22 Ağustos 2018

Mustafa TOPKARA16 Nisan 2018 , Pazartesi

Mustafa TOPKARA

BAĞLANMA KORKUSU İÇİN ÖNERİLER

Ilk olarak;

Kişi, kendisi yapmaya niyetlenmediği sürece korku duyulan olayla ilgili davranış değişikliğine zorlanmamalıdır.

Bu zorlama kişinin korkusunun derinleşmesine sebep olur, ayrıca bir işe de yaramaz.

Söz konusu durum “üstüne gidilip aşılır” diye düşünülse de süreç böyle işlemez. Söz konusu sorun aşılsa da benzerlik gösteren bir sonraki adım da yine aynı reflex/direnç kendini gösterir.

Üstelik bir adım öncesinde zorlanarak (baskı uygulanarak) davranış değişikliği sağlanığı için, korkusu olan kişi karşısındakine öfke duyar.

Bu öfke ilişkiye ve karşısındakine hissedilen duyguyu  manüple eder.

 

Ikinci husus;

Bu tür bir sorunu olan kişinin partneri iseniz sorunla ilgili rahatsızlığınızı ve beklentinizi “bir” kez dile getirin, sonrasında ise bu konuyu bir daha açmayın. Karşınızdakinin sorunu çözmek için adım atmadığını, kendini korkunun içine kapattığını düşünüyor ve bu durumdan rahatsız oluyorsanız, geriye çekilin.

Kendinizi iyi hissedeceğiniz noktaya kadar ilişkiden geri durum.

Onun sorunu çözme hususunda özgür hareket etmesine alan açın.

Kişi özgürken daha az endişe duyar, daha cesurdur, baskı altında atılan adımlar sonraki süreçte sürekli direnç oluşturur.

 

Üçüncü husus;

Bu sorunun çözümünde önemli hususlardan biri kişinin böyle bir sorununun olduğunu “kabul etmesidir”. Kişinin kabullenmediğini, sizinle çatışmamaya girmemek, sizi kaybetmemek için kabul etmiş göründüğünü “hissediyorsanız”, dile getirin ve konuyu kapatın.

 

Dördüncü husus;

Kişinin “bağlanma korkusu” olarak tanımladığı şey’in ne olduğunu anlamaya, onun da anlamasını sağlamaya çalışın.

Böyle bir danışanın terapisti iseniz ya da böyle birinin dostuysanız,

ona “Bağlanmaktan korkuyorum darken, ne demek istiyorsun?” diye sorun, dikkatini bu soruya odaklayın.. Ta ki bu soruya “gerçekten” cevap verdiğini hissedinceye kadar.

 

Beşinci husus;

Bu soruya verilecek cevap genelde “sevmekten korkuyorum” ya da “sevilmekten korkuyorum” olur.

Bu cevap ortaya çıktığında, bu korkunun benzerlerinin geçmiş yaşantısında nerelerde nasıl ortaya çıktığını, buralarda nasıl davrandığını konuşun, onun “bugünle-geçmiş” arasında bağlantı kurmasını sağlayın.

 

Altıncı husus;

“Benim bağlanma korkum var” diyerek sorununu tanımlayan ve bunu dile getirmekten hiçbir rahatsızlık duymayan kişilerin bu tanımlamalarına aldanmayın. Bu cümle bir Kabul değil, savunma mekanizması cümlesidir.

Kişi bu cümlenin ardına saklanmaktadır.

Kişi bu cümleyi savunma mekanizması olarak kuruyorsa, söylerken “zorlanmaz”, bir abul olup olmadığını buradan anlayabilirsiniz.

“Bağlanma bozukluğu/korkusu” psikolojik bir tanımdır, bunu bizim kendi duygusal sorunlarımız için karşımızdakine kullanmamız, bir savunma mekanizması işlevi görmesi nedeniyledir.

Kişinin sorununu başka bir cümleyle tanımlaması istenmeli/sağlanmalıdır.

Bu savunma,

karşısındakini kaybetme korkusuna dönük bir maske olabileceği gibi, değişmek istemeyen kişinin “değişmemesinin” yarattığı suçluluğu bastırmak için vicdan temizleme aracı da olabilir.

 

Yedinci husus;

Kabul edilmiş bağlanma korkusu ve ardından farkedilen daha derinlikli endişeler muhatabına karşı açıkça ifade edilmelidir.

Bu yüzleşmenin bizzat kendisi kişinin korkusunu yavaşlatır, hatta çoğu zaman tamamen ortadan kaldırır.

Kişi partnerine bunu söylemesine “ragmen” durumda değişen bir şey yoksa itiraf edilen duygu bir savunma mekanizmasıdır, kişi kendini maskeliyordur.

 

Son olarak,

Tanımdan duyguya, duygudan bugüne ve geriye doğru, dikey olarak öyküsel ve davranışsal analiz terapi sürecinde etkin bir çalışma oluşturur.

Bilmek sorunu çözmez, kişinin kendini tanımasını, çözümü nerede arayacağını bilmesini sağlar.

Bu nedenle bu sorunun söz konusu olay aşıldığında da farklı durumlarda yineleneceği unutulmamalıdır.

Bu refleks hayatın her aşamasında kendini gösterir, kişi korku oluşturan olaylarda geri durmak yerine üstüne giderse, korku yerini endişeye/strese bırakır.

Stres başedilabilir bir duygudur,  zamanlar azalır, kişi benzer durumlarda daha az kaygı yaşar.

Konuyla ilgili yayın okuyun,

bu sorunu olan kişilerin paylaşımlarını izleyin,

çevrenizdeki insanların davranışlarını gözleyin ve korkularını ilişkilerine nasıl yansıttıklarını farkedin.

Iyi pazarlar…

 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI