26 Mart 2019

Beytullah ÖNCE3 Ocak 2019 , Perşembe

Beytullah ÖNCE

Ağrı Dağı Teorisi

“Bizler ‘dâvâ’yı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık.
Yola koyulduk, bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık.
Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik:
‘Dâvâ’yı dağın eteklerinde unutmuştuk!?
Meğer biz dâvâyı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız.”
Ağrı Dağı Teorisi diye paylaşılan, sosyal mecrada denk geldiğim ve okuduğumda beni oldukça düşündüren bir pasajdı, Galip Erdem’e aitmiş.
“Dava”, muhteviyatıyla ağır bir kelime.
Bir davayı yüklenmek ise ağır sorumluluk.
Düşüneceksiniz, doğru bildikleriniz olacak ve bu düşünceyi insanların da sahiplenmesi için argümanlarınızı öne süreceksiniz, anlaşılması ve kabullenilmesi için gayret edeceksiniz, onu savunacaksınız, bu savunmanın ağırlığını taşıyacaksınız, bedelini ödeyeceksiniz, hele ki bizimki gibi hakkın, hukukun, adaletin değil, gücün ve şiddetin, keyfiliğin ve kayıtsızlığın norm halini aldığı memleketlerde.
Dava sahibi olmak kadar neyin davasını güttüğünüz de önemli tabi.
Davanız kendi hesabınıza mı, toplum maslahatına mı?
Davayı toplum maslahatı için güdüyorsanız, o zaman tercihlerinizde sıralamanız değişecektir.
Eğer kendi hayatınızı doğru idame ettirmenin ancak toplumca mümkün olduğuna inanıyorsanız, önceliğiniz artık kendiniz, şahsi ikbaliniz ya da menfaatiniz olmayacaktır.
İyiliğin ve doğruluğun ancak toplum içinde ve toplumla birlikte mümkün olduğunu savunuyorsanız, o zaman davanız da kendinizle ya da kendi hesaplarınızla, çıkarlarınızla ilgili kalmayacaktır.
Lakin akıp giden zaman gösteriyor ki, davaya kendi hesabına koşanlar, hep çoğunluğu teşkil etmektedir.
Bu ise şu üç günlük dünyada iflah olmayacak dertlerin kaynağına dönüşmektedir.
Çünkü davayı kendi hesabına düşünenler, şahsi çıkarlarının peşine düşenler, kendi amacına ulaşmak için başkasını düşünmeyeceği gibi bu yolda her şeyi mübah sayabilmektedir.
O zaman ne ilke ne değer kalmaktadır geriye, ne de hakkaniyet, adalet!
Diğer taraftan, davanın merkezine kendi şahsiyetini koyan her kimse, aslında “dava” diye sizinle sadece menfaat ilişkisine girmektedir ve kendi hesabını gördüğünde, şüphesiz sizi terk edecektir.
Bunun en müşahhas örneklerine şahit oluyoruz uzun zamandır.
Maksadı güce ve kudrete kavuşmak, emeli makam ve mevkice yükselmek olanlar, bugün Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkmıştır.
Dildeki “vatan, millet” davası ise tabi ki gerçekte Ağrı Dağı’nın eteklerinde bırakılmıştır.
Yoksa hiçbir şeyin yerli yerinde kalmadığı bir zamanda yerlilik; toprağa attığımız tohumdan, topraktan biçtiğimiz buğdaya kadar her şeyi ithal ettiğimiz bir zamanda millilik davası güdüldüğünü söylemek, sadece tırmanılan zirvede oturup, ovada olan bitene aldırış etmemektir.
Bunun herkes tarafından idrak edilmesi, aslında güçlü bir itirazın da nedenini teşkil edecektir, o yüzden sizin varlığınızı, sizin var kalmanızı, sizin kıymetinizi, emeğinizi ve ekmeğinizi kendilerinin zirvede kalmasına bağlı olduğuna sizi ikna etmek için her türlü yol denenmektedir.
Mevcut haliyle, davanın şahsi olduğu söyleseler, kimseyi ikna edemeyeceğini iyi bilenler, sizi kendi menfaatlerini ulvi hedefler gibi göstermenin gayreti içinde, buna ikna olmak ya da kayıtsız kalmak ise sizin elinizde.
Eğer siz de zirveyi çıkmayı hedefliyorsanız, ikna olmanız basit, sadece uygun zamanı ve fırsatı kollamanız gerektiğine inanacaksınız ve o yüzden gerçekte olan biteni fark etmeyeceksiniz.
Zirveye doğru beraber yürüdüğünüzü zannetseniz de, zirveye herkesin sığması mümkün olamayacağına göre sizin yolunuz dağın eteklerinde son bulacaktır.
O yüzden, size hedef olarak zirveyi gösterenler, her şeyin en büyüğünü ve erişmesi yüksek olanı sunanlar, aslında sizinle bir şeyi paylaşmak istemediğini ifade etmiş olmaktadır.
Anlamak lazım ki, asıl dava zirveye doğru tırmanın, hiyerarşik bir üstünlük kurmanın değil, düz ovada eşitlenmenin davası olmalıdır.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

OY VERECEĞİNİZ PARTİ VEYA ADAYI NEYE GÖRE SEÇECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI