Lübnan ve biz

7 Temmuz 2020. Lübnan’da Bakanlar mum ışığında toplanmak zorunda kalabilir bugün.  Toplantının gündemi ülkeyi karanlığa boğan petrol sıkıntısı.

Normal günlerde bile 24 saat elektrik temin edemeyen hükümet, ekonomik kriz kötüleştikçe, günde 20 saat elektriksiz bir ülkenin sorunları ile savaşıyor.

En büyük Covid-19 hastanesi birçok havalandırma sistemini kapatmak zorunda kalmış ve ameliyatlar ertelenmiş.  Karanlık sokaklar insanların ruh sağlığını bozacak dereceye gelmiş.

Ekim ayından bugüne Lübnan lirası %80 değer kaybetmiş, işsizlik %30‘lara yükselmiş. İşi olanlar bile geçinmekte zorluk çekiyormuş, fiyatlar %190 artmış.

IMF ile yapılan 16 toplantıdan bir sonuç çıkmamış.

Meclisteki seçilenler arasındaki kavgalar halen devam ettiği için, çözüm halen uzakta bir nokta gibi görünüyormuş.

Bu haberi Ekonomist dergisinin internet sitesinden alıp tercüme ettim. 

Beyrut, Lübnan Orta Doğunun Paris’i olarak bilinir. Yıllardır iç savaşlara rağmen ekonomik olarak güçlü bir görüntü vermiştir. Komşularımızın yaşadığı bu günler için çok üzgünüm. Binlerce Lübnanlı yakında Türkiye’ye gelir mi bilmiyorum ama bu şartlarda uzun bir zaman yaşamak istemeyen milyonlarca insan olacaktır.

Gelelim asıl konuya, ben bunu niçin anlatıyorum.

Doğuştan pozitif bir DNA sahibi olduğum için benim bardağım her zaman “yarı dolu” dur. İnsanların ve bulunduğum ortamların hep güzel taraflarını, olumlu yanlarını görürüm. Bir de 30 yıl Kanada’da yaşamanın içime işlediği “Her insan suçlu olduğu ispat edilene kadar masumdur” bilinci ile yaşarım günleri mi.

Yıllardır söylediğim ve halen arkasında durduğum inancım: Türkiye, dünyada yaşanabilir en iyi 10 ülkeden biridir. 90 ülkeyi gezip görmenin, dört lisanda dünyada olup bitenleri takip etmenin bilinciyle söylüyorum bunu, milliyetçi ruhumla değil.  

Ekonomik olarak, iklim olarak, tarih olarak, konum olarak, gelenekler olarak, yemek kültürü olarak, yönetim şekli olarak, etnik farklılıklarıyla ideal bir ülkedir Türkiye. Tabii ki sorunlarımız var. Olması da gayet doğal. Tıpkı bir insan vücudu gibi; ağrıları, yaraları, aşkları, mutlulukları, depresyonları olacak. Ama bir aile birliğinin yapması gerektiği gibi bütün bu sorunlara çare bulmakta yine bizim görevimiz.

Bugünkü tavsiyem:

Sahip olduğunuz nimetlerin değerini bilin.

Sağlıcakla kalın. 

YORUM EKLE