Fahri Tuna, Yazar Faik Baysal'ı anlattı

Yazar Fahri Tuna, 'Adalı Hikâyeciler ve Hikâyeleri' Projesi kapsamında Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Sakarya Şubesinde 'Drina'da Son Gün' kitabı üzerinden Adapazarlı hikâye ve roman yazarı merhum Faik Baysal'ı anlattı.

Fahri Tuna, Yazar Faik Baysal'ı anlattı

Faik Baysal'ın Türk edebiyatına 44'ü çeviri 34'ü telif toplamda 78 kitabıyla çok önemli katkılar sunduğunu belirten Fahri Tuna, ünlü şair yazar Baysal'ın Uzunçarşı eşrafından banka kurucusu ve Pamukova'da tarlaları bulunan Hafız Salih Efendi'nin torunu, Faik Baysal'ın da oğlu olduğunu, Atatürk Bulvarı'ndan Yenicami'ye giderken sol taraftaki Pamuk Osman Sokağında 1922 yılında doğduğunu, eğitimini İstanbul'da tamamladıktan sonra meslek ve edebiyat hayatını İstanbul Fatih'te sürdürdüğünü anlattı. 

Tuna, yazarın Mustafa adıyla kayıtlı bulunduğunu, soyadı kanunu öncesinde öğrencilerin ve öğretmenlerinin onu hem kendi hem de baba adıyla Mustafa Faik diye çağırmasından dolayı Faik adının yaygınlaştığını, ömrünün büyük bölümünü İstanbul'da geçirmesine karşın merhum yazarın gerçek bir Adapazarı sevdalısı olduğunu ifade etti. 

İlk kitabını 1944 yılında roman türünde Sarduvan adıyla yayımladığını anlatan Tuna, Faik Baysal'ın şiir ve hikâyelerinde çok sayıda dize veya paragrafta Adapazarı'ndan söz ettiğini, çocukluğunda dedesine trenle gelip giderken Adapazarı Tren İstasyonundaki ceviz kütüklerinin mükemmel kokusunu ve Çark Mesire'de içtiği Olimpos gazozlarının nefis lezzetini unutamadığını sık sık ifade ettiğini söyledi.

Faik Baysal'ın Fransızca eğitim almasına, hayatını Fransızca öğretmenliği  ve Fransızcadan çevirilerle kazanmasına rağmen Fransızcadan nefret ettiğini, gerçek bir Türkçe aşığı olduğunu, sık sık 'Türkçe dünyanın en incelikli ve güzel dilidir' diye söylediğini, günlük hayatında tek kelime Fransızca kullanmadığını da belirtti.

Çok sayıda Adapazarlı yazar şair ve edebiyatseverin izlediği programda Baysal'ın 1972'de yayımladığı 'Drina'da Son Gün' kitabı üzerinde duran yazar Fahri Tuna, kitabın temasının savaş ve etnik çatışmalar olduğunu, eserin 1941 senesinde Hitler'in işgal ettiği Yugoslavya'daki Müslümanlarla Sırp ve Arnavut Çeteciler arasındaki olay çatışma ve katliamları anlattığını ifade etti. Baysal'ın Yugoslavya'dan Türkiye'ye göç eden İstanbul Fatih'ten komşusu Rıza Selmanoviç'in anlattığı yaşanmış olaylardan yola çıkarak lirik, imgesel, bol betimlemeli ve çok sürükleyici bir anlatımla insan sevgisi ve barışı savunan çok başarılı bir eser yazdığını belirten Tuna, 'yakından tanıdığım Faik Baysal, gerçekten insan sevgisiyle dolu, barışçıl, hoşgörülü, sevecen, zarif, nazik ve mütevazı bir kişiliğe sahipti. her kitabında olduğu gibi bu kitabında da garibanların yanında, haklıyı ve adaleti savunuyor, savaşa ve etnik kavgaya karşı çıkıyor. Biz Adapazarlılar Sait Faik'ten hiç de geri kalmayan bir diğer yazarımız Faik Baysal ile de ne kadar gurur duysak azdır. Mekanı cennet olsun. Vefatının 17. yılında merhum Faik Baysal'ı hatırlayan TYB Sakarya Şubesi'ne de çok çok teşekkür ediyorum' dedi.      
     
TYB Sakarya Şubesi'nin 2020 yılında ulusallaşmış diğer Adapazarlı hikâyeciler Cüneyd Suavi, Necati Mert, Hatice Bilen Buğra, Nalan Barbarosoğlu, Ayfer Tunç ve Mustafa Uçurum'u da benzer programlarla edebiyatseverlere tanıtacağı öğrenildi.


 

Sakarya Yenihaber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner22

banner21

izmir escort