21 Ağustos 2018

Mustafa Ali AYKOL2 Şubat 2018 , Cuma

Mustafa Ali AYKOL

ArifV216, Cem Yılmaz, Besim Toker ve Kapitalizm

Çok değil, bundan sadece birkaç ay önce, internette bir yazıya denk gelmiştim. Yazının başlığı "Cem Yılmaz ve Serbest Piyasa" olduğu için oldukça dikkatimi çekmişti. Yazıyı hemen okumuş ve ardından kendi sosyal medya hesaplarımdan paylaşmıştım. Yazı, genel olarak benim de benimsediğim piyasa fikirlerini içeriyordu. Serbest piyasa ekonomisinin gerek Türkiye'de gerekse Dünya'da sanatçılar tarafından sahiplenilmemesine değiniliyordu. Fakat bu, elbette ki şaşırılacak bir şey değildi zira Dünya'nın neresinde olursa olsun sanatçıların pek çoğunun, devletin sanatı sübvanse etmesini istediği, birçok sanatçının da 'devlet sanatçısı' kadrolarına girmeye can attığı herkesin malumudur. Böylesi birçok sanatçıya göre hem daha az riskli, hem daha az maliyetlidir. Ayrıca modern çağların şeytanı ilan edilen ve her türlü kötülüğün babası olarak görülen serbest piyasa ekonomisini yani kapitalizmi eleştirmek gibi prim sağlayan bir şey varken, neden sanatçıların bir çoğu zor olanı seçsin ki, öyle değil mi?
Daha önce yazdığım yazılarda da değindiğim üzere ben, devletin sanat faaliyetlerini sübvanse etmesine karşıyım. Bunun sanatın ruhuna aykırı olduğunu, sanatçının özgürlüğünü kısıtladığını düşünenlerdenim. Türkiye'de her yıl Kültür Bakanlığı'ndan birçok sanat projesi için yüz binlerce lira destek akıtılıyor. Birkaç istisna dışında, ortaya "kültür / sanat eseri" diyebileceğimiz çok da bir eser çıkmıyor maalesef.
Her neyse, konumuza dönecek olursak; Cem Yılmaz, size bahsettiğim yazıda Türkiye'de serbest piyasa ekonomisini benimsemiş sınırlı sayıdaki sanatçıdan biri olarak tanıtılıyordu. Bunun sebebinin altında ise, Cem Yılmaz'ın şimdiye kadar hiçbir projesi için devlet desteği almamış olması, adete kendi tırnaklarıyla kazıyarak, piyasa ekonomisinin tüm imkanlarından faydalanarak bu başarıları yakalamış olması yatıyordu. Bunun yanında,  Cem Yılmaz'ın çeşitli televizyon programlarında devletin özellikle sanat filmlerine olan maddi desteğine neden karşı olduğu ile ilgili söylediği sözler, tıpkı hayatın her alanında olduğu gibi, sinema alanında da arz-talep ilişkisinin önemine yaptığı vurgular tüm bu algıyı güçlendiriyordu.
2018'in ilk haftasında vizyona giren  "Arif V 216" filminde ise  Cem Yılmaz, kendisi ile çelişen bir senaryo ile izleyicinin karşısına çıktı. Film başlamadan önce beyaz perdede dönen reklamlarda, bir bankanın reklamında oynayan Cem'i gördük zira. Film başladı ve filmin her yerinde, Cem Yılmaz filmlerinden alışkın olduğumuz üzere reklamlar fışkırdı. Buna bir itirazım yok elbette, böylesine yüksek bütçeli filmler için, özellikle de devletten maddi yardım almayan bir sanatçının filminde bunlar gayet normal ve hatta güzel.
Fakat filmde, Besim Toker adında kötü bir karaktere yer verilmiş. İsimden de anlaşılacağı üzere, Liberal Demokrat Parti'nin iki başkanının isim-soy isimlerinden ilham alındığı çok belli:  Besim (Tibuk) ve (Cem) Toker. Filmde kötü karakter rolüne verilen Besim  Tibuk ismi üzerinden liberallere ve kapitalizme çeşitli göndermeler var. Bunlar, herhangi bir fikri ya da felsefi altyapısı olmayan "İnsanların parası yok, para basalım" seviyesinde (seviyesizliğinde mi demeliydim?)  göndermeler.
Cem Yılmaz, Türkiye'nin belki de en zeki insanlarından biri.  O da gayet iyi biliyor ki; filmlerinin ortaya çıkışı da, vizyona girip izleyiciyle buluşması da kapitalizmin, serbest piyasanın çarkları sayesinde oluyor. Fakat Cem  Yılmaz şunu da biliyor ki Türkiye'de kapitalizme "çakmak", özellikle de sol tandanslı izleyiciler üzerinden çok prim yapabilecek bir nokta. Cem Yılmaz da kârı maksimize ediyor ve prim yapmayı başarıyor kapitalizm üzerinden.  Oysa Türkiye'de Cem Yılmaz kadar (kendini öyle adlandırmasa bile, yaptıkları ile) kapitalist bir  sanatçı yok.
Sağlık olsun. Reklamın iyisi, kötüsü olmaz.  Sevgili Cem Yılmaz'ın umarız ki bu filmdeki reklam, sponsor ve gişe gelirleri çok fazla olur da bu sayede bizi daha nice güzel filmlere kavuşturmak için kendisinde bir müşevvik bulur.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI