16 Ekim 2018

Beytullah ÖNCE5 Kasım 2017 , Pazar

Beytullah ÖNCE

15 Temmuz’un çabuk unutulan dersi: Liyakat

15 temmuz darbe girişimiyle ilgili hepimizin farklı okumaları var.
Konunun politik analizinden, sosyolojine; teolojisinden, ideolojisine kadar birçok açıdan değerlendirme yapıldı, yapılıyor.
Uzun bir dönem daha bu kırılma noktasına nasıl gelindiği ve sonrasına dair yorumlar yapılacak.
Geçmiş ilişkilenmelerinin ve ortaklıkların yarattığı şaibeleri bastırmak için fazladan gürültü çıkararak, işin hamasetini yapanların ne dediğini bir kenara bırakalım; asıl mesele o geceden ve sonrasından çıkarılacak derslere.
Bu köşeyi takip edenler bilir; “ders almak” sık kullandığım bir terkiptir.
Niye?
Sanırım pek sık ders alamadığımız için, olaylardan gereken dersi çıkaramadığımıza inandığım için.
Bakın, hatırlayın; darbe kalkışmasının sıcağında şu minvalde yorumlar yapılıp, çeşitli sözler verilmişti, hem de en üst perdeden:
15 Temmuz öncesinde şeffaflık prensibi yerle bir edildi.
Devlet içinde kendi paralel yapısını, şebekesini kuranlar; karanlık ilişkilere girdiler ve bunun için kimilerini yüceltirken, kimilerine de kumpaslar kurdular.
Açık ve belirli kriterlere göre tanımlanmış hesap verme imkânı kalmadı.
15 Temmuz'dan sonra bütün işlerde liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gözetilmek zorunda.
Liyakat kavramına çok sık vurgu yapılmaya başladı, öyle ki darbeye giden yola dair çıkarılan raporlamalarda liyakate ayrı bir önem verilmesi gerektiği söylendi ve anlı şanlı raporlara şöyle yazıldı:
“Kamu kurumlarına personel seçme ve yerleştirme aşamalarında liyakat esaslarına riayet edilmesine özen gösterilmelidir.”
Olması gereken de olmayan yeniden hatırlandı.
Yapılması gerekip de yapılmayanın artık yeniden yapılmaya başlayacağı söylendi.
Ehliyet ve liyakat konusunda çok net sözler verildi.
Bu konuda hayat tarzı ayrımcılığı yapılmayacağı vurgulandı.
Gerçekten ehliyeti, liyakati ve belirli güç odaklarına değil, memlekete, bu toprakların insanlarına, millete sadakati olanların kamuda hak ettiği yeri, görevi alabileceği açık açık ifade edildi.
Velhasıl, vatandaşlar eşitlenecekti.
Bazı vatandaşların “daha eşit” olmasına artık müsaade edilmeyecekti.
Ehliyet ve liyakat esas alınırken, sadakat konusu güç ve çıkar ilişkilerinden koparılarak; adalete, ahlaka, iyiliğe, doğruluğa doğru bir yönelime girecekti.
Oldu mu peki?
Bu sözler tutuldu mu?
Ağır bedellere mal olduğu halde yaşadığımız o karanlık gecenin sabahında alınan dersler, ezberde kaldı mı?
Sıcağı sıcağına söylenen doğru sözlerin gereği yerine getirilebildi mi?
Hayır tabi ki.
Yine her şey ağızda kaldı.
Dilde dolaşan kalbe inmedi.
Dille söylenen akılla ikrar edilmedi.
Haliyle kalp ile tasdik olmayan sözler, hayatta bir karşılık da bulmadı.
Bakmayın siz geçen hafta, “şeytanla mücadele edecek akademisyen” aranıyor diye çıkılan o üniversite ilanına; iş akademiyle sınırlı değil ki.
Kamuda maalesef yine eski usule geri döndü iş yürütme biçimi.
“Birileri kamu imkânlarıyla kendi şahsi, cemaatsel, örgütsel ya da partisel çıkarlarını korursa, sonu felaket oluyor” diye eleştirilen, kınanan o eski hale yavaş yavaş geri döndük.
Liyakat değil hamaset iş yapıyor, ehliyet değil siyasi aidiyet esas alınıyor, sadakat ise tek merkezde toplanmak isteniyor.
Biz bunun acı meyvelerini tatmamış mıydık?
Ne çabuk unuttuk?


Bu yazı toplam 1 defa okundu.

Sizden Gelenler

Tarih : 8 Kasım 2017 , Çarşamba

onur cevherler

ŞEMSİYELİ PARK etrafındaki oturma banklarını beladiya kaldirmiş. WC yi de kapatmiş.Siz kimin beladiyasısınız? Halkın beladdiyesi değilmiseniz? Banklarımız koyula, WC miz açıla.

Tarih : 6 Kasım 2017 , Pazartesi

kadri birlent karaçaylı

Uzun çarşı onarımı için, malzeme deposu olarak Ağa cami ve Orhan cami meydanı kullanılmış.Aylardır her iki cami avlusu işgal altında. Ağa camiinde cami duvarlarına kadar dayanmış, cami her taraftan malzeme ile örtülmüş, işgal yanında, her iki cami çevresi kirletilmiş, moloz yığınına dönüştürülmüştür.Oysa, mevzuatta, müteahhidin şehir dışında deposu olur ve ihtiyaç oldukça oradan, doğrudan inşaata nakliye yapılır, şehir içinde, cami önleri, meydanlar, cadde ya da sokaklar , yani umuma ait kamu alanları işgal edilmez.Nasıl bir belediyecilik ise iki seneden beri her iki cami önü işgal edilmiş, görüntü ve çevre kirliliği oluşturulmuş ve halkın ortak yürüyüş alanları işgal edilmiştir.Sakarya belediyemizin kulakları çınlasın!

UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI