18 Haziran 2019

Mustafa Ali AYKOL28 Aralık 2018 , Cuma

Mustafa Ali AYKOL

Asgari ücret uygulaması doğa yasası mı?

Her yılın son aylarında olduğu gibi bu sene içinde bulunduğumuz 2018'in son aylarında asgari ücret meselesi gündemimizi çokça işgal etti. 
Her yıl olduğu gibi bu yıl da işçi sendikaları, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri haftalarca asgari ücrete yapilacak zammı, daha doğrusu zam miktarının ne olması gerektiğini tartıştılar. 
Ekonomideki inişli çıkışlı grafik, Türk lirasının 2018'deki büyük değer kaybı, enflasyon artışı vb. etkenler sebebiyle asgari ücrette "tatmin edici" bir zam beklentisi toplumda hakimdi. Öyle de oldu. 
Fakat her sene olduğu gibi bu sene de temelde tartışılması gereken bir şey atlandı, tartışılmadı. 
Asgari ücretin ne kadar artacağından daha çok tartışılması gereken bir konu var. O konu da devletin asgari ücret belirlemesinin bizatihi kendisinin doğru ya da yararlı olup olmadığı. 
Uzun vadede hepimizin ölü olduğu düşüncesinden yola çıkarsak asgari ücretin iyi/faydalı olduğunu belki düşünebiliriz. Fakat uzun vadeli olarak düşünürsek bunun hiç de öyle olmadığını görürüz. 
Günümüzün tabularından biri olan asgari ücret uygulaması (burada devletin belirlediği ve dayattığı asgari ücret uygulamasından söz ediyorum) insanlık tarihinde oldukça yeni. 
İlk olarak 19. yüzyılın sonlarında Avustralya'da uygulanan asgari ücret 1900'lü yıllarda da Avrupa'da uygulanmaya başladı. Türkiye ise ulusal çapta ilk uygulama 1989 yılına dayanıyor. 
Peki neden işçilerin ve emekçilerin lehine gibi gözüken asgari ücretin aslında tam tersine uzun vadede işçiler ve emekçiler için zararlı olduğunu düşünüyorum? 
Bunun sebebi basit. Çünkü asgari ücretin bütün işletmelerde aynı şekilde uygulanması hem mikro ölçekte hem de makro ölçekte zararlı olabiliyor. 
Mikro ölçekte, küçük çaplı şirketlerde işten çıkartmalar artabiliyor. Kayıtdışı istiham artıyor. Sosyal güvenceler tam tersine tehlikeye giriyor. 
Makro ölçekte baktığımızda ise şunu görmekteyiz ki; insanların yaptığı iş için harcadığı emek karşılığı aldığı ücret bir taban ya da tavan fiyata bağlanmamalı. Bu, asgari ücretle bir ömür yaşamaya insanları mahkum etmekten başka nedir? 
Asgari ücretin olmadığı ülkelerle bizim ülkemizdeki çalışan nüfusu incelediğinizde demek istediğim daha net anlaşılacaktır. 
Emeğin karşılığı olan ücreti devlet değil, piyasa belirlemelidir. Devletin yapacağı en olumlu iş bu bağlamda işçinin maaşından ve hayatinin her anından aldığı vergileri düşürmek hatta bitirmektir. 
Türkiye'de bu hemen uygulanabilir mi ya da uygulanmalı mı açıkçası bilemiyorum.  
Bildiğim şey ise en azından bu konuda bir bilincin oluşması gerektiği.
Keşke her şey kamu otoritesi tarafından verilen kararlarla çözülebiliyor olsaydı... 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI