle bürünmüş ve yeni fırsatlar sunmaktadır. Doksanların sonu ve ikibinlerin başında tüm dünyayı kasıp kavuran NOKİA adlı cep telefonu şirketinin esamesi okunmamakta, Amerikan Apple Koreli Samsung ve Çinli Huawei piyasayı ele geçirmiştir. Değişim bu derece hızlıdır.

  Değişimin ve dönüşümün arkasında kalmamak gerekmektedir. Yeni dünya düzeni kurulmakta ve zaman içinde gereğini yapan toplumlar üst sırada yerini alacaklardır

Ülkemizin de bu değişimin ve dönüşümün arkasında kalmamak adına acilen günümüz dünyasının gerçeklerini kavrayarak bir “Meiji Restorasyonu (Türk Restorasyonu)’’ yapmak zorundadır. Devlet ve millet olarak günümüz dünyasının yeni teknoloji, sanayi, ekonomi, finans, dijital dünya gerçeklerini göz önünde bulundurarak gerekeni yapacak zemini oluşturması kendi özgün RESTORASYON’unu yapması için önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Yeter ki ortak aklın farkına varıp gereken iradeyi ortaya koyup bunu kullanmayı başarabilelim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih Catalbas
Fatih Catalbas - 1 ay Önce

Boyle, gunluk siyasetten uzak, bilgilendirici, tarihi ders iceren guzel yazilarinizin devamini diliyoruz.

Şenol KABAOĞLU
Şenol KABAOĞLU @Fatih Catalbas - 1 ay Önce

Bilmukabele.