Kurallara uyarsak başarabiliriz

Korona ile mücadelede paylaşmanın ve umutlu olmanın Tsunami etkisi…

Bilgi, strateji ve ortak ruhla inanırsak başarabiliriz…

Kurallara uyarak sorumlu davranırsak başarabiliriz…

Yeni koronavirüsün (COVID-19) ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında ortaya çıkmasından itibaren solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) ile 13 Ocak 2020’de tanımlandığı günden beri dünyaya yayılan etkisi devam ediyor. Koronavirüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. İnsanlarda, birkaç koronavirüsün soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilim uzmanlarınca ifade ediliyor. Hasta bireylerin öksürmeleri aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabilir. Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir. Son günlerde kamu spotları ile medyada bulaşma risklerine dair önlemler anlatılmaktadır.

COVİD-19 enfeksiyonu ile ilgili şimdiye kadar edinilen bilgiler, bazı insanların daha fazla hastalanma ve ciddi semptomlar geliştirme riski altında olduğunu göstermiştir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre; vakaların yüzde 80'i hastalığı hafif geçirmektedir. Vakaların yüzde 20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir. Hastalık, genellikle 60 yaş ve üzerindeki kişileri daha fazla etkilemektedir. 60 yaş üstü olanlar, ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar (kalp hastalığı, hipertansiyon diyabet, kronik solunum yolu hastalığı, kanser hastalığı) özellikle bulaşmaması için dikkat etmelidirler zira en fazla etkilenenlerdir. Sağlık çalışanları en fazla risk altında olan meslek gruplarıdır, onların koruyucu önlemlerin yeterince temin edilerek güvenle hasta tedavi ve bakımını sağlamaları, moral ve motivasyonlarının yüksek tutulması şu günlerde çok önemlidir.

Dünya Sağlık Örgütü Ruh Sağlığı departmanı özellikle ülkemizde ve dünyada COVİD 19 hastalığına yakalananlar konusunda toplumun empatik olmasının önemini anlatarak diyor ki: Unutmayın bu insanlar yanlış hiçbir şey yapmadı. Virüsü kapmış insanları ‘kurbanlar’ yada ‘hastalıklı olanlar’ olarak tanımlamayınız. Bu insanlar ‘virüsü kapmış’ insanlardır ve tedavi görmektedirler. İyileştikten sonra hayatları eskisi gibi devam edecek; işlerine, ailelerine ve sevdiklerine kavuşacaklar. Bugünlerde endişe duyacağımız haberleri izlemekten kaçınarak, kendinizi ve sevdiklerinizi korumakla başlamalısınız. Gerçekleri zaman zaman takip etmek de gerçeklikten kopmadan olaylara duyarlı olarak bilgilenmeyi sağlar.

Kendinizi korurken başkalarına da yardımcı olabilirsiniz. İyileşmiş ve başarmış hikayeler hayata dair motivasyonumuzu arttırabilir. Dinlenmek ve düzenli bir yaşam bir süreliğine evlere kapandığımız bu ortamda videolardan destekle spor yapmak bizi hayata bağlayabilir. Beslenme ve genel sağlığımıza daha fazla özen göstermek durumundayız. Obsesif gibi görünse bile hijyen alışkanlıklarımızı geliştirerek daha dikkatli olmamız gereken dönemdeyiz. Sık ve etkili el yıkama çok önemlidir. Ellerimizi sık olarak gözümüze, burnumuza ve ağzımıza götürmeden yaşamayı öğrenmeliyiz. Ekonomik ve sosyal zorluklar dolayısıyla birbirimize destek olma zamanıdır. Paylaşmak böyle zamanlarda anlam kazanır ve bugünler seferberlik duygusu ile birbirimizin hayatına olumlu etki etmemizi gerektiren olağan dışı zamanlardır. Direkt temas olmasa bile telefon ile yakınlarımızı arayarak iletişim kurabiliriz. Toplantı ve görüşmelerde teknolojinin yardımını alabilirsiniz. Müzik dinleyerek ruhunuzu biraz karantinaya alabilirsiniz. Sakin, panik olmadan soğukkanlı bir şekilde bu zorlu mücadeleden çıkabiliriz. Bilim insanlarına ve sağlık teşkilatı çalışanlarına büyük iş düşüyor. Vatandaşlar olarak da kurallara uyarak hem toplumu hem de kendimizi koruyabiliriz.

Herkesin son günlerde söylediğinin üzerine basarak; “EVDEN ÇIKMAYALIM VE GEREKSİZ TEMASTAN KAÇINALIM.”

Son olarak bu süreci yakinen takip eden ve açıklamaları ile süreci çok güzel geçiren Sağlık Bakanımıza, ekibine, Bilim Kurulu’na ve bu süreçte titizlikle ve özveriyle çalışan doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Sağlıklı günler dilerim. Zor günler elbette geçecektir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, tedavisi süren vatandaşlarımıza şifalar diliyorum. Rabbim milletimizin yardımcısı olsun. Devletimiz var olsun.

Kaynaklar: 1-WHO(DSÖ) Covid-19 Ruh Sağlığı Rehberi

2- Deniz De Asis- Sağlıklı Yaşama Dair Notlar

YORUM EKLE

banner22

banner21