19 Aralık 2018

Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ5 Aralık 2018 , Çarşamba

Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ

Bu da hekime şiddet

Gündemde yine hekimlik mesleğiyle alakalı bir haber söz konusu. Basına yansıdığı şekliyle sezaryen doğum sırasında karnında bant unutulan bir kadının bu nedenle yeni hamileliğini sonlandırmak zorunda kaldığı şeklinde haber yapılmıştı.
Anladığım kadarıyla kadın gebelik rutin kontrollerinde “amniyotik bant” teşhisiyle detaylı ultrasona gönderiliyor, sonrasında da, rahimde bebeğin etrafındaki zar kalıntılarının bebeğe dolaşmasıyla ilgili sendromun Söz konusu olması sebebiyle gebeliğin sonlandırılması mecburiyeti doğuyor.
Gerçek anlamıyla Amniotik Band Sendromu bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısı adı verilen sıvıdan yoksun rahim bölgelerinde plasenta (bebek ile rahim arasında kan yoluyla besin alış verişini sağlayan yapı- bebeğin eşi) ve amniotik zar (bebeğin çevresini saran kese) kalıntılarının bebeğe yapışması ya da dolaşması ile oluşan ve bebekte fiziksel sakatlıklara neden olabilen bir durumu ifade etmektedir.
Hasta ve avukatı da amniyotik bant sebebiyle bebeğini kaybettiği için daha önceki sezaryen ameliyatını yapan doktor tarafından ameliyat sırasında karnında bant adı verilen yabancı cismin unutulduğunu, bununda müvekkilinin ve bebeğinin hayatını tehlikeye attığını, fiziki ve manevi acılara yol açtığını ifade etmiş, daha önce ameliyatı gerçekleştiren hekim aleyhine suçlayıcı ifadeler kullanmışlardır.
Tabii ki hekim camiası olaya büyük tepki gösterdi. Artık insanlar karnı ağrısa tazminat için doktordan biliyorlar. Riskli meslekler grubunun başında yer alan hekimlik mesleği doktorlar tarafından özen yükümlülüğünün had safhada olması sebebiyle artık cesaret edilemeyen riskli işlerden el çekmeye döndü.
Ben bunun uzun vadede genel olarak topluma kaybettireceği kanısındayım. Bir avukat olarak tabii ki fahiş hataların, olmaması gereken ihmallerin göz ardı edilmesi değil demek istediğim. Ama bu haber gösteriyor ki herkes açık arıyor.
Tazminatlar hukuki hakkımızdır. Bu hakkı kullanalım kullanmasına da böyle uyduruk haberlerle, sürekli açık aradığımızı bağıra bağıra yapmayalım bu işi.
Maalesef hekime yönelik şiddetten çok, hekim kusuru medyada daha çok ilgi çekiyor. Bu nedenle oradaki medya mensupları da haberin tıbbi alt yapısını incelemeden sadece sansasyona yönelik bir duyguyla balıklama atlıyorlar bu tür haberlere. Bu haberciliğin çok kötü bir örneği. Ve bence bu da bir psikolojik şiddet. Bu da bir baskı. Bu da bir açığı kollama.
Toplumda herkes araştırma haberin aslına ulaşma gibi bir nosyona sahip değil. Okur geçer. Aklında hekim hatası olarak yer alır. Bu haber yalan mıymış, doğru muymuş bakmaz. Dolayısıyla biraz çamur at izi kalsın durumu söz konusu. Haber yapılacaksa ya da yapılan hata sebebiyle tazminat yoluna gidilecekse gerçek, elle tutulur ihmaller, hatalar, dikkatsizlikler üzerinde durulmalı.
Türk Tabipler Birliği de bu konuyla ilgili açıklamasını yaparak kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmadan hekimlik mesleğini karalamaya yönelik yapılan bu basın açıklaması dolayısıyla dava hakkını kullanacağını açıkladı.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.

