21 Kasım 2018

Mustafa TOPKARA22 Temmuz 2018 , Pazar

Mustafa TOPKARA

Birinin sevgisine 'Nasıl' inanırsın?

Hayatının bir döneminde “inançsız” olmamış birinin inancına ne kadar “güven” olur?
Ya da güven değil de doğru kelime, “gerçekçilik” mi?
Belki de tersten sormak gerek soruyu,
Hayatının bir döneminde “inançsız olmamış olması”, birinin inancına halel “getirir mi”?
Kimbilir belki de!..

***

İnsanın “sevgiyle” bir derdi varsa
ya “kendi sevgisinden” ya da “kendisinin sevildiğinden” emin olma telaşına kapılır.
Sevmeyi ya da sevilmeyi dert “etmeyenler” de var elbet..
Sevginin yerine saygıyı koyan, kişisel toplumsal ihtiyaçlar üzerinden ilişkiye yaklaşanlar da var.
Lakin,
“kendinin sevmesi” ya da “kendinin sevilmesiyle” derdi olanların sayısı zannımca giderek “artıyor”, gözlemim de kusur yoksa.
Sevgiye dair benim sorunum, sevilmekle ilgili olmadı hiç, “bir” ilişkim dışında.
O ilişkim dışındaki tüm ilişkilerimde hep “kendi sevgimle” ilgili sorun yaşadım.
“Gerçekten seviyor muyum?”
Bu soruyu sorduran yığınla başkaca sorularım oldu içimde.
Hayatımda bir kez “gerçekten seviyor muyum” sorusunu sormadım ve lakin o ilişkide de rahat değildi içim..
Bu kez karşıma çıkan,
“Gerçekten beni seviyor mu?”
Sorusu oldu!..

***

Peki nasıl emin olur insan?
Gerçekten sevdiğini nereden anlar?
Ya da
Gerçekten sevildiğinden nasıl emin olur?
Sevdiğine ya da sevildiğine “nasıl” inanır?

***

Yüzümü geçmişime çevirip düşünmeye başladığımda ayları yılları birle/bir kaçla değil onla yirmiyle çarpıyorum artık!...
O zamanlar içimi kemiren soruları bugün de soruyorum kendime;
Bir’i dışındaki tüm ilişkilerimdeki kadınları gerçekten sevmiş miydim?
Ya o biri tarafından gerçekten sevilmiş miydim?
Ve benim için daha kritik soru;
O biri için “Gerçekten sevmiş miydim” sorusunu neden sormuyordum kendime?

***

Sorularımın o zamanlar cevapları hep kuşku götürürdü.
Bugünse sorularımın bir anlamı yok!
Kaan’ın söylediği gibi
“sevmek bir ana aittir” oysa deyip kapatılabilir konu.
Bence iyi de bir kapanış olur!
An içinde yaşanan nedir ki orada, sevgi o’dur ve o anda orada kalır?
Ana ait durum dışındaki neyi ifade etmek için kullanırız sevgi kavramıyla?
Nedir bu kelimeyle derdimiz?
***
Daha önce dile getirdiğim gibi,
“inanmak” belirsizliğin tolerasyonudur.
Birinin sevgisine ya da kendinin sevgisine inanmaya duyulan ihtiyaç bu yüzdendir.
Şimdi seviyorum/seviliyorum ama
Hep sevilir miyim,
Hep sever miyim endişesinin, kuşkusunun yalancı ilacıdır, “sevgiye inanmak”.
Oysa hayat her an değişir/dönüşür.
Insan bir an önceki insan değildir.
Değişen herşey gibi insanın duyguları da değişir.
Ayrılmak istediğinde birlikte olmak, birlikte olmak istediğinden ayrılmak isteyebilirsin bir gün..
Acıdan Allah’tan korktuğundan daha fazla “korkmamalı” insan,

***

Birinin sevgisine nasıl mı inanırsın?
Kendi sevginin gerçek sevgi olduğuna nasıl mı inanırsın?
İnanırsın, olur biter!
Bir yalana ihtiyacın var,
Kimin, nerede, nasıl söylediğinin ne önemi var!

***

Neden açtım bu konuyu?
Sevgisine sevildiğine inanamadığı yani yarın duyguların değişemeyeceğinden emin olmadıkları için;
Flörtüyle evlenmek kaçınanlar var..
Evliyseler çocuk sahibi olmaktan kaçınanlar var..
Ev almaktan, yatırım yapmaktan ve daha önemlisi bağlanmaktan kaçınanlar var..
Bugünkü sözüm onlar içindi.
Soruyorum onlara;
Duygundan, karşındakinin duygusundan emin olmak, engelleyebilir mi boşanmayı?
Sevgili arkadaşım,
Ayrılmak üzerine kurulmaz hiçbir ilişki
Ve lakin ayrılık kaderidir ilişkinin..
Bil ve böyle yaşa hayatı.
Korkmadan!

“***

iyi pazarlar… 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.

Sizden Gelenler

Tarih : 3 Ağustos 2018 , Cuma

cüneyd çaker

AĞAÇ KESME BU KADAR UCUZ MU? Adapazarı Çark caddesi, Tugayın karşısında, Çark caddesine dik olarak TÜGVA ve Tümen camii istikametine giden Gökçe sokağın başında, yıkılan askeri lojmanların karşısında yeni yapılan ve bitmek üzere olan bir bina var. Tam önünde yaya kaldırımı üzerinde iki büyük ağaç insafsızca kesildi.Belediye buna nasıl izin verir? İzinsizse, nasıl görmez.O iki ağaç bütün Gökçe sokağı yeşillendiriyor, güzelleştiriyordu.Şimdi çöl oldu orası. Biz o sokakta oturur, o ağaçları yıllardır görürüz. Yazık ki ne yazık. Bulvar da ve birçok yerde binaların önünde ağaçlar var, hepsini keselim mi? Lütfen bu cinayeti yerinde görünüz ve yazınız. Allah rızası için.

UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI