Laiklik 101

Laiklik ne demek ?

Devlet işi ne demek?  Din işi ne demek ?

Diyanet İşleri Başkanı’nın hutbesindeki sözleri sonrası Ankara Barosu’nun eleştirel açıklaması ve sonrasında soluduğumuz tahammül ve hoşgörü yoksunu atmosferi konu almak istedim ama konuya nereden girsem, nasıl anlatsam tereddütte kaldım. Apolitik kalayım diye kıvranıyor olmam aslında vaziyetin vahametini gösteriyor, zira konunun politika ile hiçbir ilgisi yok esasında.  

Din bir inanış, bir alışkanlık. Çok ama çok özel ve şahsi bir mesele. Aynı dine mensup insanların bile mezheplere ayrıldığı bu coğrafyada herkesin birbirinden farklı düşünebilmesi kadar doğal ne olabilir ?

İşte devletin dinle tek teması da burada başlar. Ahmet’in Ayşe’den farklı düşünebilme özgürlüğünü koruyabilmektir devletin görevi. Bize okulda ilk senemizde Anayasa Hukuku öğretildi. Bir türlü geçememiştim hatta o dersi, çünkü yabancı bir perspektifti, çünkü temel hak ve özgürlüğü özümseyememiş bir kültürün mensubuydum. Sanıyorum çoğumuz da benim birinci sınıftaki halim gibi hak ve özgürlük bilincinden muaf. O yüzden size özellikle, mevcut haklarınızı ve size hiç ama hiç benzemeyen bir insanın da sizinle aynı haklara sahip olduğunu anlatabilmeyi görev biliyorum.

Ülkemiz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre yönetilir ve Anayasa’nın 24. maddesi der ki: Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Yani, kimsenin inancına, yaşam tarzına, hayatı anlamlandırışına müdahale edemezsiniz! İslamiyet’i yahut başkaca bir dini, aşağılayamaz, inananları gerici olarak adlandıramazsınız. Aynı şekilde dünyayı Müslümanlardan ibaret görüp, İslam ilkelerini benimsememiş olanları, başkaca hissedenleri kınayamazsınız, hor göremezsiniz. Eğer bu devlet bu anayasa ile yönetiliyor ise, eğer haktan hukuktan bahsediyorsak her başımız sıkıştığında, insan olmanın anlamı insan hakları ise eğer, başkasının bakış açısına nefret duyma cüretinin bu hukuk devletinde yeri yoktur.

Laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde din ve vicdan hürriyetine muhalif her içeriğe tepki vermek bir vatandaşlık görevidir, evet. Ancak verilen tepki, anayasal gerçeği ve laik düzeni işaret etmekten öteye geçmemelidir. Maksat hürriyetlere aykırı açıklamayı, hoşgörüye ve özgürlükler alanına, hukuka davet etmek olmalıdır. Aksi her açıklama fikirleri tek tipleştirir, farklılıkları sivriltir, bizi bize düşman ettirir günün sonunda.

Hukuk gerçekten birleştirici ve kucaklayıcı bir ortak nokta. Hukukun üstünlüğünü benimsemiş devletlerde böyle mahrem konuların ülke gündemi olmaması gerektiğine inanıyorum. Kamu otoritelerinin bizim  hissediş biçimimizle, cinsel tercihimizle, kalbimizden geçenlerle ilgilenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Özgürlüklerimizi bilelim, Anayasa’mızın din ve vicdan hürriyeti hususundaki hükmünü bir hatırlayalım istedim bu yüzden.

Hukuku ve laikliği savunmanın siyasi görüş olarak algılanmadığı bir Türkiye umuduyla…

Av. Berna Sena Çatalbaş

YORUM EKLE
YORUMLAR
Selim bey
Selim bey - 6 ay Önce

Berna hanım yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz. Kaleminize sağlık