Sizden Gelenler

Tarih : 6 Aralık 2018 , Perşembe

DURSUN BOSTANCI

Sayın Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ, Tespitleriniz ve doğru teşhisiniz için öncelikle size bir hekim olarak teşekkür etmeliyim.Yazınıza yorum yapıp yapmamak hususunda biraz tereddüt geçirdim. Zira bu tür haberlerin çok kaşınması hekim camiasını rahatsız etmektedir.Ama 12 yıl Sakarya'da oda başkanlığı yapmış bir kişi olarak şimdiye kadar hekim camiası dışından olup da olaylara bu kadar vakıf olan birisinin yazısını görünce kendimi size yazma hususunda sorumlu hissettim. Okulda bize her hastalığı ,her müdahaleyi öğretirlerken bunların komplikasyonlarını ( öngörülebilen-öngörülemeyen istenmeyen olumsuz neticelerini) de öğretirler. Bu demektir ki bir hekimin her yaptığı müdahalede önceden belirlenmiş ve tedbirleri hususunda protokollere sahip durumlar olabileceği gibi önceden öngörülemeyen ve hiç bir tedavi protokolünde yer almayan hastadan hastaya, hekimden hekim değişebilen istenmeyen şeylerin olması muhtemeldir.Zira hekimin deneyimi,tecrübesi,müdahaleyi yaptığı ortamın şartları,hastanın geldiği andaki durumu ve şartları... daha bir çok faktör önemlidir,üstelik değişkenliğe sahiptir. Bir hekimin bir hastasını tedavi,ameliyat etmek üzere üstlenmesi,o hastanın malının,canının,hatta namusunun da yüklenilmesi gibi çok ağır bir yükü de birlikte taşımaktadır. Vatandaş tarafından "Allahtan sonra sana geldim doktor" sözü bence sıradan insanların üzerlerine alabilecekleri kolay bir yük değildir ve her hekim bunun bilincindedir. Her ameliyatın,her müdahalenin istenmeyen olaylar da doğurabileceğinin bilinciyle müdahale yapan hekimin ne kadar stresli bir ortamda olduğunu daha nasıl söylemeliyim bilemedim. Onbin ameliyat yapıp,şifa verip bir hastanızın öldüğünde, ne siz ne de başkaları "bir tanesi de ölüversin yani" demez diyemezsiniz. İşte bu yüzden son yıllarda tıp fakültelerini tercih edenlerin çoğunluğu puanları tuttuğundan istemeye istemeye az bir kısmı da isteyerek seçmekte. Gönül vermeden, ideali olmadan yapılan işlerde de malesef sıkıntılar doğabilmektedir. Üstelik sağlık her devirde en kolay siyasi kullanım yeri olmuştur. Bu söylediklerimin dışında, Haşin davranan,sert olan,hastalarına karşı kibarlıktan uzak olanlar var mıdır? Elbette. Ancak bu sayı toplumun ortalamasıyla aynıdır.Zira hekim dediğiniz kişi de bu toplumun bir ferdi değil mi? Ama bunlar her toplumdaki gibi tıp camiasının çürük elmalarıdır. Zaman zaman bu çürük elmalar sepetteki sağlamlara da zarar verebilmektedir. Umarım zaman içinde toplumumuz "ÖĞRETİMLE" değil ama muhakkak "EĞİTİMLE" iyi yerlere gelecek, Kendisine sağlık hizmeti talebiyle gelen hasta da, bu hizmeti veren hekim de yan yana geldiklerinde kendilerini daha iyi,daha mutlu hissedeceklerdir. Ben 44 yıllık bir hekim olarak hala, hasta ile hekim arasında "şiddet" içeren bir olayın yaşanmışlığına teşhis koyamadım. Ama umarım gençlerimiz eğitimleriyle bu teşhisi koyup gereken radikal tedaviyi yaparlar. Toplumumuzun her kesiminde şiddetten uzak,kendilerini iyi ve mutlu hisseden insanlar olaması dileklerimle. Op.Dr.Dursun BOSTANCI

UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI